Celâlî ve cemalî yönden demir

Avatar fotoğrafıYayınlayan:

Demir Risalesi’nin Mütalâası 18

Ayette kuvvet ve şiddet ifadesi niçin kullanılmış olabilir?

Ayetlere yapılan yorum ve tefsirler, dün ve bugün elde edilen malûmata göre yapılır; dirayet sahibi müfessirler ise uzanabildikleri ölçüde istikbalî çıkarımlarda bulunarak yorum yaparlar. Demirin, kuvvet ve şiddet manalarıyla beraber kullanılması elbette mevcut bilgiler çerçevesinde yorumlanmaktadır. İşte bu cümleden hareketle demirin yapısının keyfiyetiyle paralel olarak savunma sanayiinden tutun, beşerî ihtiyaçların temininde kuvvet isteyen her çeşit hareket ve işlemlerde istimali diye anlamak mümkün. Ancak bunlar mevcut bilgilere dayanılarak yapılabilmektedir. Yarın, daha ileri noktalara ulaşan teknolojinin yine insanın savunma ve ihtiyaçlarının temininde demirin kullanımı hem de kuvvet şiddet manasını o günün savunma ve ihtiyaç temini araçlarıyla beraber kullanımı yine mümkün olacaktır. İşte bu vasıf ise, ayetin, her çağın ihtiyaçlarına getirdiği izah ve işaretiyle çağlar üstü olduğu, daha doğrusu İlâhî bir kaynaktan nebean ettiği anlaşılacaktır.

Celâlî ve cemalî yönden demir

Risalelerden öğrendiğimiz gibi Cenab-ı Hakk’ın isimlerinin hem Celâlî hem de Cemalî tecellileri vardır. Demirin ve diğer elementlerin yıldızlarda yaratılması celâlî bir tecellî olduğu gibi onun insanlara ve diğer canlılara rızık olarak indirilmesi de cemalî bir tecellidir. Yine Bediüzzaman kâinata bakış açısı verirken şöyle diyor: “Hâlık’ın âsârından cemadata (mesela demirin yıldızlarda yaratılmasına) baktığın zaman azamet ve kudreti kastına hedef yap, başka isimlerin tecelliyatını tebean düşün. Hayvanata bakarken (mesela demirin rızık olarak indirilmesi) merhamet kasdıyla bak; sair tecelliyata tebeî bir nazarla bak.” [1]

Yine bu mesele ile alâkalı olarak ‘İsm-i Celâl, alelekser nevilerde, külliyatta tecellî eder. İsm-i Cemal ise, mevcudatın cüz’iyatına tecellî eder…  Ve keza, celâl, vâhidiyetin tecellisinden, cemal dahi ehadiyetin tecellisinden zahir olur. Bazen da cemal, celâlden tecellî eder. Evet, cemalin gözünde celâl ne kadar cemîldir; celâlin gözünde dahi cemal o kadar celîldir.[2] diyor.

 

Bir yıldızın süpernova olarak patlaması kâinattaki en müthiş celâlî tecellilerinden biridir ve o celâlden cemal tecelli eder. Astronomlar bir yıldızın süpernova olarak patlamasını o yıldızın ‘ölmesi’ tabir ederler. İşte celâlî tecelli olan o ölümden cemalî bir tecelli olan rızık indirilmiştir. “Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran”[3] her şeyin Yüce Yaratıcısı rahmet hazinesinde ve kâinatın büyük tezgâhından ihzar edilmiş bir nimet olarak “Göklerin ve yerin Rabbi” haşmetli ünvanıyla demiri inzal buyuruyor ve o demirle yeryüzündeki bütün canlılara hayat bahşediyor.[4]

Son söz

Yirmi Sekizinci Lem’a’nın Dördüncü Nüktesi’ni mütalâa etmeye çalıştık. Çalışmanın sonunu, Lem’alar’ın Fihristinde geçen şu ifade ile nihayete erdirelim:

“Enzelnâ kelimesine gelen bir itiraza, gayet müskit bir cevap ve gayet lüzumlu bir ilim ve Kur’ân’ın hikmetli dersini gösteren kıymetli bir nüktedir.”

 

[1] Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevî-i Nuriye (2017), s. 157

[2] Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevî-i Nuriye (2017), s. 230

[3] Âl-i İmrân, 3/27)

[4] https://can-ada.net/wp-content/uploads/2022/03/aa-latif-nukteler-uzerine.pdf

Bir yorum

  1. Aşkın Doğan
    18.04.2026 20:58:33 Yeni Asya’da
    Bu yazı benim için gerçekten bir iktiran ve tevafuk. Şefkatimi celp etti sayın abim. Teşekkürler

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir