Koreli Bekir

1950-1953 yılları arasındaki Kore Harbi’ne; BM kararı gereği, Türkiye’nin gönderdiği bir tugay askerleri arasında olan Bekir Candan, bu savaşta bulunması (1951) sebebiyle Şereflikoçhisar’da “Koreli Bekir” olarak anılır.

Koreli Bekir (1929-2008), Sarıkaya Mahallesinde ikamet eden Osman’ın oğludur. Babasız büyüyen Koreli Bekir, hayatın şartı gereği hemen her işte çalışır. İlgenlerin kızıyla evlenir ve Dursun, Kadir, Recep ve Soner isimli dört oğlu ve üç kız olmak üzere  yedi çocuk sahibi olur.

Çarşı içerisindeki Eski Belediye sırasındaki dükkanından önce Sarıkaya’da Çapan’ın evinin altında bakkallıkla ticarete başlar.

Çocukluğumun en renkli hatıralarından biri de Koreli Amcanın yaz aylarındaki o nefis ayranlarını içmek idi. Dükkana gelen müşterilere ikrâm için rahmetli babam ayran getirmemizi söylesince nefesi Koreli’nin dükkanında ayran ile alır sonra müşteriye götürürdük. Harika ayranları var idi.

Çarşının sevilen sayılan esnafı olan Bekir Amca, akraba, eş dostu ile de çok ilgili idi. Mandıroğlu Hanı karşısında dört yola bakan ve Tüylüoğlu’nun dükkanı sırasındaki kahveye takılırdı.

Dükkândaki işe, eşi ve evlâdları da gerçekten çok yardımcı olurlardı. Dursun’u bu yıllardan bilirim. Daha sonrasında Hasanoğlan Öğretmen Okulunda beraberdik. Üzülerek belirteyim ki Dursun’un acı haberini (1981) evlerinde beni misafir eden ablası ve eniştesi Ramazan Şimşek Hocamızdan öğrenince çok üzüldüm ve bu satırlar arasında Fatihalar gönderiyorum.

Dünü, bugünü ile yaşayan insan, yarını maalesef bilememektedir. Ne gariptir ki kiminle eş dost olacağını, hısım akraba olacağını hem de hiç bilememektedir. Bu cümleden olmak üzere kendisi CHP nin ılımlı şahsiyetlerinden olan Koreli Bekir’in oğlu MHP li ve damadı Ramazan Hocanın MHP’li olacağını da bilememiştir. Bunlar kaderin gizli şifreleridir.

Yanı sıra farklı fikir ve kanaate de sahip olunsa bu topraklarda beraber yaşanmasının en güzel örneklerindendir. Bundan dolayı da Candan ailesini tebrik etmek gerekir.

Koreli Bekir amcamızın tebrik edilecek başka meziyetleri de var. Gurur ve kibiri onda göremezsiniz. Garibanlıkla geçen hayatı ona mütevazi olmayı öğrettiği gibi, garibanın hâlinden anlamayı da belletmiştir. Yaptığı sessiz ve reklamsız yardımlarını, kabrinde rahatsız olmasın diye burada bahsetmeyeceğiz. Büyükle büyük, çocukla çocuk olmak, âdeta onun karakteri idi.

Bayramda, düğünde, taziyede bulunmayı ihmal etmez. İhmal etmediği bir şeyi daha var. O da ağzından sigarayı da eksik etmez. Sanki sigara ona mahsus bir ilaç idi, onsuz Koreli’yi hatırlamak bayağı zor.

Kore hatıralarını anlatmıştır ama ben işitmedim. O dönemdeki Komünist Rusya’nın yayılmacılığına karşılık Güney Kore’yi savunmak maksadıyla BM-Nato öncülüğünde vazife alan askerlerimizin kahramanlıkları elbette unutulmaz. Keramet ve menkıbelerle dolu olan hatıralar dilden dile nakledilir.

Kore savaşı, Türk askerinin yalnız kendi memleketi için değil dünya barışını koruma adına vatanından binlerce kilometre uzaklarda da ne büyük fedakarlıkla savaştığının adresidir. Kore’ye İslâm, bu savaşla Türk askerleri ile girdi. Askerlerimizin fahrî dini hizmetleri ileriki yıllarda 1965 de Kore Müslüman Federasyonu kurulur ve Seul’de 1975 yılında ilk defa cami açılır.

Bekir Amcamız oğlu Dursun’a ve Kore’de şehit düşen 721 askerimize rahmet dualarımızı ediyor, Fatihalar gönderiyoruz.

Mehmet Çetin

01.02.2018 Batıkent Ankara

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir