Emekli eş sendromu-4

Yanlış anlayışlardan korunması

Hayatımızın her dönemini olumlu yönde olduğu gibi olumsuz yönde de etkileyen anlayışlar var. Bunlar örf ve adetimize yerleşmiş olsa da hatalı olanların farkına vardıkça onları uygulamayarak ayıtlamalı ve hayattan böylece uzaklaştırılmalıdır.

Emekli ölümü bekler, anlayışından başlayalım. Sanki ölüm sadece emekliyi bekliyor, diğer yaş dönemindekileri alakadar etmiyor. Doğrusu yaşlılık ölümle noktalanacak ama ölümle beraber değerlendirilmesi hatadır. Emekli artık üretmez sadece tüketir anlayışı da yanlış. Bu yanlışlık emekliyi ailede, istenmeyen ve tüketen biri olarak görmeye kadar götürür. Aslında beli bükülmüş ihtiyarlar, yaptığı dualar ile topluma gelen bela ve musibetlerin define sebeptir. Topladıkları tecrübe ve bilgelik, yaşlıları ehemmiyetli kılan en önemli özellikleridir. Yaşlılığı bunama ile eş anlamda görmek bir başka hatadır. Yaşlılıkta bunamak mümkündür, ama her yaşlının bunayacağını beklemek yanlıştır. Yaşlının hoşgörülü ve esnek olmadığı ise hatalı anlayışın bir başkasıdır. Hele yaşlının artık yalnız ve terkedilmesi gereken kişi olarak görülmesi en vahim hatadır. Ve nihayet onun yeri artık huzurevidir anlayışı en üzüntü verenidir.

“İhtiyar, koca, karı, kart, moruk, acuze” gibi ifadelere muhatap olmak emekliyi  üzer. “Yaş yetmiş iş bitmiş.”, gerçekten doğru mu ve hangi manada kullanılmalıdır? “İhtiyar köpek boşuna havlamaz.”, sözünden maksat, tecrübeli boş yere konuşmaz ise köpeğe benzetmek doğru mu yani? “Yaş kocar, gönül kocamaz.”, doğrudur. “İhtiyara yoksulluk güçtür.”, “İhtiyarlık, insanı her şeyden geçirir.”, anlayışı hayatı karartır.

Çoğaltabileceğimiz ifadeleri emekliliği yaklaşan eşiniz zaten duyuyordur. Bu ifadelerde tashihler yaparak eşinize anlatın. Yanı sıra müsbet noktalar, güzel manalara dikkat toplanmalı.Safa verenin alınması keder verenin atılması anlayışı emekliye rahatlama verir.

Biz hayatın içerisindeki olumlu ve olumsuz  anlayış, deyim ve ifadeler konusunda ne kadar izahlar yapsak da emekli kendi âleminde bunlara hazır, olgun ve hazımkâr olmalıdır. Bu nasıl olacak derseniz cevabımız gayet basittir. Araştırma, okuma, danışma, gözlem ve tefekkür bunların kaynağı olan cevaplardır. Gençlikte iş hayatının getirdiği meşguliyetlerden fırsat bulamayan insan, emekliliğini sendromlarla uğraşmak yerine eşi ile paylaşımının daha doğru olduğunu anlamalı ve fazlalaştırmalı.

Beslenme ve sağlık anlayışında da pek çok yanlış anlayışlar var. Onları sıralamak yerine kısaca yapılması gerekeni dikkat edelim. Başta sigara olmak üzere zararlı alışkanlıklara artık yeter diyerek bırakmayı düşünmeliyiz. Mesela, oturarak iş hayatını sürdürmek durumunda olanların kilo alma riskine karşılık, emeklilikte en basitinden yürüyerek alınan enerjinin yakılması mümkündür. “Nasıl olsa emekliyiz, iş yok, uykuya devam.” anlayışı da insanı pasifliğe yönlendirir. Aslında bu yaşa kadar öğrenilemeyen şeyler için emeklilik gayet uygun zamandır. Kur’an okumak, bilgisayar kullanmak, araştırmalar yapıp, kitap okumak gibi beyin ve bilgi geliştirici şeyler yapılmalı.“Bu yaşa kadar iyi kötü geldik, bundan sonrası alışkanlık değiştirmenin ne manası var?”, gibi yanlış anlayışlarla kötü alışkanlıkların iyilerle düzeltilmesine çalışmak lazım. Bahçe ve toprak işleri ile meşguliyet rahatsız eden negatif enerjinin boşalmasını sağlar.

Dört haftadır emekliliğe, bir başka ifade ile ihtiyarlığa sıralanan pencerelerden baktık. Haftaya, bunlardan daha farklı ama asıl bakmamız gereken hakikat pençeresinden bakalım, inşaallah.

Mehmet Çetin

23.03.2014.Çiftehavuzlar.Çiğli.İzmir

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir