Risale-i Nur’un Ali Osmanları 3

Risale-i Nur’un Ali Osmanları 3

Risale-i Nur’un Ali Osmanları tefrikamızın ikincisinde neşredilen Atabeyli Ali Osman Öztop ile alâkalı bilgileri burada nakletmeye devam ediyoruz:

            Atabey’li Ali Osman Öztop, Risale-i Nur’da ismi geçen bahtiyarlardan olup, Üstadının iltifatına mazhar bir Nur Talebesidir. Vazifeli gittiği Eğirdir ve köylerindeki hizmetleri sebebiyle Emirdağ Lâhikası’nda şöyle yâd edilir:      

            “Salisen: Hüsrev’in mektubunda, Atabey’li Kötürüm Ali ve Eğirdir’li Kâzım’ın Nurlara tam şevkle hizmetleri, hatta ruhanîleri de onları tebrike ve tahsine sevk eder.” (95. Mektub)

“Salisen: Nur santralı Sabri’nin (r.h.) Lâhikaya girecek güzel mektubu ve Ali Osman ve Çilingir Ali’nin Nurların neşrindeki kudsî hizmetleri ve İbrahim Edhem’in Balıkesir ve sair taraflarda tesirli faaliyeti ve onun irşadıyla çokların Nur dairesine girmesi ve Ahmed Fuad’ın da Eflâni havalisinde Hasan Feyzi gibi faaliyeti ve şiddetli alâkası ve Konyalı Sabri’nin genç mekteplilerin çoklukla Nur dairesine girmelerine çalışması ve başta müfessir, hacı ve hoca Vehbi Efendi ve Konya ulemasının Nurlara karşı hüsn-ü teveccühleri ve tasdikkârane münasebetleri” “Ve Eğirdir köylerinde Ali Osman’ın ve Halil İbrahim’in tasdikiyle çok hâlis Nurcuların yetişmesi;”[1] 

            Emirdağ Lâhikası’nda 212. sırada bulunan mektubun devamında da bahsedilir. Lâkin o kısım gayr-ı münteşirdir. Söz konusu o kısmı buraya alıyoruz:

“Risale-i Nur’un erkân-ı esasiyesinden Hulusi-i Evvel ve Hulusi-i Sâni gayet güzel ve samimi iki mektublarını aldım. Bin bârekâllah dedim. Ve Nur’un kıymettar naşirleri ve santralları ve Nur postacısı olan Ali Osman ve Çilingir Ali ve mübarek validesi Sâniye ve Abdülbâki’nin bir mektublarıyla dört mecmua-i Nuriyeyi buraya hediye olarak göndermişler, aldık. Onların harfleri adedince Erhamürrâhimîn onlara rahmet eylesin ve onlardan razı olsun, âmin. Ve Sıddık Süleyman, Sabri, Ali Osman, Ali Çilingir, Ahmed’in hem Eğirdir Nurcuları namına bizi görüp hem bizim bedelimize de onlara ve o havalideki kardeşlerimizi benim yerimde ziyaret etmeleri ve onlara ve o yerlere iştiyakımı ve selâmımı tebliğ etmeleri beni ve bizi çok sevindirdi. Maşallah, Allah razı olsun dedirtti. Ve Risale-i Nur’un pek eski bir şakirdi olan merhum Semerci Hüseyin Efendi’nin vefatı bizi mahzun eyledi. Cenab-ı Hak ona binler rahmet eylesin, âmin. Ve akrabasını da benim bedelime taziye ediniz. İnşaallah o da Hasan Feyzi ve Hâfız Ali’nin nuranî menzillerine gitti. Çilingir Ali ve muhterem validesi Sâniye ve Abdülbâki ve Ali Osman’ın gönderdikleri dört mecmuayı ben hediyelerinin mukabilini tam vermesem kabul edemediğimden ve kabul ettiğim ekser hediyelere de ya Nurları veya mübarek bir şeyimi veya fiyatını mukabil verdiğim ve hediyelerin kabulüne mecbur olduğum zaman ona mukabil bazı kitaplarımı veriyordum. Şimdi bu dört mecmuanın mukabili ise böyle düşündüm ki; onları gönderenlerin hesabına olarak daima okumak için mühim yerlere vereceğim ki, her vakit onlara sevab kazandırsın, defter-i hasenatlarına hayırları yazdırsınlar.”[2]

                                                                       Mehmet Çetin

12 Şubat 2020 Bostanlı İzmir Tadilat 14.12.2022 Yeni Foça İzmir

 

[1] Said Nursi, Emirdağ Lâhikası (2016), s. 310 (208. Mektup)

[2] Said Nursi, Emirdağ Lâhikası (2016), s.314 (212. Mektup) Yukarıdaki metin, bu mektubun gayr-ı münteşir olan devamından alınmıştır.

Bir yorum

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir