Tırtıllar mesaide

Avatar photoPosted by

Tırtıllar mesaide
Biz bu yazımızda ağaçların kurumalarına sebep olan tırtılları ele almak istedik, lâkin mesele onunla kalmadı.

Yeni Foça’dan Eski Foça’ya bu kaçıncı seyahatim, bilemiyorum ama bu defasında yol boyundaki çam ağaçların kurumuş hâlleri, direksiyon hâkimiyetimi çok zorladı. Geçen defasında da aynı duygu ve üzüntülerle geçmiştim, lâkin şimdiki hâl daha kötü. Arabayı kenara çekerek, ağaçların o acınası hâllerinin resimlerini defalarca çektim, izledim, dertlendim. Yaklaşarak ağacı inceledim, çoğunda yeşil yaprak kalmamış, tamamen sararmış ve kurumuştu. Kocaman bir kütle, etrafı ağ ile örülü, içini göstermeyecek kadar kalın. Öylesine sıkı sıkıya örülmüş ki, yağmur ve rüzgâra dayanıklı.

Tırtılla mücadele usulleri hakkında bir şeyler söylemeye mezun değiliz, sadece çevremizde gördüğümüz tahribatı, yetkilere arz ve göreve dâvet ederiz ki, onların zaten bu iş üzerinde olduklarını bilmemize rağmen yine de hatırlatma vazifemizi yaparız.

Orman; yetiştirilmesinden devamının sağlanmasına kadar pek çok zahmetli sürecin sabır içinde sürdürülmesiyle ayakta durur. Bu zahmetli sürecin içerisinde ormana zarar verenlerle de mücadele bir o kadar ehemmiyetlidir. Halkalardan birinin kopması halkanın bütünlüğünü bozar, verilen emek boşa gider.

Çam ağaçlarındaki tırtıl gibi asalak yaşayan ya da oraları geçici mekân edinen nice mahlûkat, toplum içinde başkasının mülkü üzerinde ve hukuku alanında hak gasbeden insanî tırtılları akla getirir. Onların alfabesi, bizimkine benziyor gözükse de esastan farklı.

Bulunduğu ağaca, bir derece tırtılın faydasının olduğu söylenebilse de bu asalak tırtıl misali mahlûkatın icraatının, fayda namına neyi olabilir ki? Tırtıl; yumuşak dokusuyla, cazip görüntüsüyle, narin yürüyüşüyle dikkat ve ilgi çekerken, bunlar başka şeyi çekip götürür. Sözümüz o ki, hem tabiatın hem de toplumun mühendisleri, iki âlemdeki tırtıllarla mücadelesini gözden geçirmeliler. Onların gelişen şartlara göre vaziyet aldıklarını unutmasınlar. Sapı ağaç olan baltanın verdiği zarar, ormanın ciğerini dağlar.

Ağaç, fıtrî şefkat ve merhametiyle kucağını açar, tırtıla yuva olur. İyi niyetli insan evlâdı, merhametiyle muamele eder, art niyetli olanı ise su-i niyetiyle sırtında yaşadıklarını biteviye tırtıklar. Tırtıl karakter, aileden topluma kadar geniş alanda kendine mekân bulur. Kimi arsaların, gecekondulara zemin olması gibi bazı sessiz ve hakkını koruyamaz tipler de tırtıl misali karakterlere âdeta dâvetiye çıkarır. Haksızlık yapmamakla beraber haksızlığa zemin hazırlamamak ve sebep olmamak da bir o kadar önemlidir.

Sadece dışarıdaki tabiatla değil, çoğu zaman içimizde cevabı bulunamayan suallerin eseri olan şüphe tırtılı, inancı kemirir. Zaten, gençliğimizi, cevabı bulunamaz zannedilen sual tırtılları ile imanları sarsılmış ve sonrasındaki boş vermişlik, günah ve kötü alışkanlık tırtılları ile temeli tahrip edilmişti. Tırtılın kozası çok kalın ve içi görülemez durumda, demiştik. Günah ve kötü alışkanlıklarla örülen ve içinden çıkılamaz zannedilen o hâller de insana çoğu zaman onun gibi gelir ama her şeyin dermanı olduğu unutulmamalıdır. Derdi veren dermanı da verir.

Mehmet Çetin
26.05.2022 Yeni Foça İzmir

2 comments

  1. Tırtıl yaradılış kurallarına göre hareket ediyor. Ya akıl sahibi insan neden yaradılış gayesine göre hareket etmez. Senin yazını okuyunca hep bunu düşündüm. Allah’ım hidayet versin. Sağlıcakla kalın aziz dost.

    1. Sayın Çetin
      Allah sizlerden razı olsun her her yazınınızın her satırı için de iki dünyamızı ilgilendiren hususları bulup bizlere tedbir alınız tenbihinde bulunuyorsunuz, teşekkür ederim.
      Sayın Çetin
      O ağaçlardaki tırtıllar yüzlerce örneği getirdi gözümün önüne, aklıma ve kalbime. Yaşlandım kardeşim! Hatalarla dolu naçizane aşağıdaki satırları okumanı uygun gördüğün biçimde düzene koymanı rica ediyorum.
      Ah, ah o tırtıllar, süneler, kımıl ve bambıllar. Nede hoş görünüştedirler. Ne kadar da zarif hâl içindedirler. Öyle de güzel yerleşirler ağaçların yaprağından özüne, diğer bitki ve nebatatın dibinden tepesine ekinlerin sapından başağına ve tanelerine, bazıları ağ örerek bazıları top yaparak kimisi de yaprak ve kimisi de yaprak altlarına çiçek içlerine gizlenerek işlerini bitirirler.
      Onlar orada iş bitirip beslenip yaşarken, yerleştikleri her ne cins bir besleyici ise yavaş yavaş sararıp solar. Sonra bir bakarsın ki o güzelim nesne kurumuş yokluğa mahkûm edilmiştir.
      Ya birde bizim tırtıllar, yani insan olarak her yerde bulunan bu zarif ve naif varlıklar çoğu ailede, şehirde mahalle ve köylerde, aman aman ki aman! Ya devletin içinde, ya makam mevki sahiplerinin yanı başında, malî, maddî ve manevî imanî hâller içinde yerleşip, o makamdan nemalanırlar. Sizin bahsettiğiniz Eski Foça yolundaki çam ağaçları misali milletin hakkını hiç fark ettirmeden yerler, bitirirler. Orası bitince de başka ağaç dal ve yaprak, makam mevki ararlar, kolayca da bulup yerleşirler.
      Koca koca güzelim ağaçları kurutan, sayılamayacak kadar çok başka tür bitkileri yok eden o tırtıllar, kim bilir devlete ve millete ne kadar zarar verip, hasar yapmaktadırlar.
      Siz, biz gördüklerimizi yazıp, duyururken, söz ve güç sahipleri bu tırtılların yerleştikleri yerlerden koza ve ağlarını bozup yok etsinler ve tedbir alsınlar.
      Hem ormanlar, hem bitkiler hem de devlet ve milleti kurtarsınlar. Sizin de buyurduğunuz gibi her derdin bir çaresi vardır.
      Sevgili Çetin, Allah emeğini zayi etmesin, işlerinde başarı ömründe sağlık dileklerimle selâm ve sevgiler sunar, gözlerinden öperim.

      Kıymetli Avni Ağabeyim,
      Çok teşekkür ediyorum. Rabbim sizlere sağlıklı, uzun hayırlı bir ömür versin. Âmin. MÇ.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir