Zülfikar’a hafız ve hocalar muhtaçtır-1

Posted by

Zülfikar yazıları-2

Risale-i Nur’un her bir eserinin neşredilip, ehl-i imanın imdadına yetişerek imansızlıktan kurtulmalarından bazı çevreler rahatsız olur. Onlar, bazı hassas hissiyat sahibi hocaları tuzaklarına çekerek, bu hizmetin aleyhinde tahrik ederler. Onun için hoca ve hafızların hissiyata kapılmayı bir kenara bırakıp, sırf Allah rızası için te’lif edilen Risale-i Nur’u ve hassaten Zülfikar’ı tekik etmeliler. Ta ki ihtiyaçları olan şeyleri ondan istifade etsinler.

Nelerdir bunlar?

Evvelâ; Kur’an’ın mu’cizeliği bahsinde zikredilen âyetlerin şüphe ve itiraza sebep olmuş aynı yerlerde, mu’cize oluşunun parıltıları ve Kur’an’ın güzel nükteleri, Zülfikar’da ispat edilmiştir. Zira, Zülfikar büyük bir bahçedir. Büyük bir bahçeye girenin her şeyden istifade etmesi beklenmez. Ne kadar istifade etse kârdır. Aynen bu misal gibi Kur’an’ın Cennet bahçelerinden bir bahçe olan Zülfikar’ın ihtiva ettiği hakikatlerin hepsinden, birden istifade edilmesini beklemek yerine teenni ile yavaş yavaş ve hazmede hazmede okumak daha akıllıca bir davranış olur. Kaldı ki Zülfikar’ın baş tarafındaki mevzulardan herkesin istifadesi mümkün iken yarıdan sona olan kısmından  ise ehl-i ilmin daha ziyade istifade edeceği ihtarını unutmamak lâzımdır.

Zülfikar’da geçen mevzulardan olan haşir, Resul-i Ekrem’in (asm) mu’cizeleri ve Kur’an’daki mu’cizevî ifadeler konusunda hocaların ve hafızların ikna olma ve ikna etme noktasında hem ihtiyaçları var ve hem de ihtiyacı olanlara anlatmada yardıma muhtaçtırdırlar.

Haşir Risalesi, eserin Birinci Makamıdır. İmanın altı esasından, Kur’an’ın üçte birini teşkil eden ahirete imanın en muknî ve güncel misal ve delillerle anlatılarak isbat ediliyor. Bu anlatım öylesine tesirlidir ki İbni Sina gibi son derece zeki felsefe âliminin; ahirete “İman ederiz, fakat akıl bu yolda gidemez.” diye dile getirdikleri müşkil bir mevzu, herkesin anlayacağı şekilde izah edilmektedir. Taklidi kırılmış, teslimi bozulmuş bu asırda “Eğer, haşrin gelmesini, gelecek baharın gelmesi gibi, kat’i bir surette anlamak istersen; haşre dair Onuncu Söz ile Yirmi Dokuzuncu Söze dikkat ile bak, gör. Eğer baharın gelmesi gibi inanmaz isen, gel parmağını gözüme sok.” ilanıyle, kendinden ve eserinden emin bir özgüven içerisinde insanlar, haşre imana dâvet edilir.

Zülfikar’ın İkinci Makamında, Mu’cizat-ı Ahmediye (asm) Risalesi ismiyle maruf On Dokuzuncu Mektub ve Zeyilleri vardır. Telifi anında hiçbir kaynak eser olmadan üç yüzden ziyade mu’cizenin senedleriyle beraber, okunmasından daha kısa zamanda yazılması ile de ayrıca dikkati çeken bu esere gerçekten hocaların ve hafızların ihtiyacı vardır. Zira bu asırda terbiye-i Muhammediye’nin (asm) zedelenmesinin ötesinde sinsî şekilde Peygamber Efendimizin (asm) risaletinin inkârına zemin hazırlayan tertiplerle ve özellikle hadis metinlerinin; ehil olmayanlar tarafından kasden tartışmaya açılması tuzağı karşışında gerçekten hoca ve hafızların ihtiyacı vardır. Hoca ve hafızlarımız; insaf ve hak namına her nevi taassubî, cemaatî tarafgirlikleri bırakıp Zülfikar’ı vesile ederek Risalet-i Ahmediye’nin (asm) en kesin delilleri olan mu’cizelerini bu eseri okuyarak imanlarını tazeleyip, kuvvetlendirdikten sonra yeniden ama daha dikkatli ve şuurlu şekilde ilân ve tebliğ etmelidirler.

Mehmet Çetin

22.07.2017 Yeni Foça İzmir

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir