Çeyrek Altının Hesabının Hatırlattığı Hesaplar

Bu köşede Altın Fiyatları İle Gelen İmtihan başlıklı üç yazı neşretmiştik. İhtiyaç hâsıl oldu ki bir yazı daha yazmak icap etti.[1]

Köşemizin şartları çerçevesinde şunları hatırlayalım: Çeyrek altın 22 ayar ve ağırlığı 1,75 gramdır. İçerisinde 1,603 has altın mevcuttur. Buna kısaca 1,60 has diyelim. Şimdi bunları özetle açalım.

Binde bir anlamına gelen milyem, takıda bulunan has altının oranını ifade eder. Ülkemizde 8,14,18,22 olarak dört ayar kullanılması yaygındır. Has altının ayarı olan 24 ayar, 1000 milyem olarak değerlendirilir. 1000 milyemi 24 ayara bölündüğünde bir ayarın 41,66 milyem olduğu tespit edilir. O halde 22 ayarın milyemi ise x 41,66 = 0,916 milyemdir. Şimdi 22 ayar ve 1,75 gram ağırlığında olan çeyrek altını 0,916 milyemi ile çarptığımızda içerisinde 1,60 gr. ağırlığındaki has altın miktarını buluruz. 1,75-1,60= 0,15 gr ise ayar düşürmede kullanılan katkı maddeleridir. Has altın yumuşak olduğu için kullanışlı ve dayanıklı vs. olması için katkı maddeleri katılarak sertleştirilip, imalatı yapılır.

Her ürünün mutlaka işçiliği vardır. Bahsedilen çeyreğin 1,60 has ifadesi sadece has altın karşılığı ve işçiliksiz ifadesidir. Bu rakamın üzerine işçilik milyem olarak ilave edilir. O zaman mesela 1,60 olan rakam işçilik dâhil hali ile mesela 1,65 gram olur. İkisi arasındaki fark işçilik ücretidir. Fiyat dalgalanmalarının anormal olduğu, krizler çıkarıldığı, yani sun’i çıkarılan arz talep dengesizliği zamanında kanaatsiz ve hırslı bir kısım büyük sermaye sahibi insanlar stokladıkları çeyreklerin 1,65 olan rakamını 1,72 ve daha yukarıya çıkarıyor. İşte altının fiyatı düşerken çeyrek altının fiyatının yükselme sebebi budur. Bunun adına da pirim yapıyor diye etiket takıyorlar. Bu hadise şimdiki ifade ile spekülatif olay değil de nedir? Bir tarafta esen rüzgârı bazıları, işine gelecek şekilde fırtınaya çevirerek vurgunlar yapıyorlar.

Diyeceksiniz ki çeyrek altını Darphane basıyor, stokçular nereden fırsat buluyorlar? Onlar ahtapot kolları ile her zeminde iş başındadırlar. Darphane bir şekli ile siparişleri geciktirdiğinde yani piyasaya çeyrek altını süremediğinde bunlar hemen yedekledikleri çeyreklerin primini artırarak piyasaya arz ediyorlar. Müşteri tarafından ısrarla istenerek talep gören çeyreği alt esnaf ise bu üst esnaftan alarak satmak durumunda kalıyorlar.

Esasında o sermaye sahibi stokçu üst esnafın ellerindeki çeyreğin işçilik ücreti Darphane standardına göre ödenmiştir, yani maliyetinde değişiklik yok, sadece fırsatçılık var. Karaborsa zamanı sun’i pirim yaptırarak müşteri tarafından sıkıştırılan esnafa satıyorlar.

Maliyetin artması dedikleri konu ise; yine çeyrek altının imalatını yapan Darphane işçilik ücretlerini yükseltmiyor ki haklılık kazanılsın. Yani Darphaneye verilen 1,60 has altın yine darphaneden mesela 1,62 olarak alınıyor diyelim ve aradaki 0,02 gr has bir çeyreğin işçilik ücretidir ki bu ücret değişmiyor. Değişen sadece has altının TL karşılığı yükseliyor veya düşüyor olmasıdır. Bu düşme yükselme haklılık kazandırır o da 0,02 gr. hasın karşılığı TL farkı kadar. Rakamla ifade edelim has 80 lira ise x0,02 =1,60 TL ödenen işçilik, has 90 liraya çıktığında 0,02×90 = 1,80 TL oluyor. 1,80 TL-1,60 TL= 0,20 TL dir. Böylesine işçilik ücretinin hak ettiği yükseliş ki buna kimsenin diyeceği olmaz.

Bizim onaylamadığımız konu şudur. 1,72 gr sun’i olarak çıkarılan ile 1,62 arasındaki =0,10 gr. has fazlalığı o da 80 liradan 8 lira yapar. Şimdi has fiyatı yükseldiğinde yani 90 lira olduğunda 0,20 liralık (kuruş) fark; 1,72-1,62= 010×90 lira hastan=9 liraya fırlatılıyor ve işte primi de böylece icat ediyorlar.

Çeyrek altının has ağırlığı olan 1,60 gramı has fiyatı 80 lira ile çarpıldığında 128 lira işçiliksiz, doğru işçilik ücreti olan 0,02 gramı hasın fiyatı 80 lira ile çarparak (0,02×80=1,60) dâhil edelim.128+1,60=129,60 lira yapar, bu da üst toptancıya maliyetidir. Buna bir iki lira masraf vs gibi haklılık kazandıracak masraflar ilave edilebilir. Tüketiciye kadar birkaç esnafın kârlarını da ilave edersek 135/140 aralığına gelir ki bunlar normal.

Tasdik edilmeyen konu, prim yaptırılarak 1,60 lira olan işçiliğin 8 liraya çıkarılması ve vatandaşa sancılar yaşatılmasıdır.

Altının normal şartlardaki işlenme sırasındaki maliyet artışlarına kim ne diyebilir? Spekülatif hareketlerden kaynaklandırılarak arttırılan maliyet nasıl haklılık kazanabilir? Ki bu sözümüzün muhatabı, spekülatif hareketi yapanlardır. Alt esnafa bir diyeceğim olmaz, onların bir yere kadar eli mahkûm.

Ancak: Hayatta ölüm kadar bizi mecbur kılan büyük bir ikinci hakikat yok iken, küçük, sun’i, spekülatif rüzgarlarla fırtınalara kapılan sen, ben, o; imtihan salonunun kazananlar kısmına mı, yoksa kaybedenler kısmına mı gideceğimizi unutmamak lazım dostum, derim.

Rabbim istikametten ayırmasın.

Mehmet Çetin

09.05.2013.Çiftehavuzlar-Çiğli-İzmir


[1] Bu yazının yazılmasına soruları ile vesile olan Bursa’dan Tekstil Mühendisi Cem Sırt kardeşime çok teşekkürler ediyorum.

2 Yorum

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir