Balgam hazretleri

Avatar fotoğrafıYayınlayan:

Balgam hazretleri

Öyle, itiraz edercesine yazımızın başlığına bakmayın. Hele bir anestezili bir ameliyat olun da balgam çıkarmanın çık kıymetli olduğunu o zaman anlarsınız, niçin Balgam Hazretleri dediğimizi.

Ameliyat sonrası balgam söktürücü, özellikle genel anestezi altında yapılan operasyonlardan sonra akciğerlerde biriken yoğun mukusu (balgamı) incelterek dışarı atılmasını kolaylaştırmak için verilir. Bu işlem, solunum yollarını temizleyerek zatürre, göğüs tıkanıklığı ve akciğer enfeksiyonu gibi ciddi komplikasyon risklerini önlemek için yapılır.

Normalinde de vücudda balgam oluşur. Balgamın nedeni, vücudun, akciğerler veya solunum sisteminde bulunan virüs, iltihap gibi organizmalar ya da tahriş edici bir maddeyi temizlemeye çalışmak için mukus üretmesidir.

Mukus, vücudun solunum, sindirim ve üreme yolları gibi mukoza (sümükdoku) ile kaplı bölgelerinde üretilen, su, tuz ve proteinlerden oluşan yapışkan ve jel benzeri koruyucu bir sıvıdır. Mukoza, nemli sümük yapıda olup, ağız içi, mide astarı, bağırsak ve rahim içi gibi yerlerde, bağışıklık, koruma, emilim ve salgı görevlerini yapar.

Uzatmayalım, bildiğimiz balgam çok işlere vesile imiş.

İşte bu balgam efendi, ameliyat sonrası başımın derdi oldu, Ege’de yatarken. Ciğerin açılması için üç toplu üflenecek bir aparat ile sık sık üfleme yaparak ciğerin rahatlayacağını söylediler. İlk zamanları çok da dikkate almıyordum, bir gün en alt sıradaki kaburga kemiğim ağrıdı, hem de hatırı sayılır bir ağrıma idi. Gelen asistanlara sorunca “o topu üfleyin, çıkan balgamı da yutmayın, ciğeriniz açılacak, açıldıkça ağrınız azalacak. Açılmayan ciğerin o alt kısmındaki ağrı, kaburga kemiklerinde yansıyor, siz öyle hissediyorsunuz”, dediler. Dediklerini yapınca iki gün sürmedi ağrı azaldı ve geçti.

Bunlarla anlıyorum ki bildiğimiz balgam çok kıymetliymiş, işte bu noktada o balgama; efendi ya da hazret demeyeyim de ne diyeyim?

Sonraki tedavi süresinde balgam çıkarmaya daha hassas ve dikkatli oluyorum ve çıkanı da mümkün olduğu kadar yutmayıp, peçete gibi şeylere tükürüyorum.

Balgam çıkması için balgam söktürücü veriyorlar. Balgam söktürücü ise önce öksürüğü yükseltiyor, yükselen öksürüğün basıncı ile balgamın koparak çıkması sağlanıyor. Gelin görün ki prostat ameliyatım sonrası takılan sondanın hemen yanından her kuvvetli öksürdüğümde idrar kaçıyor, torbaya değil, iç çamaşırı batırıyor. Batmasını anlıyorum ama o kuvvetli öksürük nöbeti geldiğinde nefes almamı zorluyor, başımı ağrıtıyor ve çevreye gürültü kirliliğine sebep oluyor. Bunlara sabredeyim diyorum ama bir yere kadar. Ve hikâye uzun, neyse.

Balgam söktürücü hatırası

Bir gece saat dört gibi alacakaranlıkta hemşire geldi, elinde serum torbasını gördüm, nedir, diye sorduğumda söktürücü, deyince ben artık patladım, asla istemiyorum, dedim. Kadıncağız, şaşırdı elindekileri yan tarafındaki masaya atarcasına bırakıp, hışımla gitti. Birazdan asistan doktor geldi ve bana söylenmeye başladı:

Mehmet amca, hemşireye niçin kızdınız? O size idrar söktürücü serumu takmaya gelmiş, siz istememişiniz, deyince ben şaşırdım.

Kıymetli doktorum, uyku sersemliğiyle o söktürücü kelimesini balgam söktürücü olarak anladım, onun için sert bir şekilde, istemem dedim, kusura bakmasın ben yanlış anlamışım, dedim. Başka bir hemşire geldi ve idrar söktürücü serumu taktı. Daha sonraki zamanlarda o hemşireyi gördükçe gönlünü almaya çalıştım ve helalleştik.

Gördünüz mü balgam efendinin, benim tepki dünyamda sebep olduğu ahvalimi?

3 yorum

  1. Yunus Emre Öztürk
    1.08.2026 14:02:28
    Selamünaleyküm. Mehmet kardeş öncelikle Rabbim ‘den şifalar dilerim. Kaldıramayacağımız yükü omuzunda yüklemesin. AMİN….. Balgam hazretleri yazını dikkatle okudum. Hem tefekkür ettim hem de aydınlandım. Yeni kitabın hayırlı olsun. Sağlıcakla huzurla kalınız, can dostum.

  2. Ömer Öçalan
    Yazıyı okuyunca, Mevlâna Mesnevi’sinde geçen hikâyeyi hatırladım. Dervişin biri, Allah’ın verdiği uzun ömrünü, ibadetle geçiriyor. Fakat arada bir, nefsi Cennetteki köşklerini hatıra getiriyor. Tabi ibadetle geçen uzun ömür, herkese nasib olmaz. Bir gün rüyada vefat etmiş. Melekler, ibadetlerin karşılığını mı yoksa, Allah’ın lütfunu mu istersin sorusuna, önce bileğimin hakkını alayım der. Yapılan hesaptan çıkan sonuç, yaptığın ibadetler bir gözünün masrafını karşılamıyor cevabını alınca, aman Ya Rabbi lütfunu istiyorum der.
    Çok eskiden okuduğum ve aklımda kalan, mana itibariyle anlatmaya çalıştığım olay. Ve gelelim esas anlatmak istediğim konu, Sizin hastalık süresince yaşadıklarınız ve bize anlattıklarınız, okuduklarımız. Benim bedavaya verilen bu kıymetli aletler için ben ne ödedim, diye kendime sordum ve Allah’a sonsuz şükürler olsun deyip. Allah’ım Mehmet kardeşimizden razı ol şifalar ver. Onun hastalığıyla, bize verilen maddi manevî duygularımız ve organlarımız için sonsuz şükürler olsun dedim.
    Senin hastalık bizim ufkumuzu açtı

  3. Mustafa Tevfik Özbilgin
    Ben kelimelerin içeriğini yorumlamayı severim
    Şöyle ki
    Balıkta sadece kılçık yok içinde bal var
    Balgamın içinde ise
    Hem bal var
    Hem de gam var
    Hâl böyle olunca biz sadece gam düşünmeyip balın da olduğunu düşünmeliyiz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir