Risale-i Nur’un Ali Osmanları 2

Risale-i Nur’un Ali Osmanları 2

Risale-i Nur’un Ali Osmanları tefrikamızın ikincisinde Atabeyli Ali Osman Öztop ile alâkalı bilgileri nakletmeye devam ediyoruz:

Tahiri Mutlu ve Kötürüm Ali vesilesi ile Câranların Şükrü Özbek, İmamların Hilmi Uysal, Tatarın Abdullah Çavuş Sualp, Risale-i Nur’u tanırlar.

Emirdağ Lâhikası’nın 192. Mektubunda şöyle geçer:

“Alîl Ali Osman ve Çilingir Ali, Nur’un pek çalışkan kardeşlerimizin tebriklerini ruh-u canımızla hem bayramlarını hem Leyle-i Kadirlerini, hem harika ve kıymetli ve çok sevaplı hizmet-i Nuriyelerini tebrik ediyoruz. Ve muvaffakıyetlerine ve mahfuziyetlerine dua ediyoruz. Onlar, Nur dairesini ebede kadar bir cihette minnettar ettiler. Allah razı olsun, âmin.

            Ali Osman, mektubunda isimleri bulunan kardeş ve hemşirelerimize birer birer selâm ve dua ediyoruz ve dualarını istiyoruz.

            Ali Osman’ın mübarek kaleminin bir kerametidir ki, gönderdiği on beş parça Risalecikler, aynı vakitte Konya Medrese-i Nuriye’sinin iki mühim şakirdi geldiler, aynı o risaleler bize lâzımdır dediler; onlara verildi. Ali Osman’a daha geniş bir sahada sevap kazandıracaklar. Umuma birer birer selâm ve dua ediyoruz.”[1]

Emirdağ Lâhikası’nın 57. Mektubundan:

“Atabey kardeşlerimizden, Lütfi varislerinden Ali Osman’ın mektubundaki sualine cevap vermeye vakit bulamadık.”[2]

Eğirdir’deki hizmetlerle meşgul olmaya, müşavere ile Kötürüm Ali Osman gider. Oradaki dayısı Hasan’ın hanımı Şehriban İnce, Ali Osman’a ‘Musa’nın Âsiye’si gibi’ sahip çıkar. Dayısı hepten Halk Partili olan Eğirdir’in parti başkanıdır. Hanımının ısrarı ile evinde ikâmet eden Ali Osman vesilesi ile evi, Nur Dershanesi olur. Kaderin tecellisine bakın ki bu vesile ile baskın ve aramalardan da mahfuz olurlar.

Sikke-i Tasdik-i Gaybî’deki Güzel Mektuplar kısmında bulunan 10. Sıradaki Barlalı Süleyman Rüştü’ye (Çakın) (1899-1974) ait lâhikanın ilk paragrafında ismi geçer:

“Risale-i Nur şakirtlerinin merkezi olan Şükrü Efendinin köşkünün komşusu seksen yaşında muhterem Alîl Osman Çavuş namında bir zât, Risale-i Nur naşirlerine hücum zamanından bir gün sonra rüyasında görüyor ki: Güneş ile kamer, beraber olarak köşkün içine girip parlıyorlar.”[3]

Seksen yaşında olduğu bildiren tarih, muhtemelen ilk dönem Nur Talebelerinden ve Barla’da ikâmet etme ihtimalinden hareketle 1926-1934 tarihlerinden geriye seksen yıl gidilirse 1846-1854 aralığında doğum tarihinin olması gerektiği anlaşılır.

Emirdağ Lâhikası’nın 100. Mektubunda yukarıdaki rüyalı müjde Üstadın dilindedir:

“Atabeyli alîl (kötürüm) Ali Osman’ın yazdığı uzun mektubu ve Asâ-yı Mûsa risalesi ve Nurların neşrinde cidden tesirli çalışması ve hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ile ve dayısı Hasan’ın ona yardım etmesi ve mübarek hülyaları ve tevafukları bizleri ferahlandırdı. Eğirdir kasabasını bana ziyade sevdirdi. Cenab-ı Erhamürrâhimîn onlardan razı olsun.”[4]

Mehmet Çetin

12 Şubat 2020 Bostanlı İzmir Tadilat 14.12.2022 Yeni Foça İzmir

 

[1] Said Nursi, Emirdağ Lâhikası (2016), s. 288 (192. Mektup)

[2] Said Nursi, Emirdağ Lâhikası (2016), s. 127 (57. Mektup)

[3] Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybî (2016), s. 37; Lem’alar, s.101

[4] Said Nursi, Emirdağ Lâhikası (2016), s. 189 (100. Mektup)

2 yorum

  1. Hüseyin Keskin’in yorumu
    Onlar, Üstad Hazretlerinin tabiriyle saff-ı evveldirler. Her türlü övgüye de bizzat Üstaddan almışlardır.

Bir yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir