Elektrikçi Nuri Usta

Posted by

Kendisiyle tanışalı uzun yıllar oldu. İzmir’in Bayraklı ilçesi Çay Mahallesi’ndeki şubemizin komşusu idi. Güzel İzmir’in ilk elektrikçileridendir. Bilgi, birikim, tecrübe ve uygulamada neslinin ender örneklerinden ulan Nuri Ustamız, kişiliğinin güvenilirliği ile de çevresinin mutemet insanıdır.

Telefonumun sesi bu sefer iç açıcı değildi. İşyerimden personelim İsmail, titrek sesleri ile bilgi veriyordu. Dükkanında iken kriz geliyor, ambülansla kaldırıldığı hastahanede hakkın rahmetine kavuşuyor.

Hakkın rahmetine kavuşmak her insan için mukadderdir. Kavuşmanın üç şekli mü’min, münafık ve kâfir olarak kabre girmektir. Nuri Ustanın hayatta iken mü’min olduğuna şahidiz, inşaallah kabre de mü’min olarak girdiğine Rabbimizden ümitliyiz.

Bir defasında camiide cemattle yanımda namaz kılarken geçirdiği rahatsızlığı sebebiyle namazdan çıkıp yardımcı olmuştum. O hali ile bile kibarlık ve efendiliği icabı cebinden mendilini çıkarıp üzerimi temizlemesini unutamıyorum.

Bir kalb krizi sebebi ile tedavi sonrası evine eski muhtar Namık Abi, nalburiyeci Yusuf  Abi gibi dostları ile beraber ziyarete gitmiştik. Çok sevinmişti. Kendisi bencileyin konuşmayı sever, mikrofonu kimseye kaptırmazdı. Ancak bu sefer doktoru az konuşmasını tembihlemiş ve bunu fırsat bilerek bir fıkrayı anlatmıştım. Hacdan dönen birisi arkadaşları ile her beraberliğinde sık sık hac hatıralarını “Ben hacda iken…” diye tekrarlar dururmuş. Arkadaşları buna bir oyun hazırlamışlar. Bu ne zaman “Ben hacda iken” diyecek olursa lafı ağzına tıkayıp konuşturmayacaklarmış. İlk bir araya geldiklerinde bizimki başlamış ama arkadaşları yaman. Her biri sırasıyla konuşmasına mani olmuş. Bu o kadar ileri gitmiş ki artık hacımız dayanamamış ve nihayet bayılmış. Kendine geldiğinde “Arkadaşlar ben hacda iken, bayılmıştım.”diye yine yapacağını yapmış. Nuri Ustamıza bunu anlatarak gülmüştük.

Gıybet ve dedikodu yapılmasına son derece tepkili olan rahmetli, yanında da yaptırmaz, iyiliğini konuşulmasını isterdi. Dükkanlarında üç nesil elektrik tesisatçılığını sürdüren ender esnaflardandır. Kendisi, damadı Selim ve torunu İsmail.

Orta ölçekli esnafların içerisinde kayınpeder ve damadın hemen hiç problemsiz iş beraberliğini bu kadar uzun yıllar sürdürmesi takdire şayandır.  Gelen arızalı cihazların öncelikle tamir edilmesinden yana idi. Tamiri mümkün değilse yenisini o zaman tavsiye edecek kadar hem dürüst ve hem de kanaatkâr idi.

Dostları ile olan sohbetleri ahlaki öğütleri ihtiva eden muhabbetlerdi. Hatıraları ise bu ana temayı destekleyen anılardı. İşine sadakatle bağlılığı, düzenli iş hayatı, kahve alışkanlığının olmaması onu her zaman işine ve iş yerine bağlı kılmıştır. İstirahat etmesini tavsiye eden doktorları, eşi ve evlatlarının o kadar ısrarlarına rağmen elinde bastonu ile yavaş yavaş ve dinlene dinlene dükkana gelirdi. Ezan öncesi hazırlığın ardından merdivenleri yavaş yavaş dinlenerek cemaate yetişirdi. Desteklediği partinin hatalarına ikaz ve itiraz edecek kadar hakperest idi. Bunlar gibi daha buraya yazılması gereken ve kendisinin iyiliğine şehadet eden çok hatıralarımız mevcuttur.

Allah rahmet eylesin. Kabrini pürnur, makamını Cennet eylesin. Yakınlarına da sabırlar versin.

Mehmet Çetin

08 10 201408 10 2014 Batıkent Ankara

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir