Sosyal medya meşguliyeti

İnsan suretindeki şeytanların, görünmeyen cinni şeytanlardan aldığı dersin veya Kur’an hizmetkârlarına kurulan desiseli tuzağın birincisi şöhrettir. Şöhret kaplı tuzak ile meşgul ederek kudsî hizmetten fark ettirmeden uzaklaştırmak istiyorlar. İkinci tuzakta korkutma, sindirme ve atalet var. Hırsla isteğini elde etmeye teşvik, devamındaki tuzaktır. İnsanların kudsî değerlerini kullanarak ayrıştırmaya yönlendirmek sonu hüsran bir başka tuzaktır. Gururu okşayarak yönlendirme ise en fazla kullanılan ağdır. Tembellik, tenbellik veya bu ikisinin tam aksine vazife düşkünlüğü zafiyetinden kullanılmak altıncı desise olarak istimal edilir.

Bahsedilen tuzaklar sosyal medyada daha rahat, serbest, denetimsiz ve ahlakî değerlerden uzak kullanılmaktadır. Bir müddet sonra sıradanlaşarak alışkanlık haline de gelmektedir. Boşanma oranlarının artmasında, mahremiyet duygusunun kaybedilmesi ile eşler arasındaki münasebet sınırlarının esnemesinde sosyal medyanın tesiri tartışmasızdır.

Önce düşünüp sonra yapan insan, sosyal medyada yaptıktan, başkalarına uyduktan veya tıkladıktan sonra uyanırsa düşünüyor- ki bu uyanmanın da ne kadar faydası olabilecekse?- veya düşünmek istiyor. Dikkati eksik ve aceleci tipler bu tuzağa daha çok ve çabuk düşüyorlar. Nihayet sosyal medya ile meşguliyet; sıradanlaştığı, doğal karşılandığı için beraberinde yeni değer yargı ve ölçüleri de getirmekte. Bunlar; yalan söylemek, aldatmak, mahremiyete hassasiyetin aşınması, denetimsizliğin sevkiyle haram ve yasak şeylere yakınlaşma, suçun yapılabilmesinin ön denemesi, çocuklara erken, yetişkinlere kontrolsüz cinsellik tahriki, seyretmek ve seyrettirmekten zevk almak gibi sıralanabilecek noktalardaki tahribat ürkütmektedir. Zira iç denetim doğuştan değil toplumsal değerlerle oluşmaktadır. Toplumun değerlerinin sosyal medya aracılığı ile bozulması kötü sonu hızlandırmaktadır.

Kitle iletişim araçları toplumun değer yargıları ile örtüşmeli ama yönlendirmemeli. Medya etiği terim olarak, toplumu düzenleyip, uyumlu ve o toplumun ahlaki değerlerine sahip çıkan bir düzen içinde yaşamasını sağlamakta gördüğü görevi kitle iletişim araçları üzerinde sağlamaya çalışmaktır. Bu noktadan sosyal medyanın tahribatının tamirata dönüştürülmesi çok önemlidir.

Sosyal medyada herkes fikrini rahatça söylüyor. Kişisel medya ise istismar edilmemesi için kendi ölçülerine göre denetleme yapabiliyor. Gıybet, dedikodu, hakaret ferdilikten çıkarak sosyal medyada yapıldığında günahının da sosyalleştiği ve dolayısıyla yazanları, okuyanları, paylaşanları da sorumlu kılması sosyal medya gerçeğidir. Bütün bunların ötesinde sosyal medyadaki hakim gücün, bu hizmeti hayır olsun için yaptığını iddia edebilir misiniz?

“Tıkla” değil, “tıklamama” imtihanını başarıyla vereni tebrik ediyorum. Aradığını bulduktan sonra zamanı israf etmeden ve takılmadan internetten çıkanı tebrik ve teşvik ediyorum. Bu aleti nikmet değil nimet olarak kullanabileni bağrıma basıyor ve âleme numune ilan ediyorum.

Mehmet Çetin

20 Temmuz 2014 Çiftehavuzlar Çiğli

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir