Âdem İldeş

Âdem İldeş

Elbette insanın en birinci muallimi ebeveynidir ama hemen ardından geleni ise hocasıdır, derim.

Âdem İldeş, 1965-1972 yılları arası kuşağın, kalb ve vicdanında unutulmaz eserler yazan nadide bir insandır.

Kurşunlu Camii Kur’ân kursundan 1963

Nam-ı meşhur Âdem Hoca, Kurşunlu Camii’nin belki de ilk Kur’ân Kursu hocasıydı. Muhtemelen o kursun ilk talebeleriydik.

Aslen Kıyevi’li (Şerefli Davut) olan Âdem İldeş (1937-2009), bu köyde 1937 yılında doğar. İlkokulu Kıyevi’nde okuduktan sonra 1947 yılında Palazobası Köyü’nde Nevşehirli Hâfız Abdullah’tan ve 1948 yılında Derevenk’li Hâfız Hasan’dan Kur’ân dersleri almasının ardından 1951 yılında Gülhüyük’lü Arap Hoca’da hafızlığa başlar.

1952’de Büyük Sadıklı Köyü’nde kısa süren imamlığın ardından 1953 yılında Konya’ya giderek Derbent’li Mustafa Efendi’de, 1951’de başladığı hâfızlığı 1954’de ikmal eder. 1955 yılında Kurra Hakkı Efendi’de kıraat okuyup, kısa dönemde aşere ve takrip dersleri alarak Trabzon’lu Tahir Albayrak’tan Arapça dersleri alır.

1955 yılında Toklumen Köyü’nde (Kırşehir) imam-hatipliğe başlar. 1958 yılında Altuğlardan İbrahim Altuğ’un kızım Münevver Hanım ile evlenir. 1961 yılında askerlik dönüşünde1961-1964 arası Akarca Köyü’nde imam-hatipliğe devam ederken aslen Yusufuşağı Köyü’nden olan Büyük Kışla Köyü imam-hatibi Mehmet Kutlu Hoca’dan Arapça derslerini ikmal eder. Aynı zamanda Âdem Hoca da Mehmet Hoca’yı hafızlığa çalıştırır. Her iki köy ortasında kararlaştırdıkları mahalde günübirlik buluşarak karşılıklı yardımlaşırlar. Onların bu güzelliğine mükâfaten kader-i İlâhîye de Kurşunlu Camii’nde yıllar sonra aynı kubbenin altında müşterek hizmet etmeyi nasip eder.

1964 yılında kendi köyü Kıyevi’ne imam olarak tayin olur.

1965 yılında ortaokul ve imam-hatip okulunu dışarıdan bitirerek Şereflikoçhisar Kur’ân Kursuna aynı yıl içerisinde hoca olarak tayin olur. Bu görev 1972 yılına kadar devam eder. Daha sonrası 1972-1989 yılları arasında Hacı Enbiya Camii’nde imam-hatip olarak hizmet eder.

1986 yılında resmî görevli gittiği Hacca, emekli olduğu 1989 yılında da hanımıyla beraber yeniden gider.

Âdem Hocamız sadece dinî vazifesiyle değil, diğer sivil toplum hizmetleri ile de tanınan bir şahsiyettir. Hayrî hizmetlerinden birisi de ilçeye 1974 yılında İmam-Hatip okulunun kavuşturulmasındaki gayretleridir. Bu gayretine 1978 yılında Ali Ünal Hoca ile yurt dışına giderek okulun binası yapımına yardım toplamasını eklemeliyiz.

Âdem Hocamız, Almanya’nın Saarland Eyaletinin başkenti olan ve Fransa sınırında bulunan Saarbrücken vilayeti ile Hollanda’nın Rotterdam’ındaki Ayasofya Cami’nde birer yıl fahrî imamlık yapar.

1991-1995 yıllarında Refah Partisi’nin ilçe başkanlığı görevini yaptı. Ancak siyasetin, kendine uygun bir hizmet alanı olmadığını dostlarına ifade ederek sürdürmedi.

Sonraki yılların yarısını ilçede, diğer yarısını da hanımının rahatsızlığı sebebiyle Ankara’da geçirir. 2008 yılına kadar bulunduğu mahaldeki camilerde mukabele okuyarak hizmetini sürdürür.

Çok sayıda hâfız yetiştiren Âdem Hoca’nın, mütevazı ve müttaki bir hayatı vardı. İlçe insanına sadece dinî eğitimle değil, beşerî münasebetler konusunda da hâl diliyle dersler verir, sohbetler ederdi. Hemen herkesin, karşılaşma ve görüşmelerde hâl ve hatırını soran, hürmet eden ve alâkadar olan hatırşinas Âdem Hoca, 2008 yılında şiddetlenen hastalığı sebebiyle 2009 yılında rahmetli olur ve sevenlerinin kalabalık bir katılımıyla Kıyevi’ne defnedilir. Rabbim, kabrini pürnur, makamını Cennet eylesin, âmin.

Bu bilgilerin hazırlanmasında emeği geçen emekli imam-hatip Önder Hoca, muhasebeci rahmetli Hasan İldeş, Kuddusi İldeş ve Köksal İldeş isimli dört çocuk sahibi olan Âdem Hocamıza Allah’tan gani gani rahmet diliyoruz.

 

Sosyal medya yorumlarından

Ahmet Çetin

Güzel bir hatıra yâdı olmuş. Kalemine sağlık. Âdem Hoca “Adam” hocaydı. Bende de hep müsbet intiba bırakmıştır. Yalnız benim kendisinden Kur’ân dersi aldığım cami Sanayi Cami olarak hatırlıyorum. Kurşunlu Cami hiç hafızamda yok. Kurşunlu Camii’nde de kursa gittim ama Âdem Hoca mıydı değil miydi, hatırlamıyorum. Allah rahmet etsin.

Avni Çiçek

Allah razı olsun.

Sayın Çetin

Âdem Hoca lambasız, ışıksız evlerde, Derevenk’li Horozun Bekir Erol’un evinde kalırdı. Gerçi o zamanlar hiçbir evde gaz yoktu, ışık yanmazdı ama Âdem’in babası hepimize yetecek gaz yağı bulur çıralarımızı doldurur giderdi. Bizler öyle yetiştik üstadım! Âdem de Haydar da can kardeşlerimdir. Şimdi de siz öyle oldunuz.

Merhum Hafız Âdem İldeş Hoca ile çocuk denecek yaşta tanışıp birlikte büyüdük, birlikte hafızlığa çalıştık. Derevenk’te Geredeli Hafız Hasan Altınkalem Hocamızın askere gitmesiyle Âdem, Palazobası Köyü’ne, bende Kadıncık’lı Hacı Ali Dalay Hoca’dan dersler almaya başladık. Bir ara Âdem yok oldu. Bana da hocam bir mektup yazarak Konya’ya yolladı. Ben Konya’ya vardığımda Âdem de orada imiş, küçük bir camide imamet görevi vermişler. Hafız Âdem İldeş, benden ilerde olduğu için, işi kolay oldu beni bir başka mektupla Akşehir’de Bal İmam’a yolladılar orada uzun süre kaldım.

Âdem’le yakın akraba idik ama dersler yüzünden bir araya gelemezdik ta ki Âdem “Ortaokul diplomasi alacağım” deyip bana gelene kadar. Belki on yıl sonra karşılaştık. Mamak Orta Okulu’ndan daha sonra Ankara Merkez İmam Hatip Lisesi’nden diploma almış. Gayretli bir insandı, sonra bir kez daha geldi. Âdem Hoca bu defasında iki oğlunu, Ankara İmam Hatip Okuluna yazdıracakmış ama veli lazımmış onlara. Veli olmamı istedi, olduk, kayıt yapıldı. İkisi bu okuldan mezun oldular. Oğulları da arkasından yetişen din hizmetlerinde devam eden genç nesillerdir.

Haydar Tekiner

O günlerde Kıyevi Köyü’nden Âdem İldeş, Haydar Tekiner, Cebirli’den Mustafa, Yusufuşağı’ndan Dursun, Acıkuyu’dan Halil. Bu saydıklarımdan bazılarının soyadlarını unuttum. Derevenk’ten Hikmet Keskin ve bendeniz Avni Çiçek olarak o dönemin manevi yolcuları idik. Şimdi bildiğim kadarıyla Haydar Tekiner Hoca, birde ben yaşıyoruz. Gidenlere Allah’tan (cc) rahmet, hayatta olanlara imanla ölüm ve sıhhatli hayat diliyor, Sayın Mehmet Çetin üstadıma sağlık ve başarılı bir ömür diliyor, gözlerinden öpüyorum. Avni Çiçek

Önder İldeş

Sevgili Mehmet Çetin Ağabeyim,

Rahmetli Babam, 1965 yılında Kur’an Kursu ve hafızlık hocalığına Kurşunlu Cami’nin avlusu içinde bulunan Müftülük binasında başlamış. Ben beş yaşlarında idim, hatırlamam.

Sanayi Camisinin yanındaki Kur’an kursuna daha sonra taşınmışlar, babam öyle anlatırdı.

Bu arada Mehmet Çetin Ağabeyime de çok teşekkür ederim, eline kalemine sağlık.

Allah yâr ve yardımcınız olsun. Âmin.

 

Bir yorum

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir