Terzi Mehmet Ağabey, dua bekliyor.

Kanepede sırtüstü yatıyordu ve azıcık başını çevirerek bize bakıp, tebessüm ederek verdiğimiz selamı aldı. Yardımcısı Niyazi önce kendi beline kuşağını takarak Terzi Mehmet ağabeyi sıkı bir kucaklama ile tekerlekli sandalyesine aldı. Kucaklama ve kaldırma sırasında ağabeyimizin vücudunu kullanamadığını görüyoruz. İzin isteyerek akşam namazını kıldı.

Namazdaki lisan-ı hali bize çok ibretler verdi. Kullanabildiği sadece sol eli ile sağ elini tutup el bağlaması, rükû ve secdelerde bir parça öne eğilerek eda edişi, sağlığın hovardaca kullanılmaması konusunda çok şeyleri ifade ediyordu.

Bir vakit rahmetli kayınpederimle, yaşlıca bir akrabasına hasta ziyaretine gitmiştik. Çok muttaki bir insan idi. Hastalığından dolayı oturarak namaz kılmayı bir türlü içine sindiremeyerek yeni halinden dert yanıyordu. Kendisine hayatın bütünüyle imtihan olduğunu nasıl ki Ramazan ayını senenin on iki ayında döndürülerek kul imtihan ediliyorsa, önceki halimizden farklı olan şimdiki hallerimizle sürekli imtihan oluyor diye hatırlattık. Bu hatıramızı Beyşehirli Terzi Mehmet Özkara ağabey ile paylaştık. Böylece devamlı tekrarlanan imtihanlara sabırla mukabelenin önemi bir kere daha dile getirildi.

Omurilik ameliyatı sonunda yatağa bağımlı hale gelmiş. Ama o bu halinden kesinlikle şikâyetçi değil şükürcü idi. Eşi vefat eden ağabeyimiz dualar beklerken diğer taraftan tedaviye yönelik gayretin içerisindedir. Terzi dükkânını devrettiği eski kalfası Âdem’in, ustasına gösterdiği hürmet ve dostlarının sık sık ziyaret etmesi takdirle duygulanmamıza sebep oldu.

İmtihanın ağır geçmesi kulun sabrının artmasına vesile olmalıdır. Resul-i Ekrem’in (asm) başından en ağır imtihanlar geçmedi mi? Eyüp (as) zirveye ulaşan sabrı ile inananlara örnek olmuştur. Gemiye binmeyen evlâdı ile Nuh (as), tebliğine icabet etmeyen eşi ile Lut (as) farklı ağır imtihanları başarı ile vermişlerdir.

Allah’ın emrine itaat sabrı ile günah işleyerek asi olmama sabrının üçüncüsü olan musibete karşı sabra çok dikkat etmek gerekir. Sıradan rahatsızlık ve hastalıklarla beraber mal, evlat, eş, arkadaş, komşu gibi bizim haricimizdeki kişilerle olan imtihan daha farklıdır. İtaat ve asi olmama sabrı ferdi hayatımıza bakarken musibetin ise dışımızdaki hayat ile olan imtihanı unutmamak gerekir. Başımıza gelenler geçmişimizdeki hatalarımıza keffaret olmasının yanında geleceğimizin daha güzel olmasına sebep olabileceğini de hatırlamak lazım.

Beyşehir’de Ömer Has ve diğer ağabeylerle yapılan bu ziyaretin azami irtibatın çok önemli ve hususan hasta ve alakaya muhtaç kardeşlerimize müfritane yapılması yönündeki tembihlerin önemini bir kere daha idrak etmiş olduk.

Hakkında hayırlı olacak şifayı ihsan etmesini dua ediyoruz.

Mehmet Çetin

16 08 2014 Beyşehir Konya

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir