Mutlak mutluluk mümkün mü?

Posted by

Canım insanoğlu!

O daracık tünelden dünya bostanına geldiğinden itibaren hep huzuru aradın, bir ömür boyu.

Uğruna neleri feda etmedin ki?

Hayalindeki, daha doğrusu vehmindeki mutluluk uğruna mücadele verdiğin ama işte neticede bulunduğun zaman ve mekân karesinde bir lahza dur ve lütfen geriye dön ve bak!

Yakaladın mı?

‘Buldum, yakaladım, şükür kavuştum,’ dediğin huzurlu vaktinin devamsızlığı ve hemen elden gidivermesi seni yeniden tedirgin etmeye, sıkıntılara düşmeye sevk ederken yine huzursuz oldun, fark ettin mi bunu?

Sen ise ne yapmadın ki hayat boyu onun uğruna?

Her yenilgi sonrasında yeniden bir mücadele, bir taviz, bir fedakârlık gibi hareketli geçen zamanlarla eline geçirdiğini zannettiğin anda kayıp giden, devamını bir türlü sağlayamadığın o arzu dolu anlar, yorgun hayalinde yerini yeniden alıyor.

Ve yenilenen hayat filmi sürekli oynanıyor, sonu gelene kadar sürekli tekrarlanıyor.

Nedir bu çilenin esrarı?

İnsanın mutlu olması için kendinden nakledilen kaynaklar bu sualin cevabına yeterli olmadığına göre bu problemin çözümü nedir?

Haz almayı, mutluluk ile karıştırmamak lâzım, evvelâ. Zira haz, anlık ve geçici bir duygudur; başlar ve biter. Geçici olanda devamlılık aranmaz, bunu bilemedin!

Bir şeyi bütünüyle bilmek lâzım ki o şeye bütünüyle hükmedile bilinsin. Huzur ile alâkalı her şeye hükmetme imkânın yok iken onlara hâkim olacağın vehmiyle mutluluk zannına da kapılma!

Her şeyden önce kendini tanıyıp, haddini bilmelisin.

Cennette verilecek şeyleri burada bekleme hatasına düşme! Dünyevî beklentilerle Cennet sahnesi kurulmaz! Maddiyatın, mutluluk üzerine tesiri hem azdır ve hem de ehemmiyetsizliğiyle beraber geçicidir. Henry Ford’un intihar eden oğlu, veda mektubunda babasına, her şeyi mutlu olması için hazırladığından dolayı teşekkür eder ama mutsuzluktan mahvolduğunu, bunun için gittiğini yazar. Dünyanın en mutlu insanları Kuzey Afrika ekseninde yaşayanlar olduğu tesbit edilirken, intiharın dünyada en fazla yaygın olduğu yer olarak bilinen İskandinav ülkelerinin refah seviyesinin çok yüksek olduğu, bu tezi destekler.

Tüketim araçlarını çoğaltarak mutluluk arayan Batı’nın, paylaşarak mutlu olmayı hedefleyen Doğu’dan alacağı dersleri var, tıpkı Doğu’nun da Batı’dan alacağı dersler gibi. Dünyada mutluluk arayışı elbette hata değil ama ahiretten alacağı dersleri unutmamak kaydıyla.

Konumuzun esası, gelip çatan her kederin arkasından bir huzuru getireceği ümidinden uzak kalmamızdır. İnşirah “Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” , bunu öğütler.

Keder de sıkıntı da birer emanettir, imtihan sahnesinde. O film karesinde; üzerimizde tecelli eden/edecek olan esma-i İlâhîyenin tezahürüne vesile olarak yerine getirilmesi gereken bir ibadet olarak görmek ve bunun idraki huzurunu yaşamak, bu baptaki derdin, dermanıdır.

Acı ile tatlı, soğuk ile sıcak anlaşılır. Huzursuzluk karelerindeki sabretme ibadetini bitirince huzur karelerine şükretme vesilesi olduğunu unutma!

Mehmet Çetin

07.09.2019 Yeni Foça İzmir

 

 

One comment

  1. Sa rüzgar gibi gelip geçen bir hayatta huzur küçük bir esinti oluyor.
    Kaleminize sağlık

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir