Bir pencereden iki nimeti idrak etmek

Avatar photoPosted by

Bir pencereden iki nimeti idrak etmek

Prostat ameliyatı sonrası taburculuğumun ikinci gününde hatalı başlatılan kan sulandırıcı hap sebebiyle gelen kanama, üroloji servisinde şunları yaşamama vesile oldu.

Akan kanama durdurulup bir odada müşahede altına alındım. Kısa bir rahatlamamın ardından gittikçe yükselen acı, kıvrandırmaya, inletmeye başladı.

Ağrı ve acılara oldukça sabırlı olan ben, bu dayanılması çok zor olan vaziyet ile neleri yaşayacaktım, bu merakın tatlı acısı da içten içe yükseliyordu. Acılar karşılıklı daha doğrusu her tarafımdan ama kalın bağırsak bitimi olan rektum bölgesinden yükseldiğini çok iyi hissediyordum. Dışkının son merhalesi olan yaklaşık 15 cm’lik rektumun, makat ile bitişik olduğu o bölgeye; biriken kan kitlesinin oluşturduğu acı, günlerce beni kıvrandırdı.

Sancı, sadece o bölgeye yansımıyor ama o bölgeden de bütün bütün ayrı değil lakin rektum bölgesindeki acıyla irtibatlı iki nesne ki bu yazımızda işlenen, daha doğrusu idraki yapılan ciddi ve hayatî değerde bir gerçeği burada konu edindik, dersimizi orada aldık.

Tıbbın hematom dediği rektum bölgesine ağrılı baskı yapan o kan pıhtısı, öyle bir yerde duruyor ki mideden giren gıdanın dışarıya atılmasını engelliyordu. Sadece dışkının değil, gazın da atılmasına mâni oluyordu. İşte tam bu noktada dışkı ve gazın dışarıya atılmasının bir büyük nimet olduğu idrakine giden yol, hakikaten son derece acılı idi.

Muazzam şişen karnım artık tahammül edilemez sınırı aşıyordu. Aman Allah’ım, küçücük bir gaz atabilmenin ya da bir parça dışkıyı atabilmenin dualarını sürekli tekrarlıyorum ama nafile, zırnık çıkmıyor.

Sağlık ekibinin en ileri düzeyde verdiği ağrı kesicileri, yetersiz kalıyor. Ve nihayet lavman yapılır lakin bu sefer de altıma sarılan bezi sarmaya evlâdlar yetişemiyordu. Yataktan kalkamıyor, alt bölgemde sürekli bez değiştiriliyor o malûm b..lar içerisinde teyemmümle namazımı kılıyorum.

Acilen hematomun dışarıya atılması gerçeğinden hareketle takılan diren, bu sıkıntıların gittikçe azalmasına vesile oluyor, şükürler olsun.

Bu hakikatleri özde kendi bedenimde ama dolaylı olarak ailemle beraber yaşarken (ki onlara sonsuz teşekkürlerimi bir kere daha buradan ifade ediyorum) bana, benim aynalarımda tecelli ile tezahür eden, her biri farklı mahiyetin alâmeti olan hakikatleri anlama, idrak etme arzumu doğrusu hiç yitirmedim bunca sancılar arasında.

Evet, yaşanılanların hiç birisi anlamsız, boş vakıalar değildir. Her birisi bir hakikatin izini taşır. Meselâ, gaz ve dışkının def edilmesi olan def-i hacetin muazzam bir nimet olduğuna ulaşıyorum.

Çok mahir bir terzi, geliştirdiği elbiseyi ücret mukabilinde tuttuğu kişinin üzerinde prova yapmak ister. Onu sağa sola döndürür, oturtur, kaldırır, elbisenin uzun olan kısmını onun üzerinde ölçer ve biçerken o ücretli; niye bu hareketlerle bana zahmet ediyorsun hem yazık değil mi o güzelim elbiseyi kesip biçiyorsun, demeye hakkı var mıdır?

Elbette yoktur, zira bu iş karşılığı ücreti önden verilerek tutulmuştur.

Aynen onun gibi Allah da kulunu, varlık âlemine alıp, duyu ve duygularla donanımlı vücud gibi bedel verip bunun üzerinde kendi isim ve sıfatlarının tecelli ile tezahürünü ister. Bir başka ifade ile: “Cenab-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını sanatına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmasının cilvesini gösterir. Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor. Mülk sahibi mülkünde dilediği gibi tasarruf edebilir.[1]

Aczimi öğreten cerrahî hakikati, acı penceresinde gaz ve dışkının atılmasındaki lütfun çok büyük bir nimet olduğunun hakkıyla yaşayarak idrak etmemin şuuruyla bu hatıramı sizinle paylaşarak şükrümü küllîleştirip, dualarınıza dâhil olmak istedim. Teşekkürler.

Mehmet Çetin

07.Ekim.2025 Ege Üniversitesi Hastanesi, İzmir

 

[1] Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar (2017, YAN), s. 23

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir