Çevrilmeyen sahifeler

Posted by

Onu önceki ziyaretimde dinlerken bir taraftan da geleceğim hakkındaki endişelerim artmıştı. Bu defasında ise hediye ettiği üç koli kitabın ikinci kolisini aşağıya indirmek için nefes nefese çıktığım son basamakta kendisinden işittiğim ve enfüsi hesaplaşmasını dile getiren“Mehmet kardeş! Aldığım kitaplardan otuz yıldır sahifesini çeviremediklerim var!” ifadesi beynimden değil, kalbimden vurdu, vicdanım rahatsız oldu. Yetmiş yaşındaki emekli Din Bilgisi Öğretmeni Bornova’lı Kadri Gülişler Hocam söylüyordu bu ifadeyi.

Kendisi kitapla haşir neşirdir ve sürekli taşıdığı çantasında ve hatta hemen beraberindeki poşetinde illa ki kitap bulundurur ve sürekli okur idi. Buna rağmen hâlâ otuz yıldır sahifesini çevirememenin vicdanî sorumluluğunu yaşıyor ve dile getiriyordu. Kendisi, kitapları bana hediye ederken aslında o sorumluluk yükünü bana devrediyordu, bunun pekâlâ farkında idim.

Kadri Hocamın o sözü üzerine iç dünyamda fırtınalar koptu. Kütüphanemdeki okuyamadığım, âdeta varlığını dahi unuttuğum kitapların sahifeleri beynimde hızla çevrilmeye başladı. Her sahife tokatlıyor, her kitap sorguluyordu. Hâlâ sahifesini çeviremediğim kitaplar, hızla zihnimden geçerken hele kırmızı renkli olanları da gönül koyuyorlardı…

Alacağım bir şey için defalarca araştırır, inceler sorgularım ki bunlar kısa dünya hayatım için elzem bildiğim ihtiyacım içindir. Ebedi hayatım için ışık tutarak rehberim olacak eserleri okumayı hiç mi hiç ihmal etmemeli idim!

Sahifeleri çevrilemeyen kitapları alırken iyi düşünmeli, okumayacak kitap alınmamalı ki israf olmasın, o kitap ve yazarı da manen hesap sormasın. Rafı doldursun, gelenlere görenlere gösteriş olsun diye alınan kitaplar, adı üstünde okunmak için değil gösteriş için alındığı için sahifesi çevrilmiyor, âdeta eşya! Okunmadığı halde okunduğunu söylemek yalana girer. İlgi alanımıza girmeyenleri de bu gruba dâhil edebiliriz. Çok reklamı edilenlere, popüler olanlarına takılmadan, gerçekten işe yarayacak olanı almak en doğru olanıdır ki sahifesinin çevrilmemesine mazeretimiz kalmasın. Bazı kitaplar da vardır ki zamanı gelmeden okunmuyor, bunu da yabana atmamak lazım.

Okunmayan kitaplar neyi öğretir?

İlk cümlemizde ifade edilen geleceğim hakkındaki endişem, mevcut kitaplarımızın ileri yaşımızdaki akıbeti idi. Ömrümüzün son noktasına kadar okumak aşkıyla aldığımız kitaplardan oluşan kütüphanemin akıbeti ne olacak? Devam ettirilmesi olan arzumun hilafına muameleler doğrusu çok endişe verici olur.

Kadri Hocamın, ilerleyen yaşına rağmen elindeki kaynakları istifade edilmesi niyetiyle vermesi, akla gelen makul bir davranıştı. Numune olmasına rağmen bu davranış yine de beni tatmin etmiyor doğrusu.  Vasiyetim o ki, duaya vesile olması niyetiyle adımıza tanzim edilecek bir kütüphanede evlat niyetiyle muhafaza ettiğim mevcut kitaplarımın benden sonra hizmetlerde devamının sağlanmasıdır. Bunu birinci derecede evlatlarımın yapması, değilse dostlarımın yapması kalben daha tatmin edicidir.

Akıbet endişesi her nefes sahibi için geçerli iken emvalin geleceği için de geçerlidir. İnsanların ileriye yönelik şimdiki mücadelesi; mevcudun devamı, artırımı ve muhafazası içindir. Kitabın okunarak muhafazası, yapılan gayretin daha şuurlu ve kalıcı olmasıyla doğrudan alâkadardır.

Gelecek hesaplamaları sadece burası için olursa eksik olduğu gibi tek taraflı da olmaktadır. Hazırlığın şuurlu ve özellikle yarınlara şümullü olması için sahifesi çevrilmesi gereken kitapların arasında ve hatta ilk sıralarda Risale-i Nur olmalı. Milyonlarca şahidiyle isbat edilmiştir ki Risale-i Nur hem dünya ve hem de ahiret hazırlığı ve huzuru için sahifeleri çevrilmesi gereken eserlerdir.

Hayatın hemen her noktasında kitap okumayı sağlayacak tedbirlerde bulunmalıyız. İnternet ve sosyal medyadaki boş dolaşma yerine elimizin altındaki kitabın sahifesini çevirmek daha faydalıdır. Yolculukta ki kısa bile olsa yanımıza bir kitap, sıra beklerken bir kitap ve uyumadan önce bir kitap. Ta ki “Şimdi oku, kabirde okuyamazsın.” hakikatinin anlaşılıp yaşanması için sahifeleri çevrilmedik kitap kalmasın. Hiç olmazsa eline al, istersen okumadan yerine koy!

Mehmet Çetin

27.10.2016 Bostanlı İzmir

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir