Doğalgazcı Mehmet Ağabi

Posted by

Kendisiyle mesleğinden dolayı tanışmış idik. Görüşmemizde zarafet ve efendiliği hemen dikkatimizi çekmişti. Emekli maaşı kuyruğundaki görüşmemiz kendisini sohbete davetle taçlanınca artık o derslerimizin “Doğalgazcı Mehmet Ağabisi” oluverdi. İl dışındaki işleri vesilesi gittiği yerlerde kardeşlerimizle buluşmak için arar, telefonları vererek buluşma sağlanırdı.

Sohbetlerde tanışma sırası kendisine geldiğinde gözüyle cemaati tarar ve “1954 Uşak doğumluyum…” künyesini okurdu ki bu da hepimizin tebessümüne vesile olurdu. Bu tarz tanışma onun üslubu olmuştu.

Baba evinden itibaren Risale sohbetlerine iştirak ettiğini söylerdi. Rahmetlinin babası Uşak’ta berber ve sünnetçi Hakkı ağabeyimiz, sessizliği ve sakinliği ile tanınırdı ki oğlunun babasına çektiği anlatılırdı. Sükûnet ve itidal her zaman takdir toplayan bir meziyet idi. Mehmet ağabeyimiz sonraki zamanlarda bir tarikata intisapla Kur’an talebeliğini kuvvetlendirir. Evimizdeki sohbete ilk gelmesinden, rahatsızlığının ileri dönemindeki Çiğli Dershanesine geldiği son vicahi görüşmemizde hep sessiz, sakin ve halim selim idi. Son görüşmemizde uzun yolculuğu hissedilir olmuştu. Zira helalleşerek yapılan kucaklaşmalar hepimizin rikkatine dokunmuştu. Bu rikkat, Ulukent mezarlığında yeniden depreşti onu defnederken. Hele ilk kürek toprağı ben atarken…

Yirmi Sekizinci Söz’deki Cennet bahsine çok özel ilgi duymasını şimdi daha iyi anlıyoruz. Zira o biliyor ve inanıyordu ki Allah’ın rahimiyetinin sonsuz ve sayısız tecellisi Cennette en azam derecede tecelli edecekti. Buradaki eksik ve arızalı bütün uzuv ve duygularımız orada en kâmil manada inkişaf ederek mutmainliğin zirvelerine tırmanacak. Bunların da kesb edilen bir netice değil sadece ve tamamen İlahi bir ikrâm olduğuna iman ediyordu.

Evet, Cennet manevi bütün lezzetlere vesile olduğu gibi maddî bütün lezzete de vesiledir. Hem ondandır ki burada şuursuz ve hayatsız zannedilen şeyler Cennette hayattar ve şuurludurlar. Buradaki insanlar gibi orada da ağaçlar, buradaki hayvanlar gibi oradaki taşlar, emri anlar ve yapar. Sen bir ağaca desen: “Filan meyveyi bana getir.” getirir. Filan taşa desen: “Gel” gelir.

“Dost dostuyla beraber cennette bulunacaktır.” hadisindeki sırrı bir müjde olarak anlıyor ve rahmetli Mehmet ağabimizin dostu olarak Cennette buluşmayı arzu ediyoruz, dua ediyoruz. Ona dostlukla yaklaşanlar ve beraber olanlar inşaallah bu müjdenin şümulüne dâhildirler. Hayatta iken dostluğunun kıymetini bilemeyenler vefatı vesilesiyle anlayıp gıyaben kuvvetlendirmeye bakmalılar. Bu da rahmetlinin gittiği âleme ciddi hazırlık yapmakla, hayır ve hasenata gayretle mümkündür. İşte bunlara motorize kuvvet ise Nurlu iman sohbetlerine sabırla devam etmektir. O sohbete devam eden kardeşlerle buluşmaktır. Zira gün akşamlı, insan ölümlüdür. Mademki en hayati ve vurucu gerçek ölümdür, ona hazırlanmak en büyük gerekliliktir.

Kürek kürek attığımız toprağa tevdi ederken bu samimi duygular ise, kabrinin başında kalbimize gelip, gönül sahifesine hatıra olarak kaleme dökülenler oldu.

Mehmet Çetin

03.11. 2015 Ulukent Menemen

One comment

  1. Allah rahmet eylesin, makamı Cennet olsun Mehmet kardeşim.
    Arkadaşın ne güzel bir ölüm nasip olmuş,Allah rahmet eylesin.
    Hepimizi Allah perişan eylemesin, sonumuz hayırlı olsun.
    Selam ve sevgilerimle hayırlı günler dilerim.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir