Yeni Asya “Haydar” noktasındadır

Allah rızasından başka hiçbir şeye âlet edilmeyen Risale-i Nur’un mensupları içtimaî ve siyasî cereyanlara karışmak istemiyorlar. Devletin ve asayişin manevî muhafızıdır.  Siyasî alanda, İslâmî hizmet yapanlar, iman hakikatlerini ehl-i dalâletin tecavüzatından muhafazaya çalıştıkları sürece onları takdir eder, dost ve kardeş olduğumuzu söyleriz; fakat siyaset yoluyla hizmet etmeyi paylaşmadığımızı da ifade etmekten geri durmayız. Çünkü iman dersine gelene tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost-düşman, derste fark etmez. Hâlbuki siyaset tarafgirliği, bu manâyı zedeler, ihlâs kırılır.

Hükümet taraftarı olarak “Haydar ağa” değil, muhalif olarak “Haydo”da değil, hakkın ve doğrunun tâ kendi ifadesi olan “Haydar” noktasında durur; yeri, zamanı geldiğinde lüzum ve yeteri kadar hakkaniyet, adalet, hukuk, meşveret hakikatlerini kamuoyuna anlatırız ki sırtını Risale-i Nur’a dayayan Yeni Asya, “Haydar” noktasındadır.

Bütün sıkıntıların kaynağı olan cehalet, zaruret ve ihtilâfa karşı çare yolu olan san’at, marifet, ittifakın teminini anlatırken dikkatli ve planlı şekilde kalkınmayı ve İslâm Âlemi ile uhuvvetin teminine vesile olan münasebetlerin geliştirilmesini tavsiye ederiz.

Zerratı günahkârlardan mürekkep bir hükümetten elbette günahsız amel beklenilmez. Hükümetin hasenat ve hizmetlerini takdir ve duâ, seyyiat ve hatalarını da tenkit eder, yol ve istikameti gösteririz. Bu hizmetimiz de onların her hâllerini tasdik anlamına gelmez. Yapılan icraatlarına salt tarafgirâne bakmak, Nur’un hakkaniyet mesleğine uymaz.

Halkın oyu ile seçilmiş hükümet meşrûdur, hükümet içinde hükümet zararlıdır. Hikmet-i hükümeti de bilemeyiz. İktidarın değiştirilmesi sandıkta olmalıdır. Husûmette fenalık, uhuvvette hayır vardır. Fikir ve ifade hürriyetine dikkat çeker ehemmiyetini anlatırız. Emniyet ve asayişi ihlâl edenleri tel’in ederiz. Hukukun sağlanmasında masumların hakkının korunmasını adaletin gereği olarak görürüz. İfsat komitesinin siyaseti ve idareyi, dinsizliğe kullanılmasına mani olunması ısrarla söyleriz.

Bildiğimiz doğruları meşrû vasıtalarla anlatırken bize yönelik bir kısım tenkitlerin yapılabileceği ihtimali bizi yine “Haydar” demeden geri bırakmaz. Risale-i Nur ile nizalı anlayış ve yaklaşımlara, menfaati icabı dost görünenlere, hükümete muhalefette ittifak kurmak isteyenlere, kuvveti ele geçirerek muhalefeti sindirmek isteyen anlayışa, hırsıza, arsıza, teröriste, haine ve ihanet edenlere ve hatta meşrû idareyi gayr-ı meşrû yollarla ele geçirmek isteyenlere hata ve yanlışlarını anlatırken “Haydar Ağa” veya “Haydo” deme isabetsizliğinde değil, yani duygularına esir olarak değil, ilmî, aklî ve vicdanî manâları ihtiva eden“Haydar” deme isabetliliğindedir, Yeni Asya.

Asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde sıkıntıya karşı sabır ve şükürle hareket ederken, suç işleyenin suçlu görülmesi, diğerlerinin masumiyetini gözetleyip hukuk ve adaletin temini konusunda daima hatırlatıcı konumdadır. Dâhildeki hareket müsbet bir şekilde manevî ve ahlakî tahribata karşı beşerî ve dünyevî menfaat beklemeksizin, ihlâsı esas alarak, hakkı anlama, yaşama ve tebliğ etmede tavizsiz kararlı hizmet ederiz.

Hükümeti desteleyerek, nimetlerinden istifade edip, yetki paylaşımında iktidarı ele geçirmek için kan döken anlayışı lânetleriz. Bir dönem takdir ederek tasdik edilen bir hareketi, sonraki zamanlarda tam tersine tutum sergilemeyi hatalı görür, yapılan nedamet ve özrü müsbet karşılarız. Diğer yandan her otobüse binme menfaatperestliğini de yanlış buluruz. Bir diğer yanlış olan istikbal ve iktidar hırsı için ifsad komitesi ile ortak düşmana karşı ittifak etmeyi de doğru bulmayız. Hakkı eğip bükmeden ifade ederken, her doğrunun nerede ne zaman ve nasıl söylenmesini gayet iyi biliriz.

Nur Talebesi, cemiyetin kutup yıldızı ve müteredditlerin pusulasıdır. Şahsî hataların şahısta kalmadığı, genelleştirildiği bir zamanda yaşıyor, sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Şahıs olarak hata yapabilme ihtimali yüksek iken istişare ile yapılan hareketlerde hata yapma çok azdır. Başından beri hep mesafeli durduğumuz Gülen Grubunu anlatırken, hem meşum darbeyi lânetlerken ve hem de hükümetin icraatını yorumlarken “Haydar” noktasındaki kararımızı sürekli zinde tutarız.

Mehmet Çetin

29.07.2016 Yeni Foça İzmir

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir