Şereflikoçhisar’daki Polis Karakolu ve Lojmanı binasının yapımı 

Türkler, Orta Asya’dan Anadolu’ya gelerek Söğüt ve Domaniç bölgelerinde yerleşip beylikler kurarak bu topraklarda kök salmışlardır. Osman Bey, Karahisar’ı ele geçirdikten sonra Gündüz Alp’i subaşı (emniyet amiri) tayin eder. Böylece Anadolu’da ilk emniyet teşkilatı kurulmuş olur. İlk amir de Gündüz Alp’tir. Sonraki yıllarda askeri erkân, iç emniyeti de temin etmiş olmakla beraber nihayet 10. Nisan.1845 tarihinde müstakil manada ilk polis teşkilatı ihdas edilir. Cumhuriyet dönemi ve sonraki dönemlerde çeşitli tanzimlerle güncellenen Emniyet Teşkilatı daha da güçlenir ve organize olur.

Cumhuriyet döneminde polis teşkilatının ülke sathında yer almasında halkın hizmeti ve yardımı gerçekten büyük ehemmiyete sahip olup, anılmayı hak etmektedir.

Bizim insanımızın, vatana, memlekete ve dine hizmette âdeta sınır tanımaz bir şekilde gayretleri ve faaliyetleri vardır. İş başa düştü mü, olmadık ve akla gelmedik usullerle hedeflediği işi neticeye ulaştırır.

İşte bu faaliyetlerden birini de Şereflikoçhisar’da görüyoruz. Özellikle polis karakolunun idarî bina ve lojmanı konusundaki gayretler dikkat çekicidir.

Eskiden beri hizmeti devam eden polis karakoluna ait idarî bina ve lojmanın temini konusu konuşulmaktadır. Bu nev’i sivil toplum hareketlerinde tecrübeli olan Mehmet Doğan’ın, ilçemizin Kale Mahallesi’ndeki polis karakolu ve lojmanının yapımı hizmetini ve bununla alakalı kısa bir hatırayı bahsetmeye gayret edeceğiz.

Şereflikoçhisar Polis Koruma ve Yaşatma Derneğinin kuruluşunu gerçekleştirerek başkanı seçilen Mehmet Doğan, binanın yapımına yardım için beraberindeki arkadaşlarıyla beraber gayretlerde bulunur. Bunun için ekin hasatı zamanı çiftçilerden, yapılacak karakol binasına yardım için birer kilo, ya buğday veya parasını bağışlamasını isteyerek bir hayli yardım toplar.

Nihayet karakol iki katlı olarak yapılır. Alt katı idarî bina olurken üst katta da lojman olarak inşa edilir.

Bu karakolun yapımından yıllar sonrasında, yaşanan tatsız bir hadise ile burada emeği geçenlerin acı hatırası olarak hatıralarda yerini alır.

Karakolun ve lojmanın yapımında çok emeği geçen Mehmet Doğan’ın oğlu Günay Doğan’ı dinliyoruz.

Bir konuşmasında babasına “ Baba, bu binanın yapılmasına sen önayak oldun ama yarın ilk sopayı da biz yeriz, merak etme!”, der.

Yaşanan bir hadise âdeta Günay Doğan’ı doğrular.

1979 yılında uzun süren benzin kuyrukları yaşanmıştı.

Günay Doğan, tüpçüdür. Arabasının benzini biter ve asfalttaki benzincide kuyruğa girer. Tanıdıkları ise “Günay, sen Amme hizmeti yapıyorsun, kuyrukta oyalanma, öne geç”, diye sıra verirler.

Tam o sırada görevli polis, kuyruğa girmesi için müdahale eder. Polis, ilçeye yeni gelmiş ve kimseyi tanımamakta. Polisin müdahalesi ile tartışma başlar ve derken ağır küfür edince Günay Doğan, dalar. Nihayet karakola düşerler. Tam nezarete koyarlarken o polis, Günay Doğan’ın arkasından beline doğru ağır bir tekme atar. Acıyla kıvranan Doğan, yere serilir.

Hadiseyi işiten pek çok tanıdık gelir. Babası da gelir, lakin içeri bile almazlar. Başka tanıdıklar araya girer ve onu çıkarırlar. Ancak, Günay Doğan’ın şartı var: “O polis gidecek.” Meğer o polis geçici görev için gelmiş ve hemen gönderilir.

Bazen yaptığınız iyiliklerin böylesine acı hatıraları da mazide kalmaktadır, neylersin, nasip işte!

Mehmet Çetin

13.01.2019 Yeni Foça İzmir

 

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir