Ali Eski

Avatar fotoğrafıPosted by

Ali Eski

İzmir’in kadim nur talebelerinden Ali Eski ağabey, hemen her şeyi ile dikkatimi çeker, takdirimi haklı olarak toplar ve kalben muhabbetimin muhatabı olurdu.

Risale-i Nur’u okuması, kavrayıp hayata intikali, süratle geçen zaman ve onun içindeki hâdiseleri yorumlaması daha ciddi, daha olgun ve daha isabetli idi.

Gençliğinde Arabistan’da çalışmaya gider, cemaatin önünde dualar okur, Bekir Berk ağabeyle hatıraları vardır.

İlerleyen yaşına varıncaya kadar üzerinde ısrarla durduğu hususiyet ise samimi uhuvvetin tesanüdü netice vereceği, hakikati idi. Uhuvveti besleyen sıfatlardan biri olan vefa, onun, en fazla işlediği bir vasıf, en ziyade aradığı bir meziyet idi.

Onunla; uzun, kısa sohbete daldığınızda kendinizi hemen seksenlerin, doksanların İzmir’inde bulursunuz.

Ahmet Bozkaya

Saatçi Ahmet Bozkaya’nın dükkânında kısa ders yapıyordur. Oradan kırtasiyeci Ömer Durgut’un işyerinde, belki de dükkân önünde bir kısa ders daha veya Yeni Asya’dan bir makale okur bulursunuz.

Saim Atlıhan

Yeni Asya Bürosuna selâm verdikten sonra Saim Atlıhan abinin müdavimi olduğu Kemeraltı Camii okuma odasına gider, çayın demlenmesine yardım eder, oradakilere o günlerdeki hâdiselere ışık tutacak meseleleri Külliyattan okur bulusunuz.

 

Oğlu rahmetli Mehmet Eski’yi dükkânımda çalışması teklifimi 1992’de bizzat kendisine ilettiğimde, verdiği cevap, yaptığı izah, zihnimde yer etti. Oğlu olması hasebiyle taraflı davranmayıp, müşaverenin hakkını vererek, konu ile alâkalı tatmin edici izahlar yapmıştı.

Bayramlarda aradığım ağabeylerdendi. Hemen her kandilde, merkezî dershanede, sabah namazına kadar ihya eden cemaatin önünde bulursunuz.

Kader Risalesi’nin Mütalâası kitabımı hazırlama merhalesinde ondan kıymetli destekler aldım.

Kaç gün sürdüğünü tam hatırlamıyorum ama evinden alır, Pınarbaşı’ndaki dershaneye gider, oradaki ağabeylerle kitap çalışmamı müzakere eder, tashihatta bulunurduk.

Yeni Asya’daki Mütalâa köşemde yazdığım günden itibaren çoğu zaman içinden çıkamadığım mevzularda, onu sık sık arar, görüşünü alır, yazımı okur, tavsiyesine göre tanzim ederdim.

İzmir Nur Kervanı isimli hatıralık seri video çekimime onunla başladım. 2014’de ön görüşmeyi yaptık ama çekim 2018’de nasip oldu. Üç ayrı çekimi birleştirdik. Hatırası çok uzundu.

Hatıralar arasında en kıymetlisi, altı ya da yedi yaşlarında iken Afyon’da hapishane tahliyesi sonunda Üstad Bediüzzaman’ın kaldığı ev, kendilerine komşu imiş ve hemen her geliş gidişinde görür, fırsat buldukça elini öper ve mahalledeki çocuklar gibi faytonunun ardından koşarlarmış.

O yıllarda ünü yayılan Fethullah Gülen’e savcının “Nur Talebesi misin?”, sorusunu cevapsız bıraktığına mahkemedeki şahitlerdendir.

 

Hasan Şen

Çantacı Necmi İlgen’in evinde taziye ziyareti için gittiklerinde polis baskın yapar. Bir polisin yirmi beş kişiyi götürdüğü o kalabalığın arasında Ali Eski de vardır. Hasan Şen ağabeyin o yıllardaki göz altına alınması hatıraları vardı, kendisiyle yaptığımız video çekiminde.

Yeni Asya’nın haksızlık, baskı ve darbe karşısındaki duruşunu her zaman dile getirir. Gazeteyi, Yeni Asya kelimeleri görülecek şekilde katlayıp cebine koyduğunu, gençlere naklederdi.

En üzüldüğü konulardan birisi de bazı nur talebelerinin ailede başarılı olamaması problemidir. Hizmete koşturacağım diye ihmal edilen, dengede tutulamayan bu hatalı davranışlar hanımın bıkmasına, babası hayatta ama yetim büyüyen evlâdın hizmetten soğumasına sebep olduğunu emsalî misalleriyle anlatırdı.

Ali Eski (1940-2025)[1] ağabeye Allah rahmet eylesin, Resul-i Ekrem Efendimize (asm) ve Üstad Bediüzzaman’a komşu eylesin. Âmin.

Mehmet Çetin

14.12.2025 Karşıyaka İzmir

[1] Doğumu 1938 olup, nüfus işlemlerinde 1940 yazılmış.

Not: Kendisiyle yapılan hatıra çekimi video tanzim edilip yayınlanacaktır, inşaallah.

2 comments

  1. Orhan Veli Bahar’ın yorumu
    Rahmetli Ali ESKİ..ağabeyciğim ile ilgili yazdığınız bu hâtırat yazınızı büyük bir memnuniyetle..duygu yoğunluğu içinde okudum ..o yılları gözümün önünden geçirip..yazıda adı geçen Rahmetli olmuş ya da hâlen hayatta olan ağabey ve kardeşlerimizi minnetle şükranla..rahmetle yâdediyoruz..
    Rahmetli Ali ağabeyimizi..memleketim olan BULDAN DENİZLİ den.evimizin haksız yersiz kanun dışı kamulaştırılması üzerine 30.06.1967 de ailecek taşınmak zorunda kaldığımız İzmir ‘de rahmetli saatçi Ahmet Burhan Bozkaya dayıcığımın Hisar camiinin önündeki saatçi dükkânında tanımıştım..
    Kemeraltı camii karşısındaki sokakta bulunan muhasebe bürosunda gündüzleri çalışıp..akşamları da İzmir Akşam ticaret lisesine gittiğim o yıllarda..çalıştığım işyerinin rahmetli Saatçi Ahmet dayıcığımın işyerine de yakın olması hasebiyle..neredeyse hemen hemen her gün yüz yüze olmasa bile..mutlaka rahmetli dayıcığım ile görüşürdük..Bu mukaddes dava ile ve mensuplarıyla benim tanışmama vesile olmuştu..
    Yazınızda da sözünü ettiğiniz gibi rahmetli Ali Eski..Ömer Durgut..İsmail Dinçer ve daha bir çok cemaatteki ağabey..kardeşlerle tanışıp Akşam derslerine..sohbetlerine gider olmuştum elhamdülillah..
    Ama..bir türlü işyerimi değiştiremediğim işverenim.. oğlunun adından da anlaşılacağı üzere. Adı …… idi..müthiş kökten militan Kamalistti..ben maalesef sahipsiz yaşamış ..hiç okula gönderilmemiş cahil bir ana babanın sahipsiz 4 oğlunun en büyüğü olarak..Bu adamla maalesef 50 yıl birlikte çalışmıştık..
    Ne zaman elimde bir Yeni Asya gazetesi görse..( bu gazeteyi bir daha elinde görmek istemiyorum..Kürtten evliya..sokma avluya diye..aşağılamaya..küçümsemeye çalışırdı..).
    Benim dayıcığım ile birlikte cemaat toplantılarına gittiğimi bilir..vaz geçirmeye çalışırdı..Ama..şükürler olsun muvaffak olamamıştı..gerçi ben de sizler gibi ideal bir Nur talebesi olamamıştım..lâkin; elhamdülillah bu davanın da takipçisi..müntesiplerinden birisi olmaya çalıştım..çalışmaya da devam ediyorum inşaallah..!!!!.

  2. Abdullah
    20.12.2025 15:58:35
    Abdullah, Yeni Asya’daki yorumu
    Ali Eski abeye, rabbim gani gani rahmet eylesin. Halis muhlis bir Nur talebesi imiş. Şu vasfı çok dikkatimi çekti ” Uhuvveti besleyen besleyen ” vefa” onun en fazla işlediği bir vasıf, en ziyade aradığı bir meziyet idi. Bu büyük bir haslettir. Vefa üstün bir vasıf tır. Şimdiki zaman diliminde vefa ne alemde? Bunun neresindeyiz? Aramız da ne derece vardır. Ve beslediği uhuv vetin hangi basamağındayız? Hani mesleğimiz uhuvvet mesleğidir ya. Onun için sordum. Ayrıca Aziz Üstad’ımızın müfritane diye vasıflandırdığı irtibatın neresindeyiz? Cemaat fertleri arasında ne deŕece irtibat var? Bu konularda Umumi değil hususi bana yazsanız çok memnun olurum. Selam ve muhabbetlerimle..

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir