Tıklamama imtihanı

Hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem’a, bir işarette, bir öpmekte batma.

Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma. Çünkü çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar.”[1]

Dinin asıl hedefi insanın hususi hayatıdır. İnsanın hususi hayatında dinini yaşamada göstereceği gayret, samimiyet umumi hayatına da tesir edecektir.

Umumi hayatın ziyadesiyle frenleyicileri var. Anlatmak istediğimiz hususi olarak, kendisi ile yalnız kalan insanın bir hata yapmasına mani olan kesinlikle vicdanı ve dini inancıdır.

İnancın kuvvetli olması, ferdin hususî hayatındaki huzur ve saadeti ile doğrudan mütenasiptir. Bu o kadar aşikârdır ki, yaptığımız sohbet, ettiğimiz ibadet esnasında ve sonrasında hissettiğimiz halimizle zahirdir, sabittir. Bu kuvvetli iman ile karşı karşıya bulunduğumuz her nevi imtihanları inşaallah aşabiliriz.

Bilgisayar asrının insanını bekleyen en büyük imtihanların başında “tıklama” gelmektedir. Evet, internet müdavimlerinin imtihanı tıklama iledir. İnternet zemini, evvelinde imtihan olmadığımız bir başka çeşidi ile bizi imtihana tabi tutuyor.

Ekran başında kendisinin hangi sitelere girdiğini takip eden bir gizli kameranın olmadığını bilen insan, aslında ciddi ve fevkalade mühim bir imtihan içerisindedir[2]. Bu noktadan kendini muhasebeye tabi tutulmayacağını hisseden insan, tehlikenin çekim alanına girme durumundan kurtulması son derece müşkülleşir.

Kur’an’da “zina etmeyin”den ziyade, ‘zinaya yaklaşmayın’ ikazlarından alacağımız ders internet karşısında da imdadımıza cevap vermekte.

‘Tıkla’manın çekim alanına yaklaşmakla giren insan ‘tıklama’mayı yapamaz adeta. Testi kırıldıktan sonraki tenbihden ziyade, kırılmadan önceki nasihate ehemmiyet vermek daha akıllıca. Sakınmak, içtinap etmek bu noktadan fevkalade mühimdir.

İmandan sonra en ziyade esas tutulan takva; menhiyattan ve günahlardan içtinap etmek ile mümkün olmakta. Amel-i salih ise emir dairesinde hareket etmektir. Bu noktadan günahtan kaçınmak, emir dairesinde hareket etmek; internet karşısında tıklamamakla mümkündür.

Uzak durmak, çekinmek yani ictinâb ile bu imtihandan kurtulmamız mümkün. Tıklanmaması gereken noktanın çekim alanına yaklaşmamaya gayret ederken,  nefsimizin de oraya, itmemesine dikkat etmemiz gerekir. Tıklanmaması gereken yer, bütün cazibesiyle davet ederken; nefis de bütün hîlekâr fetvalarıyla icabete zorlar.

“Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol..”[3] tıklama ile karşılaşılan ve ehemmiyet verilmeyen günahlardan geçmekte, hasıl olmakta. Bir günah tek başına kalmayıp sonraki günahlara adeta davetkâr olmaktadır. “Adam sende, bir tıklama ile bir şey olmaz” diyenlerin kulakları çınlasın. Tertemiz suya devamlı damlayan pislikler o suyun temizliğini batırmaktadır.

Bazı siteler tıklanma sayısı ile iftihar ederler. Adeta reklamlarını böylece yaparlar, kuvvet bulurlar, taraftar toplarlar. Tıklayanlar ise farkına vararak veya varmayarak o siteye destek olup, icraatına bir nevi ortak olurlar.  Bu sitelerden menfi olanlarını tıklamamak ile imtihan olurken müspet olanını da tıklamakla imtihan olduğumuzu da unutmamalıyız.

İnternet dünyası kurnaz hile ve tuzaklar ile doludur. Gayet masumane yaptığınız tahkikatın ortasına iradeniz harici çıkıveriyor, dalgınlıkla tıklamanız ile açılıveriyor bütün çirkefliğiyle. Onun için gayet dikkatli olmak ve işimiz bittiğinde de hemen kalemize, esas işimize dönmek gerekiyor. Lüzumsuz ve avare dolaşmalarla zaman israfı olduğunu, internetten ayrıldığınızda fark ediyorsunuz, üzülüyorsunuz ama giden zamanı geri getirmiyor maalesef. Şuursuzca dolaşılan internetin arkasından iç dışa, bir çevrilsek ne kadar yaralar aldığımızı göreceğiz. İşlenen günahın, kafaya giren şüphenin, sahnenin kalb ve ruhumuza yara açacağı bilinen ve okuduğumuz bir hakikattir.

Tiryakilik asrın hastalığı olmakla beraber, internetin getirdiği bir hastalık olma hassasiyetini de muhafaza etmekte. Mutlaka e-mailine bakmak, haber linklerinin birçoğunda dolaşmak, “en çok tıklanan” tuzaklarına düşmek, tıklama sayaçları, “ilk yorumlayan siz olun”, “flaş” lar zinciri, “ilginç foto-video” ağları vs. hemen akla gelen tıkladıklarımızdır.

Mahrem hanelere girmek, kul hakkına rızalı-rızasız tıklayarak takılmak, “merd-i kıptı, şecaat arz ederken sirkatini ele verir”[4] tuzağına düşmek, hep bu tıklamalarla olan hallerdir.

İrade kuvveti ile internetteki tıklamama imtihanını vereceğiz. Ama bunun için de irade kuvvetinden önce kuvvetli irade olmalı. Siper alarak iradeyi takviye eden malzemeye ihtiyaç var o halde.

“Kuvveden fiile” tabiri, iradenin fiilden önceki merhalesinin “kuvve” yani, niyet, fikir, tasavvurun ehemmiyetini hatırlatır. Merkezi nokta fikirdir. Fikrin takviyesi, niyetin samimiyeti, tasavvurun müspeti ile müstakim olan irade fiile hazırdır.

Klavyenin önünde ne aradığımız hususunda kesin ve kuvvetli fikrimiz, sadece bu iş için interneti kullanacağımızın samimiyeti, müspet sitelerin tasavvuru ile tahkikatı yapıp, esas işimize dönerek bu tıklamama imtihanını inşaallah verebiliriz.

Mehmet Çetin

19.11.2010- Çiftehavuzlar-Çiğli-İzmir

 

 

 


[1] Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, sh.330

[2] Esasında mü’min omuz başlarında devamlı şekilde kameraman kiramen katibinin olduğuna inanır ve müdakkiktir.

[3] Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, sh.21

[4] Yavuz hırsız, cesaretini anlatırken hırsızlığını ele verir. Bir yazıda okumuştum. Eskiden kırmızı noktalı erotik filimlerin ortasına sadece orada yayınlanan reklam koyarlarmış. Arkadaşı o reklamın ilginçliğini anlatırken erotik filmi seyrettiğini de ele veriyor.

1 Yorum

  1. Sevgili Dostum Mehmet Çetin,
    Bugünkü ( 15.02.2014 ) Yeni Asya’daki yazını okudum.Memnuniyetimi ifade ediyorum,uzun yıllardır görüşme imkanımız olamadı,telefonunu bana bildirirsen memnun olurum.İlk İzmir ziyaretimde size uğrayacağım.
    Telefonum 0 532 568 52 89
    Selam ve Dua ile,Allaha emanet olunuz

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir