Hüzünlendiren duygularda esmayı görmek

Posted by

Diyelim ki bir veya birden fazla çocuklarınız, gelin ve damatlarınız var. Evladlarınızı, kendi ahlâkî ölçüleriniz çerçevesinde eksik ve kusurlarla beraber mümkün olabildiği kadarıyla yetiştirdiniz, bildiklerinizi bildirdiniz. İlerleyen zamanda çeşitli sebeplerle bunlardan sizin istediğiniz gibi olanlar olduğu gibi mevcut bütün itikadî, fikrî ve siyasî akımlara sahip olduklarını varsayalım. Ve siz de ebeveyn olarak bunların başındasınız.

Şimdi tahlil sorusu şu: Bu noktada ne yapmalısınız ki böyle küresel bir aileyi yönetebilmelisiniz? Kendinizi de muhafaza edebilmelisiniz?

Bu tahlile alt yapı oluşturacak şu temel bilgiyi tazelemekte fayda var. Bediüzzaman Hazretleri, vahidiyette ukulü boğmamak için ehadiyete bakmak lâzım, derken Allah’ın varlık ve birliğini kâinatın bütününde anlamayı kavrayamayan akıl sahibine, bütünün parçalarında araması tavsiye edilir. Bu ciddi ve isabetli metodu bu tahlilimizde tersinden kullanarak bir çözüm arayacağız. Yani parçaları anlamada zorluk çekildiğinde resmin bütününe bakarak yol arayacağız.

Şimdi yukarıdaki misalî ailemize dönelim. Kısaca tekrar edelim: Her telden çalan bir ailemiz var demiştik ve bunlara anne ve babalığı yaparken hem birliği, dirliği sağlayacağız ve hem de kendi istikametimizi bozmadan devam ettireceğiz. Çözülmesi gereken problem budur.

Bu problemin çözümünü Ve bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız (sizin için) ancak birer imtihandır, büyük mükâfât ise ancak Allah katındadır.”[1] âyetine dayanarak arayalım.

“Sizin şer bildiğiniz şeylerde hayır, hayır bildiğiniz şeylerde şer vardır.”[2] âyeti mucibince biz neticeyi ve vakıanın arka yüzünü bilemeyiz. Evet, “Bir şey ya bizzat güzeldir veya netice itibarı ile güzeldir.”

Rabbimiz, esma ve sıfatını değişik tecellilerinin tezahürü için evlat, eş ve malı, rol modeli olarak görevlendirdiğini anlayarak bu işin içerisinden çözüme ulaşabiliriz. Bu zaviyeden bakıldığında ayrı dünyaların insanı olan evlatlardaki farklılıklar şeklindeki tezahürleri, enfüsî tefekkürü ile onlarda tecelli eden hâlleri vasıtasıyla Rabbimizin bizimle alâkadar olduğunu anlamamız mümkündür. Bu noktada aciz ve fakir olduğumuzu vesile ederek Rabbimizden yardım isteyerek merhametini dileyebiliriz.

Misalimize yani resmin bütününe bir daha bakalım. Her biri farklı enstrüman kullanan sanatçıları organize eden şef konumunda olduğumuzu da unutmayalım. Farklı dünyalarda ama birbirine öylesine tezatlık içerisinde ve fakat tenasüple evlatlarımız üzerinde tecelli eden Allah’ın değişik isim ve sıfatlarını kalb gözü ile görebilmeyi deneyelim. Birisinin siyah dediğine öteki beyaz derken, neticede tecelli eden sadece esma ve sıfat-ı İlahiyedir, biz ne dersek diyelim!  Madem göz önünde tecelli eden bu ise ve bunlarla imtihan oluyor isek o halde öfkemizi aklımıza hâkim etmeyip, aksine aklımızı, kalb ve vicdanımızla beraber kullanarak cereyan eden hadiseleri hikmetle yaratan Hakîm ve Müdebbir Rabbimizin terbiyesini ibretle seyretmeliyiz. Şükürle itaat etmeliyiz. Tefekkürle mukabele etmeliyiz. Hem sorarım size bu saatten sonra başka çareniz var mı?

Başa gelen bütün hadiseler fitnenin değişik sahneleridir. Bunlarla imtihan olunurken Rabbimizin bizimle irtibat kurduğunu hiç unutmamalıyız.

O halde tahlilimizi özetleyelim:

“Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl.
Zîrâ feryad belâ ender, hatâ ender belâdır; bil.
Belâ vereni buldunsa, atâ ender, safâ ender belâdır, bil.” [3]

Mehmet Çetin

23.01.2017 Londra İngiltere

[1] Enfâl -8/27,28

[2] Bakara,2/256

[3] Sözler,sh. 236

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir