Risale-i Nur’un şerh ve izahı

Posted by

-Yazarlarımızın şerh ve izah konulu toplantısı hatırası

Risale esaslı şerh ve izah yapılması zamanı gelmiş veya geçmek üzeredir.

Risale-i Nur Külliyatı’nın müellifi Bediüzzaman Said Nursî, eserlerinin pek çok yerinde şerh ve izah konusuna dikkat çeker. İleride yapılabileceğine işaret ettiği şerh ve izahın, Külliyatın üslûbu, tarzı istikametinde olması ise fevkalâde mühimdir.

Bu cümleden hareketle Kur’an’dan ders alanlara hitab ederek, Kur’an dairesinin içinde olanlar, allâme ve müctehidler de olsalar, vazifelerinin, imanî ilimler cihetinde yalnız yazılan Risale-i Nur’un şerhi ve izahı veya tanzimi olacağını ifade eder.[1]

İmanî konuların Risale-i Nur’da muhtevalı bir şekilde yazıldığını, başka yerde aramaya lüzum kalmadığını, imanî ilimler konusunda yazılması gerekenler, Risale-i Nur ile yazıldı diyerek âdeta “size tanzim, şerh, tasnif düşer”, der. Külliyâtın müteferrik yerlerindeki birbiri ile alâkalı konuların  bir araya getirilmesi çalışmasını tavsiye eder ve bunun mükemmel bir haşiye ve şerh olacağını söyler.[2]

Bediüzzaman, izah ve tafsile ihtiyaç bulunduğunu ifade ile  vazîfeniz şerh ve izahla ve tekmil ve tahşiye ile ve neşr ve tâlîm ile, belki Yirmi Beşinci ve Otuz İkinci mektûbları te’lif ile[3] ve Risale-i Nur’u tanzim ve tertîb ve tefsîr ve tashih ile devâm edecek.”[4]der.

Anlaşılan o ki; asıl metinlere, Külliyâtın ruh ve mânâsına sâdık kalmak şartıyla, şerh, îzâh, tekmil, tahşiye, neşr, ta’lîm, tanzim, tertîb, tefsir ve tashih Risale-i Nur Talebelerinin görevidir.

Hattâ gelecekte birisi, müteferrik yazılanları araştırıp yazarsa, ortaya çıkan eserin imanın mertebelerinin yükseltebilecek hizmetlerde bulunabileceğinden bahseder.[5]

Misallerini çoğaltabileceğimiz ifâdeleri, esas menbaı olan Risale-i Nur Külliyâtına havale ederken bir husûsa dahâ dikkat etmemiz gerektiğini ifâde edelim;

Şerh, tanzim vs. hizmetini yapanlar bu ifâdelerin ardından “… bunlar bizim Külliyâttan anladığımız ifâdelerdir…” demeli. Aksine ” Üstâd burada kesinlikle şu mânâda söylemiştir.., Üstâdımızın bu konudaki kesin görüşü şudur vb.” gibi inhisar altına alıcı ifâdelerden kesinlikle sakınmak gerekir. Bunlar ciddi mânâda dünyâ ve âhirette mes’ûliyet gerektiren ifâdelerdir.

Tercüme asıl metnin yerine geçemediği gibi şerh de kaynak eserin yerine geçemez. Dikkatlerin Risale-i Nur’dan ayrılmasına sebep olan eserler hangi niyet ile neşredilirse edilsin, haklılık kazanamaz. İyilik yapayım derken fenalık yaptığının farkına varamamaktır.

Mehmet Çetin

07 09 20107 Eylül 2014 Doğanbey Beyşehir Konya


[1] Nursi, Mektubat /413

[2] Nursi, Barla Lah./588

[3] Yirmi Beşinci  Mektub henüz te’lif edilmemiş. Otuz İkinci Mektub ise Lemaat Risalesi olup Sözler’in sonundadır.

[4] Nursi, Barla Lah./589

[5] Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Abdulkadir Badıllı tercümesi,/234,235

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir