Arbak Akın 

Avatar photoPosted by

Arbak Akın 

               

Onun, pala bıyıklı hâli, tanıyanların hatıralarındadır. Hatırlayanları, sadece Koçhisar değil, rahmetlinin gezdiği yerlerdeki insanları, görüştüğü kimseleri de unutmamak gerekir.

En uzağından en yakınına hemen herkese yardımsever ve insan canlısı, sosyal münasebetlerinde yapıcı, kucaklayıcı bir kişiliğe sahip olduğu, onunla görüşenlerin ilk ifadesidir.

Arbak Akın (1945-2001) çok da uzun olmayan 56 yıllık ömründe, eminim ki sizlerin de hatıralarınızda güzel kareler bırakmıştır.

Kendisi, ailecek en yakın komşumuz idi. Çocukluğumun ilk karesinde bahçe duvarımızın öbür yanında o, bu yanında Müzeyyen Ablamla yaptıkları görüşmeler var. Bu görüşmeler, nihayet evlenmeye ve Bülent, Sevim, Niyazi isimli üç evlâdın dünyaya gelmesine vesile oldu.

Uzun dönem Şehir Lokali’ni işletir. Hükümet Konağı’na yakın yerde idi. Sonrasında Mahmutoğlu’nun dükkânı yanında, eski hastane sokağında ve nihayet Belediye İş Hanı üst sokağında kahvecilik yaptı.

Onun çayının tadını bilenler, tiryakisi olmaktan kurtulamazlar, desem, az biraz mübalağa etmiş olurum, derim.

Abidin Akın

Arbak Eniştem, babası rahmetli Abidin Amca gibi kiloludur ki bu kilo ve zaman zaman omuzuna attığı ceketli hâli, ona ayrı bir heybet verirdi.

Belediye İş Hanı üzerindeki işyeri bizim dükkâna yakındır. Çayımızı ısrarla ondan isterdik. Bu dönemde kendisinin ve Müzeyyen Ablamın sigortalı olmasına yardımcı olmamın ileriki hayatlarındaki faydayı gördük. Bu yardımı, reklamım olsun diye yazmıyorum. Sizin de yakınınızdaki kişilere, geleceğe yönelik yaptığınız yardım, onların o dönemki hayatlarına çok faydalı olması gerçeğine işaretle yardım etmenize teşvik içindir.

Sonraki yıllarda Koçhisar’dan ayrılmaya karar verir. Vefatı öncesinde, akrabası Hâkim Hasan Sümer’in teşviki ile 1995 yılında gittiği yerde küçük bir bakkal dükkânı açar.

Bir gün evine çıkan merdivenler, onun rahatsızlanmasına ve nihayetinde bu dünyadan ayrılmasına bahane olur.

Bir hatırayı burada nakledelim de rahmetlilere Fatiha’lı tebessüme vesile olsun.

Kahveci Arbak’ın halası -ki karşı komşumuzdur- Şehriban Halayı ikna edip sinemaya götürürler. Yaşlı kadın, ilk defa sinemaya gitmektedir. Neyse, birazdan filim başlar. Filmde kavga sahnesi çıkınca kavga edenlerin canlı olduğunu zanneden Şehriban Hala, Kahveci Arbak’a yüksek sesle şöyle bağırır: “Arbak, Arbak! Koş yavrum, şu kavga edenleri ayır!”

 

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir