Risale-i Nur Külliyatı’nda geçen ayetler-2

Geçen haftaki vaadimize istinaden “Risâle-i Nur Külliyatı’nda Geçen Âyetler” kitabımızdaki farklı tespitleri takdim edelim, inşaallâh.

Bu kitap, emsali olan dört kitaptan farklı bir çalışmadır. Eserde, aranan âyet rahat bulunmakla beraber Külliyatta geçen yeri de hemen bulunmakta. Misal olarak Bakara suresinin 115. âyeti hangi risalede geçiyor sualinin cevabı çok kolaydır bu kitapta. Bunun için “Risâle-i Nur Külliyatı’nda Geçen Âyetler” kitabımızın aynı ismi taşıyan bölümünde aradığınız surenin alfabetik sıralamasından sure ve âyetin yerinin bulunması ile Külliyatta geçen sütununda ise risale ismi ve sahife numarası verilmektedir.

Bu çalışmada olan farklı bir husus daha var. İstatistikî bir çalışma mevcut bu kitapta. Külliyatta geçen sure ve âyetlerin ne kadar geçtiği tablolar halinde takdim edilmiştir. Bu tablolar ile Külliyat hakkında istatistikî değerlendirme yapma imkânı daha rahat ispatlı olmuştur.

Risale-i Nur Külliyatı’nda en fazla hangi âyet tekrarlanmıştır? Bu sualin cevabını çalışmamızda bulduk. Bunu ise, sıralamaya giren ilk on ayeti tablo halinde takdim ettik. Burada sadece ilk sırayı teşkil eden 242 tekrarı ile İsra Suresi 44. Ayetinin olduğunu hemen ifade edelim.

Bu eserimizde farklı bir husus daha var. 114 surenin 104 suresindeki âyetlerin külliyatta geçtiği ve 10 surenin âyetin geçmediği tespiti yapılıp tablo halinde takdim edildi. Burada hemen bir değerlendirme yapılabilir. Değerlendirmeye sual ile başlanacak olursa: Acaba bu on surenin niçin hiçbir âyeti Külliyatta geçmemektedir? Aslında bu sualin cevabını bir heyetin çalışması ile verilebilir. Yani ehil bir heyetin çalışmasıyla mealen ve tefsiren Külliyatta bu 10 surenin âyetlerinin geçtiğini görebilmek belki mümkün olabilecek. O zaman bu suale gerek kalmayabilecek. Eğer gerçekten mealen veya tefsiren bu on surenin âyeti Külliyatta geçmiyorsa o zaman bunu yeniden düşünmek gerekecek. Niçin bu on surenin âyetleri mealen ve tefsiren geçmemektedir sualini o zaman tekrarlayabiliriz.

Kitabımızdaki farklı hususlardan birisini daha anlatalım. Bu tabloda 104 adet her bir surenin kaç âyetin Külliyatta geçtiği bilgisi vardır. Meselâ, Bakara suresi 101 âyeti ile ilk sırayı alırken Âl-i İmrân 46 âyeti ile ikinci ve Rahman suresi ise 43 âyeti ile sıralamada yer alıyorlar.

Şimdi farklı bir hususu arz etmeye sıra geldi. Külliyatta geçen 1205 ayetin kaç tanesi Mekkî ve kaç tanesi Medenî âyettir? Ayrıca bu oran veya sayılar Külliyatın geneli hakkında bir malumat ve mütalâa veriyor mu?

Bahsini ettiğimiz bu son tespiti şu ana kadar emsali kitaplarda tespit edemedik.

Evet, Külliyatta geçen 1105 âyetin 740 tanesi Mekkî ve 365 tanesi de Medenî âyetlerdir. Görülüyor ki Mekkî âyetler daha fazla. Mekkî âyetlerin umumiyetle konusu tevhidi esaslardır. Medenî âyetlerin umumi konusu ise içtimai hayatın tanzimine müteveccihtir. Buradan da Risale-i Nur’un ziyadesiyle iştigal konusunun imanî ayetlerin tefsiri olduğu anlaşılmaktadır.

Bir eserde geçen veya kullanılan kelimeler ile o eser veya yazarı hakkında karakteristik değerlendirmeler yapılır. Hatta kurulan ve kullanılan cümle yapılarıyla, uzunluğu kısalığı, basitliği ve bileşikliği ile farklı keşifler yapılır. Müellifin hayatının değişik yaşlarındaki fikirlerinin tekâmülü konusunda yorumlar yapılır. Yaşadığı olayların ferdi hayatındaki tesirlerinin derinlikleri tahlil edilir ve izlediği yolu yoruma tabi tutulur.  Etrafındakilerin kendisi hakkındaki takdir ve tenkitlerinin ne kadar tesiri altında kaldığı izlenir. İddiasını hususi hayatında tatbikatı ile müdellel hale getirerek, delillendirip, mutabakat sağlayıp sağlamadığı dikkatle incelenir. Selefi hakkındaki kanaat ve yorumları ile muasırlarına nispeten ortaya koyduğu çözüm ve ikna yolları ve bütün bunların yekûnu ile istikbale neleri taşıyabileceği, gelecek asırlara yol açabileceği merakla araştırılır.

Fazlasıyla sıralanabilecek bu çeşit konular, Risale-i Nur için kesinlikle hedef konulardır. Araştırmacı bu ve benzeri konular ile Bediüzzaman Said Nursi ve eserlerini ciddi ve ilmî tahkikatını yapmalı ve hatta yapacak inşaallah. Hülasa; Risale-i Nur, araştırmacılar için hakikaten hem bakir ve hem de muazzam bir hazinedir. Aslı ve menbaı Kur’an olduğu için hazinedir, o büyük hazinenin misalidir.

Bu eserimizde âyetin asıl metin ve meal metinleri verilirken Külliyatta geçen kısımları kırmızı renkle basılmıştır. Bu da ayrı bir tespit olup araştırmacıya kolaylık vermekle beraber dikkatini çekmektedir.

Bu nevi çalışmalarda en büyük sıkıntı, standart Külliyatın olmayışı ve Külliyatı basan kişilerce ortak sahife tanziminin olmamasıdır. Ortak sahife tanzimi ile beraber, İmla gibi hususlardaki müştereklik bütün Risale-i Nur cemaatlerinin hepsini bekleyen mühim bir mesuliyettir.

Mehmet Çetin

11.05.2012. Batıkent-Ankara

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir