Mehmet Taner

Cumhuriyet ilkokulundaki unutamadığım ilkokul arkadaşım 1959’lu Mehmet Taner’in hâlâ zihnimde canlılığını muhafaza eden şu hatırasını çok anlamlı buluyorum ve izninizle paylaşmak istiyorum.
Dersin konusu yalan söylememek idi. Öğretmenimiz Mehmet Taner’i yanına aldı ve hepimize dersi anlatıyordu: “Çocuklar meselâ arkadaşınız Mehmet, yapmış olduğu bir şeyi yalan söyleyerek anlatsa ne kadar çirkin olur.” diye başladığı cümlesinin daha ikincisine geçmemişti ki Mehmet başladı ağlamaya. Şaşıran öğretmenimiz sebebini sorduğunda şaşırma sırası hepimize gelmişti: “Ama öğretmenim ben yalan söylemem ki!”
Doğruluk, dürüstlük ve yalan söylememek onun karakteri olduğu kadar çalışkanlığı ve yardımseverliği de öyle idi. Reklamı sevmez ve yardımların sessizce yapılmasından hoşnut kalırdı.
Taksi Meydanından aşağıya, Uzunöz Eczanesinin sokağına girişte Kıyevli Nafiz İldeş’in dükkânından sonraki geniş mekân olan Modern Gıda Pazarı, nâmı ve lâkabıyla babası Cüce Sait’in dükkânıdır. Ki bu sokakta Elvan İldeş ve Mehmet Taner isimli sevdiğim iki ilkokul arkadaşımın babalarının dükkânları var idi.
Dükkânlarının olduğu bölge genişçe bir alandır. O alandan aşşa (aşağı) asfalta iki yol iner. Birisinin başında tuvalet vardır ve diğerinde ise eskiden Sağlık Ocağı ile Hastane var idi. Bu alan taksi meydanı ile beraber çarşıda en geniş meydan oluyor idi ki buraya eski garajdan gelen yol Karabük Çeşmesi ile bağlanıyordu. Bunları, eskinin unutulmasını istemediğimiz hatıralara not olsun diye kaydediyorum.
Elvan ve Mehmet, esnaf çocuğu olmanın getirisini çok iyi kullanan iki arkadaşımdır. Bu tecrübe, onların beşerî münasebetlerinde hemen kendini gösterir. Elvan’ın uzun yıllardır yaptığı öğretmenlikte, bu vasfı onu daha da sevilen ve sayılan konumuna getirdiğini düşünüyorum.
Konya Sanat Okulu Torna Tesviye bölümü mezunu olan Mehmet, baba mesleği olan marketçiliği kardeşi Hüseyin ile uzun süre devam ettirdiler. Sonraki yıllarda başladığı Ankara’da Ülker’in bölge bayiliğini de, kalb krizinden vefat ettiği 2005 yılına kadar yaptı. Ankara, Karşıyaka mezarlığına defnedildi. Üç evlâdı vardır.
Ülkede olan bitenlere o da ilgili idi. Kendisi sağduyu sahibi olup, meselelerin kavga ile değil görüşerek konuşulmasından yana idi. Yetmişli yılların o anarşik ortamında kendini kavgaya gürültüye kaptırmadan muhafaza edebilmesi takdir edilen bir vasfıdır.
Güleç yüzlü ve cana çok yakın olması, iş yerindeki müşterilerine olan ciddî ama samimi alakası onun unutulmaz özelliklerindendir. Nükte ve şakalaşması hem anlamlı ve hem de ibretli idi. Onu bu yönüyle de sever ve sayardım.
Hayata vedası, hepimizi çok üzdü. Allah rahmet eylesin, mekânını ve makamını Cennet eylesin. Ailesine sabırlar versin. Âmin.
Mehmet Çetin
17.07.2018 Yeni Foça İzmir

3 Yorum

  1. Arzu Taner Kaya’nın yorumu
    Bu güzel hatıranızı bizimle paylaşmanız hem duygulandırdı hem gururlandırdı, çok teşekkürler. Ne güzel arkadaşlar, ne güzel hatıralar biriktirmiş babacım.
    Elinize, dilinize, kaleminize sağlık saygılar.

  2. Hüseyin Taner’in yorumu
    Eyvallah Hocam, eline diline sağlık.
    Allah’a emanet ol.

  3. Kadriye Sarıkaya’nın yorumu:
    Mehmet Ağabeyimin mekânı Cennet olsun, yattığı yer nur.
    Kendisi gerçekten çok iyiydi, iyilik sever bir insandı.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir