Ağlamak istiyorum

Mü’minlerde nifak, ayrılık, parçalanma, kin ve düşmanlığa sebebiyet veren; tarafgirlik, inad ve hasedin, acı veren hâllerini cemiyetin hemen her kademesinde gördüğüm için ağlamak istiyorum.

Grubuna, cemaatine, partisine ve cemiyetine sadakat görünümlü taassubane kahrolası tarafgirliğin neticesinde örtülen, tevillerle geçiştirilen; zulüm, haksızlık, kırgınlık, iftira, gıybet ve parçalanmayı gördükçe ağlamak istiyorum.

Din düşmanlarının; iki ehl-i iman grubun arasındaki husumeti tahrik ederek birinin silahıyla, itirazıyla ötekini reddedip ve ötekinin delilleriyle berikini çürütüp, ikisinide yere vurulmalarına vasıta olan tarafgirlik ve inatlaşmanın acılarını çeken masumları gördükçe ağlamak istiyorum.

Dinin; menfaate, makama, siyasete alet edilmesiyle beraber, adına masumâne gerekçeler takılarak toplumdaki asayiş ve sükûnetin bozularak, her insanı tedirgin eden yaklaşımların güzel görünen ama hırslı, hased yüzünü, cemiyet içerisindeki eserini gördükçe ağlamak istiyorum.

Adaletin, adaletsizlerin elinde atalete sebep olduğunu gördükçe, atıl vaziyete atılanların da adaletsizliğe malzeme olduğunu gördükçe, ağlamak istiyorum.

“Haram helal demeden her şeyi yapanların, diğer dönemlerdeki gibi rahat hareket edip, saygınlık kazanmalarını iş yerimde gördükçe, niçin dürüst olayım diye kendimi sorguluyorum.” diyen genci dinledikçe ağlamak istiyorum.

İmanî meseleleri açıklamaya çalıştığımda, menfaat ve hırslarına âlet edenleri göstererek lâfımı kesen evlâdımın gözüne bakarak ağlamak istiyorum.

Müstehcen kıyafetli hatunlarına imanî mevzuları anlatırken veya anlattırırken, bunları ilgiyle izleyen insanımın hâli ve özellikle harama nazar etmeme hassasiyetinin kırıldığını gördükçe ağlamak istiyorum.

Genişleyen cemaat halkası, güçlenen faaliyetleriyle müntesiplerini dünyevîleşmeye, diğer hizmet gruplarını ötekileştirmeyi tahrik etmeye ve hatta bunlar yetmiyormuş gibi otoritelerini kuvvetlendirmeye alet ettiklerini, olduklarını gördükçe ağlamak istiyorum.

Yapılan imanî hizmetlerin gelişmesi gerekçesiyle; kırmızı çizgilerin aşılarak, faizin, haram kazancın, nereden geldiği, nasıl yollarla kazanıldığı sorgulanmayan paranın yer, yurt, daire, bina, araba ve eşya alımına kabul edilmesini gördükçe ve başımıza gelen belâlara davetiye çıkaran bu halleri yaşadıkça ağlamak istiyorum.

Alınan mülklere yatırılan paranın, daha fazla neşriyatın yapılmasına, daha fazla imanın kurtulmasına sebep olabilmeyi ertelediğini gördükçe ağlamak istiyorum.

İsraf, menhiyat, gıybet, ihtilaf ve bid’aya taraftarlık gibi duâların kabulüne mani olan hallerini ıslah etmeyerek yapılan duâları işittikçe ağlamak istiyorum.

Ağlamak istiyorum diyerek ağlayamayan gözlerimin ve hele kalbimin hâlini gördükçe yine ağlayarak duâ etmek istiyorum ta ki merhamet-i İlâhiye imdadımıza yetişinceye, kendimize gelinceye, kısacası adam gibi adam oluncaya kadar ağlamak istiyorum…

Mehmet Çetin

28.09.2017 Yeni Foça İzmir

 

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir