Namık Kemal Avşar

Şereflikoçhisar’da saygın kişiliği, kaliteli giyinişi, yakışıklılığı ve uzun saçları ile dikkati çeken simalardan birisi idi Namık Kemal Avşar ( 1922- 2002 )

Bozkır’dan gelerek ilçemize yerleşen bir ailenin çocuğu olan Namık Kemal Avşar, 1922 yılında Şereflikoçhisar’da doğar. İlkokulu burada bitirir.

Askerlik öncesi çay ocaklarında garsonluk yapar. O dönemin gereği olarak üç yıllık askerlik yapanlardandır.

Çıkınağıl ve Büyük Kışla Köyünün Tarım Kredi Kooperatiflerinde çalışır. 1957-1963 yıllarında Şereflikoçhisar Mal Müdürlüğünde çalışır.

1963 yılında hususi olarak ilk muhasebe bürosunu açarak 2002 yılına kadar devam eder.

Muhasebecilikle yetinmedi, hizmetlerini çoğalttı. Bu cümleden hareketle ilçenin Esnaf Kefalet Kooperatifinin kuruluşu hizmetinde yer aldı, vazife yaptı.

Kendini geliştirmeye çok arzulu idi. Bu arzu onu 1979 yılında Ömer ve Zeki Bey isimli oğullarını da ziyaret maksadıyla Almanya’ya giderek, orada meslekî pek çok kurslara katılarak geleceğe kendini hazırladı ki bu hareketleri ona ayrı ve ileriye dönük bir ufuk açıyordu.

Bu vasıfları ona geniş bir seven ve takdir eden çevreyi kazandırır, dostlar halkası genişler.

Bu geniş çevrenin  – belki de- dostlarının teşviki ile siyasete girer, o alanda da hizmet etmek ister.

Anavatan Partisinden, belediye başkanlığı seçimlerine girer ama kazanamaz.

Turgut Özal,  kendisini Nevşehir’den milletvekilliğe dâvet eder ama Namık Kemal Bey, kibarca kabul etmeyerek ilçeye hizmet etmek istediğini ve eğer mümkünse Şereflikoçhisar’ın vekili olmayı tercih etmek istediğini belirtir.

İlçe teşkilatını kurmada ve partinin mahallî seçimlere hazırlanmasında çok gayret eden ve ciddi bir yardım da görmeyen Kemal Beyi, kaybedilen seçim çok üzer.

Kendi ile barışık, çevresindekilerle güzel geçinen Namık Kemal Avşar, duygu dolu birisidir.

Müzikle çok ilgili ve çalgı aleti kullanan birisidir.

Bu ve benzeri vasıfları Şair Ramazan Şimşek’in çocukluk hatırası olarak “Keşke bizde bu amca gibi memur olsak” ifadesiyle yerini bulur.

Ailesine çok düşkün ve onlarla beraber olmaktan mutlu olan bir yapısı vardı.

Başkalarına yardım etmekten mutlu olan birisiydi Kemal Avşar.

Bayramlarda eşi Feride Hanım çocuklara şeker ikrâm ederken özellikle ayrı bir tabağın içerisinde çocuklara bayram harçlığı ikram etmesi, o çocukların hatıralarında sürekli tekrar edilir.

Kemal Beyin bu güzel vasıflarını kendine örnek kabul eden evlâdları da aynı olgunluğu muhafaza etmektedirler.

Markalı kıyafeti, saçına ciddî bakımı, mesleğindeki ve yaptığı hizmetlerindeki başarısı, dostları ile olumlu münasebeti, ailesine düşkünlüğü, ileriyi görmesi, memleket sevdalısı gibi güzel vasıflar sahibi Namık Kemal Avşar, güzel hatıralar sahibi bir insan idi.

2002 yılında yakalandığı hastalık sebebiyle vefat eder.

Torununun veda ve vefa ifadelerini naklediyoruz:

“Seni asla unutmayacak ve nesiller boyu seni anlatmaktan, örnek vermekten sıkılmayacak torunun Hülya Avşar Yazıcı” diye gönderilen güzel bir notu ile sonlandıralım:

“Benim en güzel çağımdı çocukluğum. Büyükbabam ile gecen dolu dolu bir çocukluk. Keşke hayatta olsaydı da gençliğimi anneliğimi de görebilseydi.

            Ben küçükken babaannem evde aksam yemeği hazırlardı heyecanla “YAKIŞIKLI” gelecek derdi öyle seslenirdi, büyükbabama.

            Kemanlar çalar şarkılar söylerdik hep birlikte.

            İnsana olan sevgiyi saygıyı yardımlaşmayı “Komsum açken ben tok gezemem” derdi.             Hayvana olan merhameti sevgiyi tarihi kültür u doğayı siyaseti ondan öğrendim ve bana bunları öğretirken paylaşma duygusunu da aşılamıştı büyükbabam.

            İyi ki de onun gibi bir büyükbabanın ve babaannenin torunuyum.”

Ruhun şad olsun, mekânın cennet olsun güzel insan!

Mehmet Çetin

24.10.2018 Yeni Foça İzmir

 

 

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir