Hastane Muhasebem 2
“Hâzık, mütedeyyin hekimlerin tavsiyelerini tutmak, ehemmiyetli bir ilâçtır.” [1] Eyvallah Üstadım, amma gel gör ki Ruhi-i Bağdadi’nin dediği gibi;
“Refîksin nazarın müşfikâne değil.
Tabîbsin sözün amma ki hâzıkâne değil”
Doktor var, lâkin eyyamî, beni mi, alacağı parayı mı düşünüyor, bilemem. Benimle ilgileniyor görüyorum velâkin müşfikliği endişe verici. Doktor, hem de uzmanı ama hâzık değil. Yani hasta olan hastası değil kendisiymiş gibi gören ve bunu içselleştirerek empati yapıp hastasına öylece samimi davranan. Lügat, her kadar hâzık hakkında “uzman” manası verse de işine, hastasına kendini kaptıran, işinin hastası olan, sıradan bir tabiplik değil, kendi yaşayışıyla da doktor olan manaları da aranmalıdır. Mütedeyyin hekim, her yerde bulmak, hem de hâzık olanı bulmak hakikaten hem zor hem de mümkün olmuyor çoğu zaman. Hekim, doktora göre daha samimi, daha içten manasınadır.
Kaldı ki araştırma hastanelerinde deneme-yanılma ve tecrübe kazanma hâdise ve hikâyelerini de duyunca mütedeyyinlik ve hâzıklık rafa kalkıyor.

Neyse, nihayet ehven de olsa bir uzman doktor bulduk ve ameliyat günümüzü bekliyoruz. Bu süreçler içerisinde enfüsî âlemimizdeki muhasebeler sürüp gidiyor.
“Hayat, musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur, …”[2] eyvallah.
Menfî kısım olan ibadet ki hastalıklardır. Hastalıkla kul, zaaf ve aczini düşünerek Rabbine olan ubudiyetini ihlâsla yapar. (2. Lem’a), buna da eyvallah, amenna.
Hastalık bir musibettir. Musibet ise cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddemesidir.[3], hükmünden hareketle, nasıl bir cinayet işledim ki bu musibete duçar oldum? Yahut yarın beni nasıl bir mükâfat bekliyor ki bu musibete müstehak edildim? Mükâfat lafzı, müjde olup, acıyı sabra çevirir ama musibetin dâvetçisi cinayetim veya hatam nedir, meraklandırır, suçlandırır.
Hemen enfüsî hâneme dönüyorum. En yakından, en geriye doğru hatırlamaya çalışıyorum.
Karşıyaka’ya Rabbimin ihsanıyla mülk bir daire alarak talebelerin kullanımına yardımcı olduk, hamdolsun ki bunu iftihar için asla söyleyemem sorumluluk duygusuyla ifade ediyorum, verdiğinin zekâtını değerlendirme adına…

Yıllardır hasretini yaşadığım talebeli o dershaneye tam sahip çıkıp ilgilenmem gerektiği bir zamanda çıkan/çıkarılan koronayı gerekçe gösterip Yeni Foça’daki yazlıkta kalarak, yıllarca orasıyla ilgilenemem, benim için affedilemez bir hata idi. Hata, cezasız kalamaz yoksa tesiri olmaz.
Cemaati sorarsanız, benim geride durmamın tesiri, ister istemez organizede eksiklik oluşturdu, gevşemeye sebep oldu, gelenler gelmez oldu.
Şimdi bu cinayetleri ben hak etmeyeceğim de kim hak edecek, sorarım kendime?
Hastanede, sedyelerle, tekerlekli sandalyelerle taşınırken ezilen gurur ve enaniyetim, bu bahsettiğim hatamı telafiye yetersizidir, hemen söyleyeyim. Oradaki hâlet, ezilmişlik doğrudan iç dünyamla ilgili olurken hizmete bakan kusurum daha mühim ve neticesi vahim bir gidişata bakar, o sebeple karıştırmamam lazım.
Mehmet Çetin
01.01.2026 Karşıyaka İzmir
[1] Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar (2017), s. 341 (20. Deva)
[2] Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar (2017), s. 23 (2. Lem’a)
[3] Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat (2017), s. 557 (Hakikat Çekirdekleri, 62)







Müjdat Bayar
Rabb’im şifa versin kıymetli ağabey. Ellerinizden öpüyorum.
Selim Acar
Rabbim, acil şifalar versin ağabey. Yüreğinize ve kaleminize sağlık. İnşaallah daha nice seneler hizmet edeceksiniz.
Süleyman alıç
Muhterem Abey Güzel bir Nefis muhasebesi yapmışsınız bu nefis muhasebesini Rabbim bizlere de nasip eylesin. Rabbim hem size hem de tüm hastalarımıza İSMİ AZAMI ve ŞAFİ ismi hürmetine acil Şifalar versin Rızasına uygun olarak hayat yaşamanızı nasip eylesin amin amin amin.
İ. Seyda
Sağlık ve afiyetle inşallah. Allah’tan şifa diliyoruz.
Neslinur
Saygıdeğer Mehmet Çetin ağabey, çok çok geçmiş olsun. Şafii Hakiki den şifalar diliyoruz.
İlker Cihan
Yüce Rabbim sizleri sağlığınıza sıhhate kavuştursun. Hizmetlerinize kemal-i şevk ile devam edesiniz. Lütfen kendinizi de çok suçlamayınız O pandemi herkesi her şekilde olumsuz yönde etkiledi. Kusurlarımızı Yüce Rabbimin merhametine havale ederiz. Tekrar şifalar diliyor, Selamlar sunuyorum Muhterem kardeşim.
Ahmet Çetin
Maşaallah. Güzel bir nefis muhasebesi. Senin de temas ettiğin gibi “Musibet, bir vazife ile gelir ve vazifesini görmeden gitmez” hakikati mucibince o musibetin vazifesini anlamak ve onu yapmasına yardımcı olmalıyız. Vazifesi hastamızı fark ettirmek ve tövbeye sevk etmektir. Madem ki hastamızı fark ettik, şu hâlde tövbe edip telafisine çalışarak o musibetin ve kendimizin görevini tamamlamasına yol vermek vaktidir. Allah şifa ve itmam nasib etsin.
Ali Yılmazcan
Geçmiş olsun. Allah yardımcınız olsun En kısa zamanda şifalar ihsan eylesin
İlhami
Aziz ağabey geçmiş olsun rabbim şifa versin, siz hatanızı itiraf ediyorsunuz acep bizim halimiz ne olacak! Rabbim hepimizi afetsin sizin gibi hatasını itiraf edip affa nail olan kullarının zümresine nail eylesin âmin. ❤️❤️
Âdem Saka
Bende buna benzer olay yaşadım. 98 de evlendim derslere gitmeyi unuttum kimsede bana “Âdem, sen derslere niye gelmiyorsun” da demedi Sonra 2000 yılında iflas ettim, işçi olarak fabrikaya girdim. 5 sene fabrikada maaşlı olarak çalıştım, borçlarımı bitirdim. Sonra kendi kendime “ben nasıl bu duruma düştüm” diye düşünürken Aklıma birden dersleri bıraktığım aklıma geldi. Hemen derslere başladım ve işlerim öyle bir açıldı ki anlatamam. Ben Sizi bu konu da uyarmak istedim hep aklımdaydı. Yanlış. Anlarsınız bana kırılırsınız diye söylemeye bir türlü cesaret edemedim ve sizin böyle bir yaşayacağınızın korkusu hep benim içimde vardı.
Canım kardeşim MÇ