Nur’ların serbestiyeti üzerine nelerin farkındayız?

Posted by

Üstadımız Bediüzzaman Hazretlerinin “Risale-i Nur yasak olmaz” hükmünün tahakkuk ettiğinin farkındayız, elhamdülillah.

O, “siz hiç merak etmeyin” demesine rağmen zaman zaman farklı yorum ve tevillerle kanaatler sergilense ve hatta içinde tereddütlerin bulunduğu görüşler ifade edilse de hak yerini buldu, evvelâ bunun da farkındayız.

Yerini bulan hak, tarafların görüş ve talepleri istikametinde oldu. Yani devlet tekelinin kalkması, aslına uygun olmak şartıyla isterse devletin de basabileceği, özel kişi ve kuruluşlarında basabileceği ve nihayet sadeleştirmenin de önünün alındığı anlamlarını ihtiva eden hak yerini bulduğunun farkındayız?

Yakın geçmişte uhuvveti zedeleyen ifadelerin hiç de hedefini bulmadığı; kırık kalpler, mahcup yüzler ve nihayet tarafgirliğin kötü sonuçlarıyla savrulmalar kimin ve kimlerin işine yaradığının farkındayız.

Hakta sebat ederken kalbin kırılmamasına, inanılan doğrunun ifadesinde muhatabımız anlayamıyor ise sabır ve sükût ibadetine, meşveret ve şahsı-ı maneviyi esas alan duruşun muhafazasına sadakatle bağlı olmanın ehemmiyetine elhamdülillah farkındayız.

Şimdi; Bundan sonra farkında olmamız gereken hususlar var bilmem onun farkında mısınız?

İstikametle sürdürülen meşveret ve şahs-ı maneviyi esas alan duruşun ne kadar önemli ve müessir olduğunun artık daha da farkındayız, elhamdülillah.

Ne kadar tahrik olsak da kardeşlerimizin kalbini kırmadığımız, inadına damarlarına dokunan konuları bahsetmemeye azami dikkat ettiğimizi ve haklı çıktığımızı bizim değil onların ifade etmesini yine onlara bırakarak bu nevi davranışımızın bundan sonraki uhuvvet için sağlıklı olacağının da farkındayız elhamdülillah. Bu vesile ile kardeşlerine hakkını ilk helâl edenin, niyetinin ve davranışının iman hizmeti ekseninde samimi olduğunun da farkındayız.

Yapılmış olan ve yapılacak bütün hizmetlerimizin ruhu hükmündeki ihlâs kuvvetine dün de bugün de yarında sımsıkı sarılacağımızın farkındayız elhamdülillah. İşte bütün bunlarla Üstadımızın azamî sadakat, azamî tesanüt, azamî fedakârlık esaslı tavsiyelerine uygun hareketin müsbet netice verdiğinin bir kere daha farkındayız elhamdülillah.

Risale-i Nur’un istiklâliyetinin önü böylesine hazır açılmış iken hiçbir baskı ve dayatmaya boyun eğmeden hakkın yanında, zulmün karşısında duran bir kamuoyu oluşsun diye yapılan “Herkes Yeni Asya okusun” kampanyasına gayret vermenin yerinde ve isabetli olacağının da farkındayız elhamdülillah.

Bu kampanyayı da vesile ederek takdim ettiğimiz her Yeni Asya’yı anlatırken, zihinlerdeki tereddütlerin izale olduğunu, kırılan kalpleri tamir, gönülleri alma adına yapılacak uhuvvet ziyaretlerinin çok doğru olacağının da farkındayız inşaallah.

Bir de; tevafukların böylesine ilginç zamanda zuhur ederek 666 sayısında saklı olan sırların da inşaallah farkındayız.

Mehmet Çetin

28.01.2016 Bostanlı İzmir

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir