Dostlardan ayrılık

Niyaz-i Mısrî gibi

            Dünya gamından geçip, yokluğa kanat açıp,

            Şevk ile her dem uçup, çağırırım dost dost!

diyerek, bir bir ayrılan dostları anıyorum, Ramazan ayının şu rikkatli zemininde.

Hakikaten “Eğer dostlardan müfarakat (ayrılık) olmasaydı, ölüm ruhlarımıza yol bulamazdı ki, gelsin alsın.”

Ve evet, “en ziyade insanı öldüren, ahbaptan müfarakattır.”

Bu ayrılık, öylesine tesirli ve öylesine bulaşıcıdır ki irtibatlı olduğu hemen her şeye hükmediyor.

Dünyaya gelmeye vesile olan anne ve babanın belki de beklenmedik vakitte ayrılığı, hayatın ortasında yetim bırakması, kolay bir şey midir?

Eşin, evlâdın bir şekli ile haber bile etmeden ya da haberini bile alamadan ansızın çekip gitmesinin kabulü hiç de kolay olmayan ıztıraplardandır.

Malın, mülkün peşinde koşarken, işaretleri gelse bile nagehan ayrıldığını zannettiğimiz ayrılık, sadece hicran yaşlarını dökmesi gerekirken, nadanların isyan ateşini yükseltiyor.

Biz ne yazarsak yazalım, ne denilirse denilsin işin özü şu ki ayrılığın acı olduğu gerçeğini gizleyemiyor!

Böylesine elim olan ayrılığın acısı; dönülmesi, sığınılması ve dayanılması ile huzur ve emniyet bulacağımız hakiki dost ve gerçek vatanın sahibi Mevla’mız, Rabbimiz ve Allah’ımıza iman ve itimad etmekle dinmektedir.

İşte bizde “Hasbünallahü ve-ni’mel vekil” kalesine sığınarak dostlardan ayrılığın acısını dindirmeye gayret ediyoruz.

2019 yılının mart ayında Hasanoğlan Öğretmen Okulu’nda okurken bize hemen her şeyi ile kol kanat geren Tuncer Subaşı Ağabeyimizi rahmetle anıyor, ardından hayır duâları gönderiyoruz.

Aynı yılın Nisan ayı sonunda kıymetli dostum Kadir Ünver, kalb krizi sebebiyle vefat etti. Kendisiyle, Hasanoğlan Öğretmen Okulu’nda uzun yıllar müşterek iman Kur’an hizmetlerimiz olmuştur. Gözlerden uzak, ağaçların arasına gizlenerek gizli saklı olarak cemaatle kıldığımız namazlarımızda imamımız olmuştu. Mübarek, muhlis, halim ve selim bir kardeşimiz olan Kadir Hoca, emekliliğin de ötesine geçerek eğitim öğretim hizmetini sürdürmüştür. Sessiz ve sakin bir hayat sahibi Kadir kardeşim, sessiz ve sakin gitti, Allah, rahmet eylesin.

Memleketim Şereflikoçhisar’daki dostlarımızdan Atak Ayan kardeşimin Ramazan öncesinin Cuma gününde kalb krizi sebebiyle ayrılığı, ansızın oldu. Gitti ama dönmedi. Eşine dostuna, ailesine ve hülasa uzak yakın bütün çevresine birlik ve beraberlik aşılayan, ayrılığın acılarını ve zararlarını anlatan bu kıymetli kardeşim de ahbaptan ayrılığın halkasına takılanlardan oldu.

Üstad Bediüzzaman, İhtiyarlar Risalesi’nde “en ziyade insanı öldüren, ahbaptan müfarakattır.”  ifadesinde geçen  “ahbaptan ayrılık” ile gidenin gitmesinden ziyade, bizim ondan ayrıldığımıza işaret eder gibi? Giden, diye bildiğimiz kişi, asıl vatanına avdet ediyor. Biz, asıl vatana olan hasreti, oradan ayrılığı; o asıl vatanına giden dostun ayrılığı üzerinden dillendirerek ayrılık acısı yaşarız.

Ah be insanoğlu! “Ölmek için tevellüd edip dünyaya gelirsiniz; harap olmak için binalar yapıyorsunuz” diye her sabah seslenilen bu ilânı, dünya meşguliyeti ve gafletinden sıyrılıp, perdenin arkasını bir an dahi görebilsen, anlayabilsen, inan buna, dünyevî gidişatın istikamet kazanacak, aslî işine döneceksin, bunu bir bilebilsen!

Mehmet Çetin

09.05.2019 Yeni Foça İzmir

1 Yorum

  1. Fevkalade nefis bir yazı… Eleştiri ve önyargıyla değil sadece temenni ve dua niyetiyle söylüyorum.
    İnşaallah muhatab olarak kendi nefsini düşünerek yazmışındır. Böyle olduğuna inanarak tebrik ediyorum.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir