Ablanın kızı, ağabeyin oğlu

Posted by

Okumaya başlamadan önce mahremiyet alanına saygı duyduğumuzu ve fakat gittikçe kronikleşen bir probleme işaret etmeyi, neşriyatta bir vazife gördüğümüzü ifade etmeliyiz. Kısa bir makaleye sığdırılamayacak kadar geniş olan bu konuya işaret ederken bir kişiye faydasının olması, bu yazıdaki muradımızdır.

Aileye ve mahalle göre değişkenlik arz etse de yaşanan bir gerçek var ki ablanın kızı, ağabeyin oğlunun cemaate uyumunda ciddî sıkıntılar yaşanmaktadır. Hiç de arzu edilmeyen bu neticeyi yeterli tecrübeye sahip olanlarla paylaşıldığında anlaşılıyor ki zamanında yapılması lüzumlu olanlar ile yapılmaması gerekenlerin sıralamasında hata yapılmakta imiş.

Tebliğde ehem mühim sıralamasında öncelik evlâdların olması gerekir iken diğerleri ile ziyadesiyle meşguliyet evdekilerin ihmalini netice vermektedir.

Bir mahalde hizmetin önünde gidenlerin evlâdlarının cemaat ile münasebetinin olumluluğu takdir ve duâ toplarken olumlu olamayanların ise tenkit ve ümitsizlik aşılamaktadır. Her ne kadar kötü, başkalarına örnek olmamakla beraber nefis, kötüyü kendine numune alarak savunur. Bu da olması gerekenin kalitesini düşürmektedir. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmamak adına elimizdekini ihmal etmemeye yeniden dâvet etmekle beraber bu ağabi ve ablanın yakınlarında bulunan arkadaşlarına da bir vazifeyi hatırlatırız. İşte siz de yaşayarak şahit oluyorsunuz ki mahallinizdeki hizmeti omuzlayan bu ağabi ve ablanın yaptığı hizmete yardımcı olmalısınız. Onların hizmetle meşguliyetinden yapabileceğiniz bir kısmını sizin üstlenmeniz şeklindeki yardım ile ailesi ve evlâdıyla biraz daha yakından alâkadar olmaya fırsat bulsunlar.

Hizmet ile ziyadesiyle meşgul olan ağabi ve abla, evlâdının eğitimindeki sabır ve hoşgörüyü diğerlerine gösterdiğinden daha fazla göstermesi gerekirken nedense eve geldiğinde pili azalmaktadır. Bu bir gerçektir. Azalan bataryanın ciddî manâda yeniden doldurulması için; bu konuda ve bu kişilere muhatap olacakların, alanında ve konusunda uzman kişilerin organizesiyle programlar yapılıp bu ağabi ve ablalar orada âdeta şarj edilmelidir. Bunlara verilen moral ve bilgilerle mahallerine döndüklerinde daha başarılı ve verimli olmaları mümkündür.

Verilen nasihatlere ebeveynlik, bazen aşılamayan bir perde olmakta. Bu vaziyete çare olarak birbirimizin evlâdlarına yapılan nasihatin daha tesirli olduğunu tecrübeye dayanarak tavsiye ederiz.

Gerçekten mum dibine niçin ışık vermiyor?[1] Peki, dibini aydınlatamayan muma nasıl yardımcı oluruz?[2] Aşağıda linki verilen yazılarımızda bu konuya değinmiştik.

Konu ayrıntılarıyla ne kadar anlatılırsa anlatılsın, şöyle ya da böyle, evlâda zamanında yapılan nasihatlerin atılan tohumların ileride tesirinin halk edilmesini Rabbimizden istemeliyiz. Bu konuda devamlı ümitvar olmak duânın kabulünde çok tesiri vardır.

Bu konular hepimizi derinden hüzünlendirmektedir. Gerçeği ne kadar gizlemeye çalışsak da hak ortadadır. Hüzünlendiren duygularımıza daha üst noktadan bakarak çözüm yolu arayışımızı haftaya beraberce paylaşalım inşaallah.

Mehmet Çetin

23.02.2017 Bostanlı İzmir

[1] http://www.yeniasya.com.tr/mehmet-cetin/mum-dibine-nicin-isik-vermiyor_213381;https://www.mehmetcetin.de/mum-dibine-nicin-isik-vermiyor/

[2] http://www.yeniasya.com.tr/mehmet-cetin/muma-destek_213477; https://www.mehmetcetin.de/muma-destek/

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir