Aile hayatı semineri notlarından

Üstadı Anma Etkinlikleri çerçevesinde geçtiğimiz günlerde İzmir’de gazetemizin değerli yazarlarından Yrd. Doc.  Dr. Kenan Taştan Beyi  ilgi ve takdir ile dinledik. Yaptığı konuşmalarıyla çok önemli yaramıza parmak basıyor ve tedaviye işaret ediyordu. Dikkatimizi çeken başka bir nokta da konusuna son derece hakim ve bilgi birikimli olmasıdır. Kendisinin bir derdi vardı, o da; mütedeyyin ailelerin iletişim konusundaki içler acısı vaziyetidir. Konuşmasında samimi ve söz sanatlarını ustaca kullanarak; çoğu zaman derinden çıkan “ah”larımızı ibretli nükte ve esprileri bastırıyor, nefes aldırıyordu.

Neydi “ah” çektiren? Üstadın da “Eyvah” dediği “İnsanın, hususan müslümanın tahassüngâhı ve bir nevi cenneti ve küçük bir dünyası olan”aile hayatımızın gidişatı endişe verici idi. Evet İnsanoğlunun dünya hayatında en cemiyetli merkezi ve en esaslı hareket noktası ve dünyevî saadet için bir Cennet, bir sığınma yeri; aile hayatıdır.[1]

Hanımlara sorduğu pek çok soru gibi şu soru en merkezde yapılması gereken tercihlerdendi; “Beyinizi mi yoksa evladınızı mı tercih edersiniz? Suali farklı mecraya çekmeden ailenin saadeti zaviyesinden bakıldığı zaman “bey”in tercihi daha önemlidir. Zira varlıklarını birbirine tepe noktasında dayanarak muhafaza eden anne baba sütunundan, birinin tercihinin yerine evladın tercih edilmesi temel olan iki sutunun yıkılmasına sebep olur. Evladın tercihi ileyıkılan beraberlikten ziyade, eşin tercihi ile ihya edilen mutlu yuvadan hayırlı evladın yetiştirlmesi beklenilen neticedir.

Hanımların beklediği ilgiyi, erkeklerin çoğu zaman ihmal etmesi iletişimin önünü kesen bir hatadır. Kendisi ile ciddi ve samimi alakadar olan kadının nasıl güzellikler yapabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Ne kadar yorgun ve kafanız dolu olursa olsun bu sıkıntılarınızla muhatap olmayı haketmeyen ve esasen sizden samimi sevgi ve saygı bekleyen kalbleriniz var, yuvanızda! Siz negatif yükünüzle değil pozitif enerjinizle eve girin, bakın ne güzellikler oluyor!        Söyleneceklerin önüne ve sonuna temel olacak taş, kişinin kendini tanımasıdır. Karakter tiplemesinde hangi gruptan olduğumuzun bilinmesi hayatın devamı konusunda sonuç alınmasına yardımcı olur.

Aile hayatında  sabrı; tahammül etme, çaresizliğin sonucundaki son uygulama olarak görme algısı ne kadar isabetlidir? Kişilikleri tanımak ilk yapılacak iştir. Onları yönlendirmek yerine iletişim kurarak muhtemel beraberliğin bulunarak uygulanması, sabırdan daha önde ve önce yapılması gereken husustur.

Resul-i Ekrem (asm) sabır ile beraber af ve afiyeti de dilemiştir. Rabbimiz, “Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.”(Bakara, 2/153) buyurarak sabır dilememizi tavsiye etmektedir. Sanılanın aksine sabır, musibeti getirmez, insana gelen musibetin hafiflemesine sebep olur. Esasında sabır; Allah’ın emirlerine itaat etmek, isyan etmemek, musibete dayanmak anlamındaki üç şekilde kullanılarak kulluğun devamına yardım eder.

 

Sabrı enfüsi ve afaki hayatta kullanırken aile hayatına zarar vererek ifsad etmeye çalışanlara dikkatli olunmalı. Kadınların kullanılması ile en dehşetli darbeyi aile hayatına vurmaktadırlar. Bu saldırıya kadınlarımız, fıtratlarındaki ulvi seciyelerini İslâmî terbiye ile ihya ederek karşı koyacaklardır.

Meşveret İslâmi bir esastır. İstişareyi emreden Rabbimiz aile içerisindekilere değer verilerek yapılmasını emreder. Ehlinizi yakıcı ateşten koruyun, mealindeki emir korunma tedbirlerinin alınmasına işaret eder. Eş ve evlada; sevgi, saygı ve güven vererek uygulanan ilgi, korunma tedbirlerinin en aziz olanıdır. Ailenin korunması ve sağlıklı devamı çerçesinde konuşmacının getirdiği izah ve bilgilerin İslâmî terbiyeye yönelik olması noktasından büyük önem arzetmektedir.

Ne kadar  şeyler söylersek söyleyelim, evet aile konusunda hâlâ söylenecekler var, buraya ilave edilecek notlar da var ama hayat devam eder, gider. Aile hayatı çok genel bir kavram ve geniş bir konudur. Herkesin etrafında döndüğü bu konuyu zaman zaman değişik cepheleri ile mütalâalarda bulunmak arzusundayız, nasip olursa.

Mehmet Çetin

10.03.2014.Çiftehavuzlar.Çiğli. İzmir


[1] Şualar, sh. 288

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir