Zengin oldu dersin!

Posted by

Gurbetin en acı süreci, ana ve sıla hasretidir ki bu yolculukta ise en ziyadesiyle muhatap olunan arabacıdır. Bu mana, şair Faruk Nafiz Çamlıbel’in dilinde ifadesini şöyle bulur;

“Gurbet ademden kara, hasret ölümden acı.

              Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı?”

Gurbetin, adem (yokluk) ile; hasretin, ölüm ile bağını ararken, yolun ne zaman biteceğini sorduğu arabacı ile karşılarız, şiirin sonunda.

“Senin de yolun biter, diner gözünde yaşlar,

              Benim uğursuz yolum bittiği yerden başlar!”

Bitti zannedilen gurbet, bir sonraki ile başlar, o da bittiğinde bir sonraki ile yine yeniden başlar gider…

İşte bu yolculuklarda hep arabacı vardır. Dolayısıyla arabacı ile devam eden tükenmez sohbetin en acı hatıralı vakıalarının başında vefasızlık gelir ki arabacıya şöyle sitem dolu bir şekilde seslenilir:

“Ey arabacı

            Yolun bizim köye düşerse

            Selam söyle soranlara

            Sormazlarsa

            Zengin oldu dersin

            O zaman

            Anamı da sorarlar babamı da!”

Vefasızlık, hayat yolculuğunun nurlu karanlıklarıdır ki şair Basri İmece bunu yukarıdaki mısralarıyla tarihe not düşer.

Bu hâl, hayatın resmidir. Dostluk, kardeşlik, vefadan uzaklaşmanın bir başka yansıması da diyebiliriz. Ne yazık ki istikbal, bu noktadan iç açıcı gözükmüyor gibi? Zengin olma suç ve ayıp değil elbette, buradaki hata, zengine yapılan özel muamelededir. Fakiri de zengini de insan olma noktasından bir ve beraber görememedir.

“Ye kürküm ye” nin bir başka tarzı olan “Zengin oldu dersin. O zaman; anamı da sorarlar babamı da.”, tespiti, acı olduğu kadar da gerçek ve gerçek olduğu kadar da yakıcı.

Sevgide bağlılığın güzel ifadesi vefa olarak bulurken, sevgiye gösterilen sadakatsizlik de vefasızlıkta. Kendisine yüklenilen manalardan daha ağırdır, vefasızlık. Bir ömür boyu verirsin ama bir defasında verilemeyince kötü olmaktır. Sevip sevilmemek, arayıp aranmamak, unutmayıp unutulmak gibi uzayıp giden tanımlar hep onun etrafında, onun için kullanılır.

Arabacı, bu hatıralarla yola devam ederken yolcu ise onların hayaliyle.

Vefasız anılarda, köye düşmeyen yolculukların olduğunu da unutmamak lâzım, memlekete. Zira gurbeti, ölümden acı kılan vefasızlıktır. Sıla ziyareti ile bu hasret teskin edilir iken; ziyarette de zengin fakir demeyip herkesin hatırının sorulması ile de vefa gösterilir ve yaşanır.

Mehmet Çetin

12 Ağustos 2020 Yeni Foça İzmir

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir