Sevgi dolu bir iftar sofrasından kalanlar

Ramazan Bayramı Hatırasına

Sevgili dünürüm Nazmi Bey, bizi iftara davet etmişti. Aynı sofraya kayın biraderi ve damatlarını da davet etmiş. Bu sofranın ibret dolu hatıralarını satırlar vasıtası ile paylaşarak arşive kaldırmak istedim.

Buca’nın muhteşem bir lokantasındayız. Uzunca bir masayı hazırlamışlar. İkinci aile olarak biz gitmiştik. Muhabbetin ön kısmını konuşurken ezanının hemen önünden kayın birader Yılmaz Bey, eşi ve kızları geldiler. Damatlar ise bizim önümüzden gelmişler, iki damat aralarında muhabbet ediyorlardı. Aralarında dediğim o güzel ve tatlı sohbetlerini bölmemeye dikkat ederek, selamlaştım.

Niçin onların haline dikkat ediyorum diye soracaksınız biliyorum. Sormadan cevap vereyim. “Onlar genç, bakalım nasıl davranışta bulunacaklar” şeklinde diyeceğimi zannetmeyin. Benim dikkatimi çeken bunun da ötesinde.

Damatlar ile kayınvalide ve kayınpeder arasında geçen tatlı sohbet ve şakalaşmalar ders verici nitelikte idi.

Kayınvalidenin, damattan yana olması, rahmetli kayınvalidemin bir prensibini orada ifade etmeme vesile oldu. Allah rahmet eylesin sevgili kayınvalidemin yanında ben her zaman haklı idim. O, derdi ki; “Kızını seviyorsan damattan yana olacaksın, oğlunu seviyorsan gelinden yana olacaksın.”

Bir kahkaha koptu hepsinin ağzından, ardından “çok da politikmiş” takılmalarının nihayetinde takdir ifadeleri geldi. Muhabbet bu havada iken, kayın valide damatlara iltifatları yağdırdı; onlar benim bir tane damatlarım vs.

Evet, doğrusu damat da, gelin de sevilir ve sevilmeli. Bu sevgiyi kayın peder ve valide olarak biz esirgememeliyiz. Hatta bunu samimi olarak yapmalı ve ifade etmeliyiz. Zira damat ve gelin ailemize ne kadar sonradan dâhil olsalar da nihayetinde evladımızın eşidir, bir bütünün parçasıdır. Bütünü teşkil eden herhangi bir parçayı, önceki sonraki ayırımını yapmak doğru olmaz. O halde evladımız kadar damat ve gelinimizi de sevmemiz gerekecektir.

Sevgi, karşılıklı olunca parlar ve ziyadeleşir. Karşılıklı sevgiye ruh katan ise saygıdır. Saygıyı kıran sevginin varlığından bahsedilmez. İşte bu noktadan taraflar sevgilerinin samimi olması için saygılarının da samimi olmasına dikkat etmeliler.

Dikkat etti iseniz saygı ve sevgiden bahsederken yaş meselesini, büyük küçük durumunu söz konusu bile etmedik. Zira sevgi ve saygı, yaşa göre değil samimiyete göre olmalı derim. Samimiyetin olmadığı yerde sevgiden saygıdan bahsetmek inandırıcı olamıyor.

Saygı ve sevgi konusunda gelin ve damat ne kadar karşı taraftan samimiyet görseler de kendi konumları noktasında fıtri bir gerçek olan gelin ve damat olmalarını unutmamalılar. Dolayısıyla münasebet ve davranışlarda bu genel olan ve hepimizi bağlayan kurala dikkat edilmelidir. Görülen samimiyet bu konumdaki ciddiyeti bozmamalı.

Bu vesile ile dün damat, bugün damat ve gelin sahibi olmamı hatırladım. Bunları düşünürken hamdolsun gelinimi de damadımı da sevdiğimi, saydığımı hatırladım, ama yeterli görmedim daha fazla sevmem gerektiği dersimi de aldım.

Sevgi dolu iftar sofrası bereketli oldu böylece.

Mehmet Çetin

30.07.2013.Çiftehavuzlar-Çiğli-İzmir

1 Yorum

  1. Elbetteki gelinler gelinliğini , damatlarda damatlığını bildikten sonta ortada sorun zaten olmaz, olamaz .Benim annem de derki damat veya gelin yok, onlarda benim kızım ve oglumdur. Bu düşünceyle evliligimizin ilk döneminde anne ve babamla 8 yıl beraber kala bildik. Birde gençlerin birtakım oyunlara gelmemelerini tavsiye ediyorum, hani o türkü, şarkı, manilerdeki kaynana olaylarına tevessül etmezlerse olay bitmiştir.
    Ama bu arada bizlerde şanslıyız kayınpederle kimse ugraşmıyor. DUA İLE KALIN.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir