Yeni Asya’yı takip edersem

Yeni Asya’yı takip edersem; bu zamanın en kuvvetli bir dâvâ vekili olan Risale-i Nur’u tanır, okur ve prensipleri mu’cibince hizmet edersem, inşaallah kabre imanlı gireceğime -müjdeleriyle beraber- kuvvetli ümidim var.

Yeni Asya’yı takip edersem; Yirmi Üçüncü Söz’ün tevekkül misalindeki, geminin idaresine güvenerek selâmeti bulan yolcu gibi, Risale-i Nur’un ölçüleriyle meşveretle idare edilen hayat ve hizmet yolculuğuma, huzur ve istikametle devam ettiğimi hissediyorum.

Yeni Asya’yı takip edersem; mü’minlerdeki ihtilaf, kin ve düşmanlığa sebebiyet veren tarafgirlik, inat ve haset hastalığına yakalanmayarak, “Mü’minler ancak kardeştirler, siz de kardeşleriniz arasını düzeltin.” İlâhî emir mu’cibince kardeşlik duygularımın kuvvetlendiğini yaşıyorum.

Yeni Asya’yı takip edersem; kalb dairemdeki imanımı kuvvetlendirmeyi esas ve temele alarak kendi davranışlarımın terbiyesiyle beraber, aile, mahalle, şehir, memleket ve dünya dairesindeki bütün insanî vazifelerimde ehem mühim sıralamasına riayet ederek hizmet edeceğimi biliyor ve inanıyorum.

Yeni Asya’yı takip edersem; enfüsî ve afakî meselelerin tahlil, tanzim ve muhasebesinde “Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez” esasından hareketle suçun şahsîliğini hiç unutmadan adaletle muamele etmeyi öğrenmiş olurum.

Yeni Asya’yı takip edersem; Risale-i Nur mesleğinin özelliklerinden; doğruyu her yerde değil ama zaman ve zemini uygun olan yerde söylenmesini, düşmanlık duygusunun ıslâhına, kardeşlik duygusunun ihyasına, fenalıklara karşı iyilikle mukabele edilmesine, merhametli olmaya, gıybet ve hased etmemeye ama muhabbet etmeye, haricî tecavüz zamanında dahilî münakaşaya girmemeye, ahirzamanda fitne ve fesadın Süfyan ve Deccal uşaklarının, ehl-i imanın ve beşerin hırs ve ayrılıklarından istifade ederek topyekûn insanlığı felakete sürüklemelerine karşı her nerede ve kimde olursa olsun, haksızlığa, hukuksuzluğa, zulme karşı hakkın, hukukun, merhametin yani adaletin yanında durmam gerektiğini bilir, yapar ve yaptırırım.

Yeni Asya’yı takip edersem; zamanın zorlamasıyla bazı hocaların bid’alara taraftarlığından dolayı onlara hücum etmem. Bu hocalardan bize muhalif olanlara ilişmem. Sadece müsbet hareketimin gereği, onların istikameti bulmalarına duâ ederim. Nur’un hakikatlerini yaşayarak gösteriririm. Damarlarına dokunmayacak ise zaman, makam ve zemine uygun izah ederim. Buna rağmen başıma gelen musîbetlerine de ‘İlâhî adalet gereği kaderimmiş, günahlarımın mukabilinde çekmem gereken bir cezam var imiş’, der, sabreder, affımı Rabbimden ümid ile duâ ederim.

Yeni Asya’yı takip edersem; küfr-ü mutlak olan anarşistliği netice vererek insanın hayatını mahveden dinsizliğe karşı Kur’ân’î bir sed vazifesi yapan Risale-i Nur’un neşrine çalışırım. Dağılmaya yüz tutan İslâm Âlemindeki birlik ve beraberliğin yeniden tesis edilmesi için çok tecrübeli olan Risale-i Nur’un uhuvvet düsturlarıyla ittihad-ı İslâm’ın ihyasına hizmet ederim.

Yeni Asya’yı takip edersem; asayişi muhafazayı netice veren iman hizmetinin müsbet olduğunu; ayrışmayı, ötekileşmeye ve gerginliğe sebep olanın iman hizmeti dahi olsa müsbet olmadığını bilir, huzur ve emniyetin tesisine çalışan Yeni Asya’nın yanında, içinde, hizmetinde yer alırım.

Yeni Asya’yı takip edersem; Kur’ân hizmetinin hangi kademesinde olursam olayım, ibadetimin hangisini yaparsam yapayım, beşerî münasebetlerimin bütün hâllerinde, ihlâsla muamele etmeyi, kulluğumun ruhu olduğunu bilir, öyle de olmaya devam eder, duâ eder, şükrederim.

Mehmet Çetin

08.02.2018  Bostanlı İzmir

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir