Başkaların günahına ağlamak

Avatar fotoğrafıYayınlayan:

Başkaların günahına ağlamak

Başlık, benim için yanlış oldu, aslında “kendi günahına ağlamak” olmalıydı ama madem ki bu başlık yazıldı, devam edelim.

Gıybete girmemesi için isim zikretmeyeceğim.

Personelim aradı, dükkâna alışveriş için gelip de selâm söyleyen eski bir komşum ile telefon görüşmemiz ardından bu hatıralık yazı günahkâr dünyamda çok önemlidir.

“Yapma, günahtır, ayıp olur, gençlerin yoldan çıkmasına sebep oluyorsun”, diye ikazlarımı hatırlıyorum.

Gençlerden bazıları, akşam üzeri dönüşlerinde evlerine giderken, onların hoşuna gidecek lâflarla çelme takarak ayak üstü başlayan merhabalar, daha sonraları dükkâna yorgunluk çayı içmeye davetle devam ederdi. Karşıdaki, aynı kafa arkadaşlarını da çağırarak bol gülmeli sohbetler tekrarlanır dururdu.

Bu gençlerden biri, tanıdığım, düzgün bir babanın evlâdıydı(kızıydı) ama hepimizin hâli malûm; evlâd, aldığı terbiye ile hareket etmezse, böylesine tuzaklara düşüyor. Bazen terbiye yetersiz, evlâdın iradesi kifayetsiz oluyor. Evet, herkes, kendi tayin ettiği, iradeleriyle tercih ettiği kaderini yaşayacak.

Yıllar sonra o dükkânın önünden geçerken, malûm komşumu gördüm. Bir sandalyeye oturtmuşlar, bir tarafını kullanamıyor ama gelen geçen herkese suçlu gözlerle bakıyor, tanıdıklara selâm veriyordu.

Bunları hatırlarken, personelimden gelen bilgi, beni böylesine eskilere götürdü.

Kendi dükkânının sağı solu kuyumcu idi ve nihayet oğluna kendi mekânında kuyumcu dükkânı açar.

Onlardan değil de bizimle alışverişe geldiğine göre, komşu ve evlâdıyla alışverişe mâni bir hâl var ki, bu onun meselesi, deyip geçtik ama bu vaziyetler bize pek ibretli geldi.

Hayatının meyvesini toplayacağı devirde felç geldi. Mürüvvetine umduğu sıralarda oğluyla araları açıldı. Kıymetli komşularıyla mazinin hatıralarını tekrarlamasına fırsat olmadı.

Yapma, günahtır, ayıp olur, gençlerin yoldan çıkmasına sebep oluyorsun”, ikazında etkili olamadığım için, iç dünyama dönüp, kusurumu arıyorum. İş meşguliyetinden fırsat mı bulamadım da bunlarla yeteri kadar ilgilenemedim, hayır hayır, bu hâl, mazeretim olamaz. Bir şekliyle onlar, benden ya da kendi ana ve atasından benzeri ikazı almıştır.

Sonra, sen kimsin ki, dedim, kendime.  Ziya Paşa’nın “Kendisi himmete muhtaç bir dede, nerede kaldı gayrıya himmet ede.”, ikazı beni susturdu hatta utandırdı bile.

Buğday ektin de arpa mı çıktı? Yoksa ektiklerin buğday görünümlü arpa mıydı? Kaderi suçlamaya hakkın yok! Haddin de yok!

Sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağın bu sahneyi sen yazdın, Allah da yarattı, mesele bu kadar. Doğrusu, insan için ancak çalıştığının, yaptığının karşılığı vardır. Ve hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez, onunla yargılanmaz, sadece kendi yaptıklarıyla yargılanır.

Başkasının günahından etkilenmemek mümkün değil, her ne kadar, insan kendi yaptıklarının sorumluluğunu taşıyacak olsa da. Çevremde yapılan bir kötülüğe dilimle-elimle-kalbimle mâni olmadaki yetersizliğim beni sıkıntılara sokar.

Mehmet Çetin

23.04.2026 Karşıyaka İzmir

 

 

4 yorum

  1. Mustafa Tevfik Özbilgin
    Hazreti Yakup (as) oğulları Kardeşleri Yusuf’u Kuyuya attılar
    Bir de yalan söyleyip kayboldu dediler
    Benim eserlerde göremediğim şey Hz Yakup oğlu Yusuf için her gün her an göz yaşı dökerken bir oğlu gerçeği anlatmaması
    Acaba Fakir bir baba ile oğlunun arası neden bozulmaz bir de bunu tartışmak lazım.

    Hastanedeki yeni hademe ameliyethanenen camını silerken bir beyaz gömlekli kişinin yerde yatan birisinin ayağını kestiğini görmüş hemen bağırmış yetişin kurtarın diye bir yetkili ona yaklaşmış ve doktor kangrenli bir bacağı kesiyor demiş
    Bana sordular sen 5 yaşındaki çocuğa işkence eden birisini görsen hemen müdahale etmez misin ederim dedim madem öyle Allah neden müdahale etmiyor ben ona zaman mefhumunun Allah için söz konusu olmadığını izaha kalksam anlatamayacağım için ona serap olayını anlattım pek inandırıcı bulmadı o zaman yapay zekanın bir çok kişi portresini şekillendirerek ortaya bir çok olay sunduğunu söyledim o halde gerçekte o işkence belki yok Kaldı ki Allah Hz İsa’yı kurtarmasına karşılık onu idam ettiklerini sandılar
    Bu izahat sonunda o kişi izninizle ben cam sileyim Allah’ın işine karışmıyorum diyerek ayrıldı

  2. Ömer Doğanay
    Bir Dua:
    Allah’ım! Sen (her tür noksanlıktan münezzeh, selametin kaynağı, esenlik veren) Selâmsın. Selamet Senin sayendedir, Senden istenir. Ey azamet sahibi ve kullarına ikramda bulunan Allah’ım! Sen, yüceler yücesisin.
    (Müslim, “Mesâcid”, 135)

    T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı

  3. Ahmet Çetin’in yorumudur
    Güzel bir öz eleştiri yani bir anlamda nefis muhasebesi. Ziya Paşa’nın bıyğından bir kıl yakalamışın ama tam olarak bir yere bağlayamamışın. Biz kulların yani mahlukatın bir şey halk etmeye kudreti de hakkı da yok. Uzun uzun anlatamayacağım. Her zamanın bir hükmü vardır çerçevesinde elinle dilinle meselesini asrın atmosferinin bireysel etkileri çerçevesinde algımızı idrakimizi güncelleme ihtiyacı var. O hadiste imanın zayıf derecesi olan kalben buğzetmek seviyesi zannımca bu zamanda en kuvvetli aşama haline geldi. Ki diğer iki evre yani elinle dilinle düzeltmen durumunda gurur ve ene hemen atağa geçip sonucu kendi yaratmış gibi tanrılaşma yoluna girer. Aslında kaybeder. Halbuki o en zayıf görünen buğzetmek seviyesi en selametli en korunaklı hatta en kuvvetli seviyedir. Zira burası dua makamıdır ve müminin en kuvvetli olduğu, sırtını en kuvvetliye dayadığı ve o gücü desteğine aldığı pozisyondur ve haddini bilerek yaratmayı hakiki yaratıcıya bıraktığı yerdir….

    Hülasa ve netice senin vaaz ve nasihatinle o yanlış düzelseydi nefsin ve enen kabaracak tanrılaşma eğilimine girecek hatta senin bu tanrısal erginliğin karşısında eğilip seni iç ve dış aleminde göklere çıkaracaktı. “Ben yaptım ben yarattım”, diye haykıracaktı. En azından duruşun öyle olacaktı. Onun için korunmuşsun bir anlamda.

  4. Yunus Emre Öztürk’ün mesajı
    S Mehmet kardeş, öncelikle Rabbimden Şafii ismi ile şifalar dilerim.
    Bağırsak hakikati ve Başkaların günahın ağlamak yazılarını bugün okudum. Bende kendi günahıma anladım. Bağırsağın ne kadar önemli olduğu bilgimi sayende tazeledim. Allah razı olsun. İNŞAALLAH

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir