Seydişehir’de Müttehit Teravih

Binlerce maşaallâh, barekallâh diye başlamak istiyorum, Seydişehir’li kardeşlerime. Bir avuç müttehit kardeşin ihlâsla yapılan hizmetin tablosunu teravih namazında seyrettim.

İftara beş kala yetişebildim, samimi karşılama ile mukabele ettiler, sağ olsunlar. Çorba ile başlayan sofradaki yardımlaşma, yenilen etli ekmeklerin birbirlerine ikramıyla neşe ile devam etti, sofranın toplanmasında yeniden tezahür etti. Bunlar hayatın içerisinde şeklen basit görünen ama beşeri münasebetin kalitesini gösteren münasebetlerdir. Bu münasebetlerde hususan açlık ve susuzluğun zirveye çıktığı hengâmede kardeşinin nefsini kendi nefsine tercih etme şeklinde tezahürü, beşeri münasebetin kardeşane olan samimiyet ve tefaniliğin kalitesinin açık bir göstergesidir.

Yolculuk, alış veriş ve yemek gibi zeminler insanın karakterinin ortaya çıktığı sahnelerdir. Seydişehir’li kardeşlerimin bu samimiyeti, imamlık yapan hocamın kıldırdığı akşam namazı ve ardındaki tesbihat ile anlamını buluyordu.

Namaz, yaratılışa anlam katan yegâne ibadettir. Hatta tek başına namaz, imana direk vazifesini görmektedir. Kelime-i şahadet ile ifade edilen eden iman, namaz direği ile mukavim olur. Diğer üç şart olan oruç, hac ve zekât ise insanların vaziyetlerine göre hâsıl olan yardımcı kuvvet ve esaslardır. Sağlığı müsait olan oruç ile malî durumu müsait olan zekât ve hac ile imanının kuvvetlenmesine, içtimaî uhuvvetin tesisine ayrı bir takviye yapar.

Ne kadar anlatırsak anlatalım bu esaslar, bu ibadetler hakikaten samimiyet ve ihlâs ile manasını bulur. Getirilen şahadet samimi değilse münafıklıktır. Yapılan ibadetler samimi değilse gösteriş içindir, âdet yerini bulsun içindir. Samimiyet ve ihlâs, harekâtın ruhudur. Samimiyetsiz, ihlâssız hareket, canlı cenazedir.

Cemaatte sahih bir şekilde birlik ve beraberlik olmazsa, ne kadar ziyade olursa olsun kıymeti düşük olur. Matematik hesaplamalarında kesir sayılarının çarpılması ile değeri daha küçük sayıların hâsıl olmasına sebep olur. Ama kesir olmayan, doğal, fıtri sayılar ise toplandıkça, çarpıldıkça fazlalaşır.

Matematiğin bu özelliğinin doğal olanını, fıtri olanını Seydişehir’lilerde gördüm. Samimiyetle azı çok yapma kerametine hep beraber nail oluyorlardı. Bir avuç insanın kısa zamanda ziyadeleşmesi ama kaliteli olarak fazlalaşması ve ardından dershanelere sığmayan cemaatin mülkler alması ve yapması hep o ihlâsın dışa yansımalarıdır.

Böylesi bir cemaatin, hayatının tatbik noktasında, Risale-i Nur’dan aldığım istikamet dersimi, takdim etme müsaadeleri ile fatihanın satırlarında Üstadımın dilinden Rabbimin rızasını aradık, beraberce, samimiyetle.

Fıtri olarak sınır konulmayan ama -Nihat beyin ifadesiyle- imtihan için sınır konulan üç duygumuzdan üç klasör halinde bahsettik.

İlk klasör şehevi arzular klasörü idi. Bu klasörün içerisinde şehevi arzuların ifrat, vasat ve tefrit kullanımı dosyalar halinde bulunmakta ve anlatılmakta idi. Yemek, içmek, uyumak, konuşmak ise şehvet klasörünün içerisindeki başka dosyalardır. Hatta bu dosyaların içerisinde de ifrat-vasat-tefrit konumlarını anlatan dosyaları mevcuttu.

İkinci klasör öfke klasörü idi. Öfke klasöründe, bütün istibdat, zulüm ve tahakkümün bu duygunun ifratkâr kullanımından kaynaklandığını, okuyunca anladık. Bu öfke klasörünün içerisinde ise ifrat-vasat-tefrit kullanımlarını anlatan ayrı ayrı dosyalarının bulunduğunu öğrendik.

Son klasör ise adeta en kıymetli klasör vasfında idi, akıl klasörü. İfrat kullanım dosyasının adı cerbezedir. Tefrit kullanım dosyası hamakattır. Vasat kullanım dosyasının adı ise hikmettir.

Üç klasörün içerisinde kullanım şekilleri ile dokuz dosya bulunuyor. Ayrıca bu klasöründe kendi içinde teferruat dosyaları da var. Bu dosyaların dahi ifrat-tefrit-vasat kullanım dosyaları da var idi. Bu üç klasör vasat kullanımları ile adalete işaret ederken adaletli ve dengeli yani istikametli kullanımları ile isimleri değişiyor, manaları kemal buluyor, hayat istikamete eriyordu. Böylece şehvet klasörü iffet klasörü ismine, öfke klasörü şecaat klasörü ismine, akıl klasörü ise hikmet klasörü ismine kavuştuğunu idrak ettik, elhamdülillah.

Bu üç klasörü üç sabır desteklemektedir, hatta dosyalarını da. Üç sabır; birincisi itaat etme sabrı, diğeri isyan etmeme sabrı, üçüncüsü ise musibetler karşısında gösterilmesi gereken sabır olarak hayatın her anına nüfuz eden vasfı ile dikkatimizi çekiyordu rahmetli Üstadım.

Bu manalarla dolu müttefik ve müttehit şekilde hayat ve hizmetlerine ihlâsla devam eden Seydişehir’li kardeşlerimle teravih namazını kıldım, Seydişehir’de.

Mehmet Çetin

27.07.2012.Seydişehir-Konya

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir