Gider pusulası kesecektim!

Gider pusulası kesecektim!

Doksanlı yılların başındayız. O dönemde dar ve uzun olan dükkânın arka bölmesinde evrakları, kalabalıkları koyuyorum ve akşamları müşteri tamirlerini yaparken evlâdlarım da geliyor, derslerine çalışıyor ve hanımın hazırladığı yemeği orada yiyoruz. Tek olduğum için sabahları vitrini düzmenin ardından günlük ihtiyaç için toptancıya, atölyeye gitme işlerini hızlıca yapıp döndüğümde ise kapıda bekleyen müşterilerim var, şükürler olsun. Onlar dönüş saatimi yazdığım için bekliyorlar. O yıllarda apayrı bir hareket ve bereket vardı, bilenler iyi bilir.

İşte o hareketli ve yalnız günlerin birindeyiz. Dükkân kalabalık. Tezgâhta müşterim var, hurda bileziğini yenisi ile değiştirdik. Bu işlemin arasında ise bir başka müşteri geldi, üç ay öncesi bilezik fiyatı lâzımmış “Tamam, hâllederiz biraz oturuver.”, demiştim. Bilezik değişim işi biten teyze, çantasını alıp, dışarı çıkmaya hazırlanırken bende arkaya geçtim, eski evraklardan fiyatları bulup, diğer müşteriye verecektim. Döndüğümde baktım ki o müşteri ile beraber iki memur tezgâhta bekliyorlar!

Meseleyi anladım ki, maalesef yakalandık! Maliyecilerin gösterdikleri kimliklerini, belgesiz işlem yaptığımız ifadesini falan hiç dinlemeden hemen toparlanıp o teyzeye hızla çıkıştım:

Nereye gittin?

Teyze, sen nereye gittin? Şu bekleyen müşteriye eski fiyatları almak üzere arkaya gidip gelinceye kadar dükkândan çıkmışın. Daha işlemimiz bitmemişti.

Teyze nasıl şaşırdı sormayın! Maliyeci de öylesine. Bu ara bekleyen müşteri devreye girdi, “Hacı abi doğru söylüyor, biz şahidiz. Teyze gidiverdi, dedi.

Ne yapacaktın?

Teyzeden eski bilezik aldım, ona gider pusulası keseceğim. Yeni bilezik sattım fatura tanzim edeceğim.

            -Haydi yap o zaman.

Derin ve sessiz bir nefes alarak hızla işlemi yapıp, teyzeyi gönderdim.

Maliyeciler de gözüme inceden inceye imalı baktılar ve hayırlı işler dileyerek gittiler.

Esasen bütün alım satımları belgeli yapalım, bu doğru ama pratikte söylenildiği kadar mümkün olmuyor. Sonraki yıllarda yazar kasa bu işlemi kısmen azalttı mı, doğrusu tartışılır. Teknolojik gelişmeler güzel, hayata getirisi iyi ama her gelen şey yanı sıra başka şeyleri götürüyor çoğu zaman onun farkına varamıyoruz bile.

Teknolojinin getirdikleri mi götürdükleri mi!

Şimdilerde pos makineleri, hatta yazar kasa ile uyumlu olanı ve derken e-arşiv uygulamaları. İnanın bunları anlamak, bellemek ve mümkün olduğunca az hatalı uygulamak ayrı bir emek istiyor. Kaldı ki sonraki yıllarda yaşanan küresel krizler, teğet geçmeler, matrah afları vs. değişik değişik uygulamalar hem kafayı karıştırıyor hem de tezgâhta ayrı bir meşguliyet oluşturuyor. Şu işlemlerin bu kadar uğraştırmayanı yok mu?

Hele faturadaki ayrıntılı yazmalar var ya doğrusu insanı bıktırıyor. Yazar kasada fiş kesmek kısmen daha az lâkin onun da sınırlaması elimizi ayağımızı bağlıyor.

Gider pusulası, bu hatıranın başlığı olduğuna bakmayın, aslında anlatılacak pek çok derdimiz var. Eminim, sizin anlatacağınız bizimkinden daha fazla. Yaşlılığın getirdiği güzelliklerden birisi de bazı olan bitenleri unutmamız bize rahmet ama her şeyi hatırlayan gençlere ise zahmet oluyor, bunun da farkındayız, hamdolsun.

Mehmet Çetin

07.11.2022 Yeni Foça İzmir

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir