Hatıralarla yeniden merhaba

Hatıralarla yeniden merhaba

İnsan, hatıralarıyla yaşar ve hakikaten onlarla yaşlanır. Mutlu olduklarını sürekli hatırlar ve anlatırken mutsuz olduklarını da mümkün olduğu kadar unutmaya çalışır.

Altmış beş yılın ardından Şereflikoçhisar’da geçen çocukluk yıllarıma ve parçalı bulutlu geçen aradaki senelerime dönüp baktığımda; huzur veren hatıralarımın varlığını, hasret kokan duygularımdan anlıyorum. Rüyalarımda, memleketimiz sokaklarında, Güneştepe’nin ağaçları arasındaki avladığımız kuşları, topladığımız çalı çırpılarla dağdaki Delikli Mağara’da kızartarak çıtır çıtır yeme anılarımız zaman zaman tekrarlanır, hayalimde.

Sabahın erken saatinde sürüye salınan sığırların, akşam dönüşündeki şenlikli hâllerimizi hayalimle yâd ederim. Kışın o sert ve soğuk aylarında doğan buzağıyı, evde sobanın yanına koyduğumuz sandıkta beslemenin hatıraları hâlâ döner durur.

Kale Mahallesi’nin çocuklarıyla Sarıkaya’nın çocukları arasında bitmek bilmeyen, bilmem kaçıncı dünya savaşlarının sebebini âhir ömrümde bile bilemedim desem size, güler misiniz?

Topal Fadime’nin sesi yankılanır Eğrek Gözeği tarafına, Deli Ayşe’nin kocası Osman’a verdiği yumuşlarının da. Karaböcüklerin Ali Rıza’nın hafif burmalı pala bıyığı, Bıyıklı Osman Amcanın bıyıkları kadar uzun değildi doğrusu ama Ali Rıza Amca daha heybetliydi nedense.

Eskilerden olup da Karabük Çeşmesi’nden su içmeyen var mı? İşte tam onun yanında kınalı şeker leblebi satan, tatar simalı zayıf kara yağız bir amca vardı, yoksa unuttunuz mu?

Çarşıya girerken Çitlekçi Hayati’ye selâm vermeden geçmek olmaz. Yoksa, Allah muhafaza dönüşte ondan bir ince fırça yiyebilirsiniz, benden hatırlatması.

Hasan Çavuş’un dükkânını geçer geçmez Etlioğu ile Tevfik Emmi tahta sandalyede sohbet eder, Malatyalı ise dükkânın önünü süpürür.

Taş merdivenlerden aşağı Kambur Ömer ile Çapan dayıyı da anmak gerek. Tam bunların karşısındaki Galip Ustanın çiftlik kebabını da hatırlayın, unutmayın aman ha!

Kör Kâmil, fötr şapkası başında dükkânın önündedir, selâm verelim. Biraz ilerde Manifaturacı Haydar ve çaprazında Kürt Mehmet. Hatipoğlu’nun dükkânı yukarıdan inen sol taraftaki sokakta ve o sokağın alt devamında amelelerin bulunduğu Şevket’in kahvesi var.

Sebze Hali’ni şimdilerde aramayın, yerinde İş Hanı var ama biz yine girelim içeriye. Karşılıklı kasaplara selâm verince sol tarafta berber Kadir, sağ tarafta Gamber’in helâsı. Ortadaki çeşmenin öte tarafında ise Lokantacı Galib’in o zamanki eski yeri. Lâf aramızda nohutu çok harikaydı.

Devam edelim; Helvacı Emin çok yardımseverdir. Kör Niyazi, Cıngıllı Rıfat, Nevşehirli Ali, Kulaksız Mahmut, ayakkabıcı Şerafettin ve Kürt Ato, Sakallı Tevfik bu bölgenin ehl-i sohbetidir.

Az ilerideki dört yol, o zamanın çarşısının aşağı yukarı bitimiydi ama sonraları uzadı gitti neredeyse Mustafacık’a dayandı.

İşte aziz okuyucum, eskinin hatıralarından accık accık tadımlık verdim hayalinizin ağzına, bununla şimdilik idare edin diye.

Nasib olursa buradan, o bitmek bilmeyen hatıralarla yârenlik ederiz, derim size. Bunlardan pek çoğunu vaktiyle Çengel’ de yayınlasak da tekrarında ayrı bir zevk vardır hem bize hemi de size. Belki de eksik kalan kısımları tamamlarsınız.

Bu köşemizde zaman zaman hatıralarla beraber olurken bazan da diğer konularla sohbetimiz devam edecek.

Hatıralarla kalın…

Mehmet Çetin

24.03.2023 Yeni Foça İzmir

 

 

 

 

5 yorum

  1. Mücella Gökçen’in yorumu
    Allah razı olsun abicim eski günleri hatırlattın için müsait bir zamanımda hepsini okuyacam bazen benimde aklıma geliyor vallaha çocukluk günlerim

  2. Mehmet Etlioğlu’nun yorumu
    Elinize emeklerinize sağlık Abiciğim. Çocukluğumuz güzel ve özeldi
    Saygılarımla

  3. Yahu sen bunları ne zaman yaşadın? İlkokuldan sonra yoktun ki?

    parçalı bulutlu geçen aradaki senelerime dönüp baktığımda… MÇ.

  4. Hayri Gündoğan’ın yorumu
    Bu mübarek ayda hatırlaya bildiğim kadarı ile geçmişi yad ettim gönlünüze kaleminize sağlık hocam Allah razı olsun

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir