Altın para

Dünyanın en değerli kâğıt parasına sahip olan Kuveyt’in, Körfez Harbi’nde Dinarın o yüksek değeri kaybettiğini hatırlıyoruz. Sınırlarından tecavüze uğrayan bu ülkenin, paralarının değil de kasasından altınlarının çalınması esas değerli olanın hangisi olduğunu ispata yeter.

Altın, pek çok önemli özelliklerine rağmen para olma vasfı konusunda “Altın; para mı, yoksa mal mı?” tartışması İslâm hukukçularını geçmişte hep meşgul ettirmiştir. Meşgul eden bu konuyla bağlantılı diğer meseleler hüküm almaktadır. Zekâtın hesaplanmasından faizli muamelelerin çeşidine kadar.

Sağlam ve güvenilir alış veriş vasıtasını, ekonomisinin omurgasına oturtamayan insanlık sıkıntıdan sıkıntıya devrolup gitmekte. Sembolik veya sanal vasıtalarla, siyasî yaptırımları ile ekonomisini ayakta tutan ve yürütenler bile yarınları hakkında rahat değiller.

Bütün bu sıkıntıları taşırken neredeyse son iki çeyrek yüzyılda, yeni bir sıkıntı daha eklendi sırtımıza. Dünün altın olan alış veriş vasıtası bugünün kâğıt parası, artık yerini sembol ve temsili araçlara bıraktı, yani e-paraya. Cebimizdeki kredi kartları bu paranın işlemcisidir.

Evlerden fabrikalara varıncaya kadar bacalardan kara duman yükselten kredi kartlarının, ülkemizde dengesiz ve hesapsız kullanımı nihayetinde ferdin ve cemiyetin tüketiminin aşırılıkları ve israfı ile ekonomileri can çekişir hale gelmekte. Cebi delinenin zamanla imanının de delindiğine üzüntü ile şahit olmaktayız. Bunun adına en cazip isimler de koysalar maalesef resmimiz budur.

Bir şey esas alınmalı, alınan esas ise sağlam olmalıdır. Kağıttan paranın tarihi altın para ile kıyaslanamaz. Şimdilerde kaydî paranın yanında e-paranın, kıyas yapılamadığı gibi. Ama hangisi olursa olsun değer ölçüsü olacak olanın, sağlam olması gerekir. Altın para, kağıt para, kaydî para, e-para çeşitlerinin içerisinde üstünlüğünü hiç bozmayan, her şekli ile değerini koruyan tartışmasız altındır. Altın dünya ve ahirette zenginlik, ihtişam ve saltanatın değer ölçüsü, alamet-i farikası kabul edilmektedir.Sıralanabilecek pek çok sıfat ve özellikleri ile altın tartışmasız değer ölçüsü saltanatını korumaktadır. Altın yaratılış olarak da değerli bir madendir. Emsali olmayan tek maden.

Altını süs eşyası olarak kullanmak ise ayrı, önemli bir konudur ama süs, madem ki önem verilen bir şey ise, o da en değerli olan ile yapılacak ise, iş yine altına dönmekte, onun kıymetini bir kere daha göstermekte ve yükseltmektedir.

Geçmişte altın ve gümüş uzun dönemler boyunca para olarak kullanılmıştır. Sonra temsili paralar çıktı. Bu paralar temsil ettiği mal ve metallerin yerine geçmek üzere oluşturuldu ve piyasaya sürüldü. Sonra bunların da sıkıntıları çıktı, bildiğimiz kağıt para kullanılır oldu. Önceleri kâğıt para, kasadaki altına endeksli idi. Sonra o da bırakıldı, tamamen devletlerin ekonomik, siyasi ve kültür vasıtaları oldu. Artık ekonomisi, siyaseti ve kültürel baskısı güçlü olanın parası da güçlü oluyor. Bugün buna teknolojik olarak e-parayı da dahil ettiler.

Teknolojik gelişmeler dünyayı küçülttü. İletişim ve bilgisayardaki gelişmeler ticari hayatta bilinen parayı, elektronik para (e-para) konumuna getirdi. Böylece kontrol edilebilen, harcamaların kayıt altına alınabilen durumuna geldi. Mobil telefonlar ile her türlü harcamanın yapılması yaygın olan kâğıt paranın devrinin bittiğini e-para devrinin başladığını yavaş yavaş gösteriyor.

Artık e-para, değer ölçüsü olan kâğıt paranın bütün özelliklerini almaya namzet olarak fakihlerin önünde beklemektedirler. İleri zamanın fakihleri artık e-paranın fıkhî problemlerini tahkik edip hüküm çıkarmalılar, belki de çıkardılar.

Altının üzerinden siyasi hesaplar kaldırılırsa insanlığın ekonomisinin can simidi olmaya tek namzettir. Spekülatif oyunların üstesinden en ehven şekli ile altının para olarak kullanımı ile mümkün olacağı kanaati daha doğru gözüküyor. Tarihte altının, para vasıtası olarak düzgün ve istikrarlı şekilde kullanımı bu kanaati kuvvetlendirmektedir.

Bu kısa yazımız ile paranın kâğıt ve elektronik olarak kullanılmasından ziyade daha sağlam olan altının para olarak kullanılması gerçeğine işeret etmeye çalıştık. Konu geçmişte de çok tartışıldı elbette. Bütünüyle insanlık, kendi tarihinden gelen tecrübelerle sulh ve sükûneti için; paranın altın, altının para olarak kullanımını yeniden düşünmeli ve tartışmalıdır.

Kâğıdın para olma özelliği kendisinde yoktur, itibarîliğindendir, altının ise para olma özelliği bizzat yapısındandır.  Değer, değişim ve tasarruf aracı olmaya ise, altın, en layık olanıdır. İtibarî paradan mal paraya yeniden dönmek esasen asla dönmek anlamındadır.

Mehmet Çetin

23.01.2014 Çiftehavuzlar-Çiğli-İzmir

1 Yorum

  1. Ve bi hi, Bir işçi emeği karşılığında da en eskiden mal-gıda daha sonra altın veya gümüş sonraları parayı eline alırken şimdilerde sadece banka hesabında bir takım rakamlar görmektedir. Modern kapitalist toplum düzeni insana verilen değeri hesabında görülen rakamlara endeksleyince, kendi değerini yanlış yerlerde arayan ve duygusal tatmin olamayan nefs-i emmare sahibleri, elinde ki kredi kartlarında görülen rakamlarla yani aslında karşılığı olmayan limitlerinin yüksekliği ile mutlu olmaya kalkınca maddi manevi birçok dram yaşanır hale geldi. Bundan ve başka delillerle de anlaşılır ki gerçek malın veya emeğin vs karşılığının ( var mı yok mu belli olmayan şekilde) sanal olması fıtri değildir. Fıtri olmayan ise İslamca, -derecesine göre- ya hurmeten( haram kılınarak), veya kerahaten veya edeben mutlaka merduddur. En Doğrusunu Allah bilir. Selam ve dua ile.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir