“Kader olur, söyleme!” üzerine

Posted by

“Kader olur, söyleme!” üzerine

“Allah da onlara hem bu dünyanın nimetlerini hem de ahiretin en güzel nimetlerini bağışladı. Çünkü Allah, güzel davrananları sever…” , ayetinin kalesine sığınarak işe başlamak, hayata her an, tazece besmele çekmek gerekir.

Ayetin nüzul tarihçesinde sitem var. Uhud Savaşı öncesi müşriklerden eman dilenmesi hatasında bulunanlara, tariz dolu telmih ile geleceğe de ikaz var. Sıkıntılı hâllerde çarenin maddî sebepleri, akıllıca aranırken esas kapının Müsebbibü’l-Esbab (sebeplerin Sebebi) olan Allah’tan dilemek ve Ondan yardım istemek olduğu, inşirah hazinesinin Onda olduğunu unutmamak gerekir.

Bu kısa girişin ardından kader meselesine dikkat çekmek isteriz ki, bu ayetin kısa tefsiri babından Mevlâna’ya ait olan şu ifade çok isabetlidir:

Dünyada olabilecek her bir olay için misal âleminde sayısız ihtimal uyur. Siz, ağzınızdan çıkardığınız sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız. Güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahalesi buradadır.

Çekim yasası, iddiaları konumuz harici olup, karıştırılmamalıdır. “Kim samimiyetle istediği şeyde gayret gösterirse, elde eder.”, prensibi bu konuya müdahildir, lâkin “Kul fiilinin hâlıkıdır.”, sapkın düşünce ile de karıştırılmamalıdır. Kul talep eder, şartlarını yerine getirir, meşiet-i İlâhiye’ce münasip ise o talep gerçekleşir. Zira kader, hâkimdir, her şey şümulüne dâhildir.

Bir şeyin vücud bulabilmesinin ana şartlarının yani illet-i tammesinin harekete getirici motoru cüz-i ihtiyârîdir. Ehl-i Sünnet akidesine göre, Bediüzzaman’ın, “şart-ı adî” ifadesiyle yâd edilen insanın iradesi, eşyanın vücudunun gerçekleşmesine sebep kılınmıştır. Cenab-ı Hak, mutlak hâkimiyetinin izzet ve azameti gereği, kulun o zayıf cüz’î iradesini, küllî iradesinin ilgilenmesine, taallûkuna âdeta bir şart kılmış.

İşte bu noktadan denilebilir ki, kul olur olmaz şeyleri söylememeli, ihtimal ki kader olur! Zira küllî irade sahibi Allah manen der: “Ey kulum, tercihinle hangi şeyi istersen, seni ona ulaştırırım. Öyle ise sorumluluk sana aittir.”

Allah, vermeyi ister, o sebepledir ki istemeyi vermiş. Yukarıdaki ayetin başındaki “Allah da onlara hem bu dünyanın nimetlerini hem de ahiretin en güzel nimetlerini bağışladı. Çünkü Allah, güzel davrananları sever.”, genel manalı ifadeyi, hayatımıza geniş zaman kipiyle ders çıkaracak olursak şöyle demek mümkün: İlâhî nimetin bağışlanması güzel davranmaktan geçer ki davranışlarımız hakikaten çok ehemmiyetlidir. Bu, işin olumlu tarafı, bir de olumsuz tarafı vardır.

Ağızdan çıkan, bir dâvettir, icabeti şart koşar; bir sözleşmedir, icraatı vacip kılar. İsterseniz geçmişinize dönün de bir inceleyin. Başınıza gelenin hangisinde sizin parmağınız yok ki! “Ah”lar da “oh”lar da hep sizin talep ve tercihinizin eseridir. “Belâ, insanın diline bağlıdır.”, ikazı; “Etme kulum, bulursun, inleme kulum ölürsün!”, uyarısı yabana atılmamalıdır. En iyisi mi “güzel görelim, güzel düşünelim ve hayır konuşalım!”, diyelim, yoksa susalım ve müsbet hareketin, insanı istikamete sevk ettiğini unutmayalım, ne dersiniz?

Mehmet Çetin
31.08.2022 Yeni Foça İzmir

4 comments

  1. Ramazan Çalışan

    Bir şeyin vücud bulabilmesinin ana şartlarının yani illet-i tammesinin harekete getirici motoru cüz-i ihtiyârîdir. Ehl-i Sünnet akidesine göre, Bediüzzaman’ın, “şart-ı adî” ifadesiyle yâd edilen insanın iradesi, eşyanın vücudunun gerçekleşmesine sebep kılınmıştır.” Diyorsunuz. Evet, bu öyle olduğu gibi, bunun birde diğer yönü var. O da şudur ki: Cenab-ı Allah’ın da o şeyi irade etmesi çok defa insanın iradesi istikametinde de olsa da, bazan Allah’ın insanı kötülükten alıkoyması (ata kanunu)şeklinde edebilen rahmeti, insanın bazı eğilimlerinin fiili hale gelmesine mani olur. Bu sizin ifade ettiğiniz gibi güzel bir söz olabilir, sadaka olabilir veya Cenab-ı Allah’ı hoşnut edecek güzel bir fiil olabilir.

  2. Mustafa Ekeroğlu
    Esselamünaleyküm. Muhterem kardeşim yazılarını takip ediyorum. Bugünkü makalen için seni tebrik ve teşekkür ederim benim için fevkalade önemli ALLAH Razı olsun kardeşim. Böyle araştırma yazılarını her zaman olmasa da arada bekleriz. Hayırlı sağlıklı geceler dilerim Rabbimden. Allah’a emanet.

  3. Ozan Kıran
    ” duanız/niyazınız olmasa, Allah size neden değer versin” bir de ” dua ediniz ki, duanızı kabul edeyim ” ayetlerini bu çerçevede hatırlamamız uygun olacaktır diye düşünüyorum.

    Allah insanlara kader kapılarının anahtarlarını vermiş.
    Hangi kapıdan girip ne ile karşılaşacağı kaderine kendi kararına bırakmıştır.
    Besmeleyle açılan kader kapıları, inşallah şerre değil, hayra açılmış olur.
    Hayırlı günler olsun inşallah.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.