Muma destek

Posted by

Mum dibine niçin ışık vermiyor? yazımız üzerine…

Sanmayın bu yazıyı sadece kendim için yazıyorum!

Hatta bir başka cepheden şöyle de diyebilirsiniz:

Sen hep böylesi enfüsi konuları yazıyorsun, nedir derdin?

Kendine mahsus, özel hayatına ait dertlerin senindir, bu satırları niçin işgal ediyor, bizi de meşgul ediyorsun?

Haklısınız!

Yazımı ve sözümü burada noktalıyorum.

Buradan sonrasına devam etmeyin.

Görüyorum ki okumaya devam ediyorsunuz. Eğer hâlâ okumaya devam etmek istiyorsanız o zaman lütfen dinleyin.

Şimdi söyleyin bakayım,

Sizin derdiniz ile alakalı olmasa idi okur muydunuz, arar mıydınız doğru söyleyin?

Geçen yazıyı okuyanlar, hemdert olarak arayıp tebrik ve takdir ile hatıra bile paylaştılar.[1] Bunu da ifade edeyim size.

Hatıra şöyle.

Rahmetli Bekir Berk abi Ege Bölgesine yolu düştükçe Ahmet Feyzi Kul ağabeyi de hassaten ziyarete gidermiş. Bir defasında sohbetin en can alıcı noktasında rahmetli Ahmet Feyzi ağabey:

“Bekir kardeş, Bekir kardeş! Ne yapayım, mum dibine ışık vermiyor! Dua et inşaallah.”, diye ricada bulunmuş.[2]

“Mum dibine niçin ışık vermiyor?” başlıklı yazımızdan muradımız sadece evlatların hayırlı yetiştirilmesine teşvik değil idi. Sen, evladını hayırlı yetiştirdi isen, muma diyebileceğim bir şey yok, tebrikten başka. Derdim, hayırlı evlat yetiştirme işi nasip olmayan muma destek olmak, onun psikolojisine yardım elinin uzatılmasına dikkat çekmektir.

Mum, etrafındakiler faydalansa da, faydalanmasa da ışığını salacaktır. Işığını verdikçe de eriyecek ve bu fani âlemden göçüp gidecektir.

Ebeveyn, saçını sakalını süpürge yaparak ömrünü verir, ama kaderin garip ve ibretlik tecellisi başkadır bilinmez. Kaderin farklı bir tecellisinde de o ebeveyne yakın olan arkadaşları hakkında ikaz vardır.

Ömrünü hemen her şekli ile evladına harcayıp ama maksuduna vasıl olamayan ebeveyn zaten bir çöküntü içerisindedir. Bu kardeşiniz ile henüz aynı safta ve aynı cemaat içindesiniz. Buna dua ve teselliler ile ama damara dokunmayacak destekler ile yardımcı olmak sizin için de bir ikazdır ve bir imtihandır. Bugün bana, yarın sana, unutma!

Yıkılmış ağaca değil, yıkılmaya namzet ağaca destek olmak ehli kemalin akıllı olanlarının işidir. Senin evladının hayırlı çıkması ile işin bitmiş değil, evladı şimdilik hayırlı olmamış kardeşini de tesellikâr ziyaret vazifesini nasıl da unutuverdin?

Evladına ömrü boyu bildiği hakikatleri eksiği-gediği ve hatası sevabı ile anlatıp, yaşayıp hizmetini etmiş. Bu hizmetini dualarla da takviye etmiş, ama Mevla başka türlü takdir etmiş! Ve nihayet önünde başka safta duran evladına bitmeyen sabırla, samimi gayretlerle, attığı tohumların bir gün yeşereceği ümidi ile toprağı çapalaya çapalaya hayata devam eder. Şimdi bu gayretli ama mahzun kardeşe yardım eli uzatmak sizin gibi ehli merhametin şanındandır. Hem bu aranızdaki uhuvvetin gereğidir. Hizmetinde olduğunuz tebliğin başka bir usulüdür. Cemaat ehlinin vefası gereğidir. Gıybet, bu makamda en kötü olanıdır. Gıybet eden, gıybete maruz kalır.

Evlat ile ebeveynin arasının huzurla dolmasına onların ihtiyacının olduğu kadar sizin de ihtiyacınız var. Hayat düz bir çizgide gitmiyor, yuvarlak bir dairede dönüp duruyor, sana sıra gelinceye kadar. O halde Allah’tan korkarak kardeşimize yardım edeceğiz.[3] O takva sahipleri huzurlu günde yardımcı olduğu gibi huzursuz günde de yardımcı olurlar, arkasını ararlar.[4]

Mü’min kardeşini sever ve sevmeli. Fena halleri, huzursuz durumları için yalnız acır, lütuf ve dualarla moral verir, arka çıkar, yardımcı olur. Her şeyin rızkını veren Allah olduğu gibi her şeyi terbiye eden de Allah’tır.

Unutmayalım Allah, yaşadığımız hayatın içerisindekilerle bizi terbiye eder. Uzun söze hacet yok!

Mehmet Çetin

03.11.2013.Çiftehavuzlar-Çiğli-İzmir

Not: İzmir’in kadim Nur Talebelerinden ve Gazetemizin eski temsilcisi Yusuf Öztanzan’ın vefatı sebebi ile Cenab-ı Hak’tan rahmet ve mağfiret diler yakınlarına ve sevenlerine taziyelerimi sunarım.


[1] Necdet Şimşek, Muharrem Okur vs.

[2] Celal Keseli,

[3] Hucurât 10

[4] Âl-i İmran 134.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir