Okuyucusu ile bütünleşen Yeni Asya

 

Yeni Asya okuyucusuna yazı yazmak zor iş

Basın dünyasında eşine az rastlanan bir dayanışma, kuvvetli bir ihtimalle Yeni Asya’da görülmektedir.

Bu iddiamıza Yeni Asya’da çıkan pek çok makaleye yapılan yorumları, delil olarak sunmak isteriz.

İşte bunlardan bir güzel misali de bu yazımızda konu edilmektedir.

Kadim dostum Ali Fuat Kardeşimiz, geçen hafta neşredilen makalemizdeki hataları tesbit ederek tashih etmiş, ya da edilmesini taleb ediyor, sağ olsun. Şöyle ki:

“Selamünaleyküm Mehmet Abi,

            Yazınızı okudum, istifadeye medar güzel bir yazı. Allah razı olsun. Yazıyı okurken beni duraklatan, yazının akışında sarsıntı hissi veren bir iki hususu bir okuyucu olarak dile getirmek istiyorum.

            1-Beşinci paragraf ta kullanılan “hevesatları” kelimesi “ları” eki gelmeden de çoğul anlamını veriyor.

            2- Yine aynı paragrafın son kısmında “… ve bazıları da reaksiyoner olarak İslâm’a dönüş yaparak doğru yola erdiler.” İfadesi bu güzel yazının insicamına sanki küçük bir sekte vuruyor. “reaksiyoner” hangi anlamda kullanıldı?

            3- Yine yedinci paragrafta “… yukarıda isimleri zikredilen yapılarda yer almasının ve bunun yurt içi ve dışı bağlamıyla beraber ilişkili olarak değerlendirilip…” ifadesi biraz karmaşık ve yine insicamı olumsuz etkilemiş gibi geldi.

            4- Yine son paragrafın son cümlesinde “Yapılan kötü propagandalar sebebiyle hatalı izleri bırakılan terör, radikalizm, fundamentalizm, İslâmofobi gibi değişik ünvanlara saklanan İslâm düşmanlığının önünü almanın…” ifadesinde de takılmadan geçemedik. Meselâ bu ifade “karşı propaganda sebebiyle kötü izler bırakan terör, radikalizm, fundamentalizm, İslâmofobi gibi farklı isimlere gizlenen İslâm düşmanlığının önünü almanın…” şeklinde nasıl olurdu?

            Bu yazıyı birlikte okuduğum arkadaşımda aynı yerlerde takılınca haddimide aşarak böyle bir okuyucu eleştirisi yaptım. Hakkınızı helal ediniz.”

Elhak, yazıda insicam sağlanmaz ise böylesi bir muameleye liyakat kesbeder. Zira o yazı, bu tenkidi görmeseydi arşive o hataları ile kaldırılacak ve gelecek nesle bu hatalar nakledilecekti.

Uzatmadan tavzih ve tashihe geçiyoruz:

  1. Osmanlıcanın çoğul takılı –at –et ekleri olan kelimeler, yaşayan Türkçemizde yer yer –ler, -lar ile beraber kullanılmaktadır, bu sebeble biz de kullandık. Ayrıca pekiştirme maksatlı kullanıldığını da unutmamak lâzım.
  2. Reaksiyoner, aksiyonerin zıttı olarak kullanıldı. Bir etkiye verilen tepki olarak kullanıldı. Ülkemizde iken dinî ve millî konulara ilgi duymayanın, yurt dışında din ve milletine yapılan hakaretlere tepki olarak dine ve millî meselelere sahip çıkmasını anlatmak istedik.
  3. Doğru dersiniz. Yurt dışındaki Nurcu, Süleymancı, Millî Görüşçü ve dindar milliyetçi yapılarda yer almasının; siyasî ve sosyo-psikolojik sorgulanmasına ülkesindeki sosyal ve idarî yapının tahlili ile başlamak gerekir. Yurt içindeki aynı grupları ile doğrudan irtibatlı olan bu gruplardaki insanımızın, ülkede iken çeşitli aksaklık ya da baskılarla o gruplarla uzak kalması ya da uzak tutulmasını da unutmamak gerekir.
  4. Tashihinize iştirak ediyorum, doğrusu dediğiniz gibidir, yani: “karşı propaganda sebebiyle kötü izler bırakan terör, radikalizm, fundamentalizm, İslâmofobi gibi farklı isimlere gizlenen İslam düşmanlığının önünü almanın…”

Teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız ey Yeni Asya okuyucusu kardeşlerim!

Mehmet Çetin

12.03.2019 Göktürk İstanbul

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir