Müzeyyen Akın
Çocukluğumun ilk hatıralarında Müzeyyen ablamın neşeli, dipdiri, sevecen ve bir o kadar da hayat dolu anıları vardır ve ne zaman onun adı geçse hatıralarıyla hayalim tazelenir.

Soldan ikinci hanım Müzeyyen ablamdır.
Ablam olduğu için bunları bahsediyor değilim, kime sorsanız muhtemeldir ki benden fazla onu yâd eder.
Onun dirayeti, otoriter duruşu rahmetli kayınvalidesi Fikriye teyze ile çok uyumlu idi, ona gelin gitmeden önce de bu karakteri vardı. Rahmetli annem ve diğer ablamlar daha halim selim iken Müzeyyen ablam farklı idi.
Müzeyyen ablamın bendeki en eski hatıraların karelerinde eşi rahmetli Arbak eniştem vardır. Arbak eniştem, ilçede tanınan birisiydi. Pos bıyığı, omuzunda ceketi, parmak arasında sigarasıyla çarşıdan eve çıkan yokuşlu yolda, yavaş ama vakarlı yürüyüşüyle hatırlarım. Evinde olsun, kahvehanesinde olsun çok yakından ilgilenen, insan sevgili, candan davranışı, samimiyeti onun özellikleriydi.

Kahveci Arbak eniştemin Bağ-Kur’a girmesindeki iknalı çabalarımı, ablamın da emekli olmasına olan yardımımı da şükrederek anmam lazım.
Gittiği yerde, bulunduğu ortamda bir şekliyle sevk ve idareyi ele alır, oradakilere kendini dinletir, sevdirir ve içinden çıkılmaz zannedilen meseleleri çözüme kavuşturur, insanlara yardımcı olurdu.


Sevim, Bülent ve Niyazi isimlerinde üç evlâd sahibidir. İki gelinini, kızından hiç ayırmaz, onlar da ona candan sevgi ve saygıyla bağlıdırlar.

Arbak eniştemin vefatı sonrası evdeki yalnızlığına torunu Söker, imdadına yetişti.

Söker ile vefatına kadar süren babaanne-torun münasebetindeki unutulmaz anılarını özellikle burada ifade etmemiz lazım. Diğer evlâtlarıyla da mutlaka değerli hatıraları var ama Söker, onun için hayata bağlanan bir köprüydü.
Son zamanlardaki rahatsızlığı, zaten ağır olan hayat yükünü onun özelinde de iyice ağırlaşmasına sebep olduğu gibi şakalarını, sevecen konuşmasını da ister istemez yavaşlattı. Eşi Arbak Akın’ın (1945-2001), beklenmedik vefatı ve sonrasındaki aile yükünün taşınması, hâliyle kendisini yordu.

Yaş ilerleyince ölümün bahanesi çok olur. Öncesinden gizli olan rahatsızlıklar fırsat kollarmışçasına ortaya çıkıverirler. Biri tek çıksa hadi neyse ama birkaçı yüklenince dayanılmaz olur ve insan ister istemez etkilenir.

Ablam Müzeyyen Akın (1950-2025) da dünyadan yorulanların, yükünü buraya bırakıp da ahirete gidenlerin, dünya yükünden kurtulmuşların kervanına katıldı.
Yolun açık olsun ablam. Allah yâr ve yardımcın olsun.
Mehmet Çetin
13.08.2025 Yeni Foça İzmir

Rahmetli ablamızın tahlilini güzel toparlamışın. Hem ablamla hem eniştemle ilgili birer güzel hatırayı da ben nakledeyim. Daha ablamın nişan düğün meselesi yokken eniştemle gizli gizli görüşürlerdi . Beni de postacı olarak kullanırlardı. Yaşım kaçtı hatırlamıyorum. İlk okul öncesidir muhtemelen. Eniştem, ben evimizin bahçesinde oynarken bahçe duvarından uzanıp bana seslenerek ablamı çağırmamı ister yahut mektup uzatıp ablama vermemi söylerdi.
Ayrıca eniştem sigara içerdi fakat bir kere olsun annemin yanında sigara içtiğine şahit olmadım. Üstelik babasıyla çilingir sofrasına oturan bir adamın annemin yanında sigara içmemesi eşsiz bir edep idi.
Allah her ikisine de rahmetiyle muamele etsin.
Ailemizde ilk vefat eden Ekrem abime üç gün fasılasız ağlayan ve hala öldüğünü kabullenemeyen ben, Müzeyyen ablamın vefatında gözümden yaş gelmedi. üzülmem mi? Elbette üzüldüm fakat daha ziyade âdeta sevindim. Zira yaşadığı rahatsızlıklarla yaşanacak hayat, hayat değildi. Hem kendinin hem de çocuklarının kaldırabileceği bir yük değildi ve isyan riski taşıyordu. Bu yüzden hem kendini hem çocuklarını, imtihanı kaybetmekten kurtardı. Allah var, çocuklar yüksünmeden evlat gibi ilgilendiler. Allah onlara da evlatlarını hayırlı etsin.
Hiç unutmam çocukluktaki bir bayramda ziyaret edişimizi. Bize hiçbir şey koymayıp, bizden sonra gelen misafire, ailesinden birisiydi kimdi bilmem, yanımızda irmik tatlısı ikram edip, bizi seçmesini, ölsem aklımdan çıkmaz, çocuk aklımla üzülmüştüm.
Not:
İnsanların yaptıkları hareketlerinden bazılarına bir mana veremeyebiliriz, belki bilemediğimiz bir şey de olabilir. Sizin de böyle bir hatıranıza saygı duyarak ama helalleşmenizi de hatırlatarak yorumunuzu yayınlıyoruz. MÇ.
Allah razı olsun dayı, çok iyi bir şekilde özetlemişsin annemi, mekanı cennet olsun, ahirette rahat eder inşallah.