Lise tahsilinde tavsiyeler

                                                                                                                                                           Lise hayatına başlayan Fatih’ime

Üniversite hayatının son hazırlığı olan lise tahsili öncesi gerçekten ciddi değerlen­dirmelerde bulunmak gerekir. Ama bunun öncesinde ise gayenin hazırlığı gerekir.

Bu “gayenin hazırlığı” konusu bir başka açıdan ise erken bir karar olabilir bu yaşta. Dolayısıyla bu konu ferdîlik arz eder. Kimi insanlar vardır erken yaşında kararını verir ve öylece yola başlar, gider. Kimi insan vardır, bekler; biraz yürür, kapasite ve kabiliyetini görür öyle başlar hayata hazırlığa. Ama kimileri de vardır ki işi sona bırakır, gelişen veya gelen şartlara göre pek de istekli ve isabetli olmayan karar veya tercih yaparak “uydum şartlara” diye hayat namazına başlar.

Kabul edip etmemede serbestsiniz ama tavsiyemi bir beyit halinde ifade edecek olursam şöyle diyebilirim:

“Yarın giyeceğini akşamdan yıka yat

Madem böyle başladı, böyle gitsin bu hayat.”

Evvela kendimizi tanımak işin başı olmalı. İdealimiz kabiliyetimizle örtüşmeli. Yoksa hep bir şeyleri yakalayamamanın sıkıntısını yaşarız. Kendimizi tanımada konu­nun ciddiyetini kavramak en önemli basamaktır. Çocukluk artık gerilerde kalması gerekirken hala çocukça düşünülürse daha çok işimiz var demektir. Gençliğin başında olması gereken özellikler ise öğrenmeye ihtiyaç hissetme konusu önde gelmeli. Yeni bir şeyler öğrenmek ve öğrenilenlerin korunması artık bundan sonraki hayatımızda hep devam eden özelliğimiz olmalı.

Şimdiki zevklerimiz, ileriye yönelik hayatımızı oyalayıcı vasıfta olma­malı. Şimdiki zevklerimize, şimdiki zamanın kısalığı kadar az önem vererek hep yarınlara hazırlıklı olmalıyız. Şimdiki zamanı önemseyenler, geçmişin insanı oldular. Gelecek zamanı önemseyenler ise istikbalin insanı oldular. Gününü düşünen insanı değil, yarını için bugünü değerlendiren insanı örnek almalıyız, sözün özü.

Ebeveyn olarak bu durumda kararını etkilemememiz lazım, bu bir yere kadar doğru. Bize düşen görev aklına kapılar açmak. Bunları da düşün diye önüne yollar açmak. Alacağın karar, yapacağın tercihte arkanda olduğumuzu bilmen lazım.

İnsan geçmişte hatalar yapar, gelecekte de yapmayacağı ne malum? Onun için alınacak dersimizi iyi öğrenelim. Yapılan hataları fark ettiğimiz veya hataları gösterdikleri zaman hemen telafisine gidip düzeltmeliyiz.

Biz müslüman aileyiz. İnancımızı çevremizdekiler gibi yaşamak istemiyor ve öylesi yaşamaktan çekiniyoruz. Allah’a olan inancımız emirlerine uymamızı gerektiriyor. Emirleri içerisinde yasakladığı, yapmayın dediği şeylerden çekinir ve sakınırız. Bunu evlatlarımız olarak size anlatır, yapmanızı isteriz. Bu bizim Rabbimize karşı kulluğumuz, size olan sorumluluğumuzdur. Bunları anlatıyoruz. Bu bir tebliğdir. Bu ifadelerimiz vicdanımızı rahatlatmanın ötesinde anlattığımızı tekrar etmenin ifadesidir.

Çevremizdeki arkadaşlarımızdan etkilenmemiz tabiidir. İnsan elbette etkilenecek veya etkileyecek. Burada seçici ve dikkatli olmalıyız. İşte hayat burada başlıyor ve hayatın getirdikleri ve götürdükleri karşısında bocalamadan yürümek bu seçicilikte akıllı olma ile çok alakalıdır

Her şeyi kendi şartlarıyla değerlendirmeliyiz, diye bir tespitin olduğunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla çevremizdeki arkadaşlarımızın şartları o aileye özel şartlardır. Bununla hayatımızı kısıtlayalım demek istemiyorum. Elimizdeki imkânlar, önümüz­deki meşru ve caiz olan seçenekler içerisinde anlayışımıza, aile yapımıza uygun olanı seçeriz.

Sizi bu duygu ve düşüncelerle yetiştiriyoruz. Vermek istediğimiz ahlaki düzen Rabbimizin emrettiği, Peygamberimizin yaşadığı ahlaktır. Bunu hepimiz yaşamalıyız. İnşaallah yaşıyoruz ve yaşamaya da gayret ediyoruz. Ama nihayet insanız. Yaparak, yaşayarak öğrenip hayata devam ediyoruz. Hatayı herkes yapabilir. Helalleşir, gönül alır, yolumuza devam ederiz.

Hamdolsun bize ait olan ailemiz gerçekten geniş ve genişlemeye müsait, bir büyük aile olma kabiliyetinde. Bunları Allah nasip ederse yaşadık­ça görecek ve bir büyük nimet ve devlet olduğunu anlayacaksınız. Sofraya hep beraber oturmanın zevkini biliyorsunuz. Bu nimetler elbette şükür ister. Şükür gören nimet devam eder.

İleriki yıllarda birbirinizin sevinçli ve üzüntülü zamanlarında destek olmanın ne kadar faydalı olduğunu göreceksiniz. İnsana bir kişinin destek olmasıyla birkaç kişinin destek olması elbette farklıdır. Bütün bunları bilen Rabbimizin bize lütfettiği geniş imkânlar inşaallah ilerideki büyük ailemizin zeminini teşkil ediyor.

Lise hayatına tavsiyeleri değil de hayata tavsiyelere dönen sohbetimiz inşaallah tatlı ve verimli olması temennisi ile.

Mehmet Çetin

22.08.2006.Çiftehavuzlar-Çiğli (Tashih 09.09.2013)

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir