Sobacı Hacı Ali Osman Ağabey

Son Şahitlerden

Eskişehir’deki tahsilimizde sık sık ziyaretine gittiğimiz saff-ı evvel ağabeylerden Hacı Ali Osman Coşkun, “Tenekeci Ali Osman” diye tanınır idi.

Eskişehir çarşısının Sobacılar mevkiindeki dükkânına uğramadan önce, rahmetli Mehmet Çalışkan Amcayı görmek için oğlu perdeci Sadık Çalışkan Ağabeyin de dükkânına uğrardık.

Mercan marka sobaların sahibi Ali Osman Ağabey ile 04.12.1977 tarihinde yapılan görüşmenin müsvedde notlarını neşretmek bugüne nasib oldu.

Risaleleri yazmaya iki sefer ara vermiş.  Bir gece rüyasında kendisine bir yazı gösterilir. Kırmızı mürekkeple yazılmış. Çok hoşuna gider. Ne kadar güzel yazılmış, diye düşünür ve şevk alıp, derhal bıraktığı yazıya yeniden başlar.  O zamanlar, risaleler el ile yazılarak çoğaltılıyor idi.

Bir risaleyi yazıp, Üstada götürür. Onu ziyarete vesile olması için bir hizmet yapması lâzım idi. Üstad, risaleyi tashih eder ve arkasına duâ yazarmış.

Bir defasında Eskişehir’e gelmeden önceki ziyaretinde Üstad ona:

-“Eskişehir Medrese-i Yusufiyesi’nde bizim on tane risalemiz te’lif edildi. Orayı benim namıma ziyaret et!” der.

Üstada, o zamanki hapihânenin sonradan çocuk hapishânesi olduğunu anlatır ama Üstad bu sefer “gardiyanına selâm söyle.” der.

Üstadın, dediğini yapmak üzere gardiyana gider ve selâmını nakleder. Üstadın kaldığı oda temizletilip, aydınlatılır.

Ali Osman Ağabey, su ibriği hediye etmek ister, ancak kabul etmeyen Üstad, şu izahı yapar:

-“Resulullah (asm) hediyeyi kabul ederdi. Fakat fazlasıyla mukabilini verirdi. Benim ise dünyada verecek bir malım olmadığından Şeriat’ın mubah kıldığı hediyeyi kabul edemiyorum.”

Bu defa ibriği, Ceylan Ağabey ile gönderir.

Mukabilinde iki risale vererek kabul eder. Ceylan Ağabey haber gönderir:

-“Bizim Tenekeci Osman’a söyle, bir daha böyle yapmasın.”

Bir arkadaşı Ali Osman Ağabeye,

-“Siz, hapishânede yattınız mı? der.

Yok, yatmadım, çalıştım. Yatsaydım Nur Talebesi olamazdım. Bizim için hapishânenin üç manası vardır.

1.Medres-i Yusufiyedir.

  1. Islahânedir

3.Tımarhânedir.”

Ali Osman Ağabey, müttaki bir insan idi. İşyeri komşuları ona hürmet eder, nasihatlerine kulak verirlerdi.

Mustafa Sungur ve Ceylan Çalışkan ve Aydın Sultanhisar’lı Atıf Hoca (Hasan Atıf Egemen) ile çok görüşmeleri olmuş.

Allah rahmet eylesin.

Mehmet Çetin

25.02.2018 Bostanlı İzmir

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir