İsmi ile müsemma Safiye

Nice insanlar vardır ki Allah, onları dünyada fazla tutmuyor, işleri ve vazifeleri bitince alıyor, ebedî yolculuğa gönderiyor.

Baldızım Fatma Hanım ve bacanağım Süleyman Şaşmaz’ın kızı Safiye de (1973-2019) böylesine müstesna insanlardan birisi.

Yıllar öncesinden, dün ayrılık günü (19 Aralık 2019) ile alâkalı bir rüya görür ki bu birkaç sefer tekrarlanır.

Rüyasında derler, “ Kırk altı yaşında kanser hastalığına yakalanıp vefat edeceksin.”

            Dedikleri gibi de vuku buldu, Allah rahmet eylesin. Âmin.

Safiye!

Anadolu’nun saf ve masum evlâdı!

Hoş sohbettin. Konuşmana çoğu zaman gülerek iştirak ederdi seni dinleyen. Lâkin konuşurken insanı güldürmenin yanı sıra o mana dolu ifadelerin ile de ciddi ciddi düşünmeye ve murakabeye davet ederdin, anlayana.

Bunu da sonradan anlardık, ne yazık ki!

Arkandan akrabaların ve sofi kardeşlerin defalarca hatim indirdiler, dualar yaptılar. Bunları sana Rabbimiz malûm etmiştir, ümidindeyiz. Allah kabul eylesin.

Allah, en doğrusunu bilir ki yapılan dua, esasen kulluğun özüdür.

Ayrılığının ardından edilen dua ve okumalar kabirdeki muamele kolaylık olması noktasından sadece bir vesiledir. Hayatın hesabı, işlenen amel ile verilecek ki onun da sırrı ihlâsla yapılan takvada saklıdır.

Her yeni eskir, her doğan ölür. Yıllar var ki sinesinde asırları barındırır, zamanı bütünüyle saklar.

Hemen her konuşma ve görüşmelerinde hanımım Emine Hanıma;

Teyze, senin bizde çok hakkın geçti, hakkını helâl et. Sık sık evine gelirdik. Bizi güzel ağırlar, karşılardın. Başım bir dara düşse, seni arar dertleşirdim. Benim bu yüklerimi zorsunmaz, sabırla dinler, sakin sakin nasihatini, yeri gelir bir anne, yeri gelir bir abla olarak yapardın. Ne kadar güzel bir insansın be Teyze!”, derdin.

Safiye!

Üç oğlun ve bir kızın ile kocanı; burada, dünya durağında sana dua etsinler, ardından hayır ve hasenatları ile bir nev’i seninle irtibat kurmak üzere, emanet bırakıp gittin. Giderken, tedavi sürecinde görüştüğün insanlarla yaptığın nasihatler, helâlleşmeler hep bu firakın bir işareti olsa gerek.

Hakkındaki hatıralarını dinliyoruz annen Fatma Hanımdan. Rüyalarında, bahtının ihbarı yapılmış. Erenler, seni daha yüksek makamlara davet ediyorlar, daha ileri ufka işaret ediyorlarmış.

Vefat öncesi kızın Ayşe, yolculuğunun başlangıcını nakleder. Gözlerinle birilerini izlermişsin hem de memnuniyet içerisindeki gülmelerinle.

Son gece ki henüz dün bugüne yeni devredilmişti, gecenin iki buçuk sularında baban rüyasında bahçededir. Temiz, düzenli ve ferah veren bir bahçe. Her şey muntazam. Rüyada babanın dikkatini çekiyor bunlar. Bir kenarda toplanmış birkaç yapraklara kadar ilgili. Bahçenin köşesindeki çeşme dikkatini çeker, yanına varır. Hortum neredeyse bileği kadar kalın idi, der, abartırcasına. Neyse, eli vanaya uzanır, açmak için ve açar. Açılan vanadan hızla akıp giden suyun berraklığı, temizliği Bacanağım Süleyman’ın dikkatini çeker. Tek cümlede iki kelimede anlatılabilecek suyun temizliğini anlatırken uzatır, içtiğimiz suların temizliğinde diyerek, şurada duran sürahideki suyu gösterir. Suyun birden ve gür akmasından ziyade temiz olmasına takılmıştır ki! Gündüz olur, evdekilere bugün kendisinin hastaneye, kızını ziyarete gideceğini söyler, hazırlanır. Arada telaş olmasın, orada kalabalık etmemek için dün gitmemişti. Bir müddet sonra damadı telefonla arayarak “Safiye, gece iki buçuk sularında ruhunu teslim etmiş”, der ve rüya tahakkuk eder, rüya gerçekleşir. Hem de bardaktan boşalırcasına akan giden o temiz, tertemiz su gibi ruhun aktı gitti.

Son evladın Rahmetullah, kabrini ziyarete geldiğinde ona gözüktüğünü anlatır. “Ben iyiyim annem, üzülme! Bak, burada Cennet bahçesindeyim.”, demişsin. Ertesi günü geldiğinde kabrinin etrafına bakarken yeniden gözüküp “Burada yer geniş, size de yer var merak etmeyin.”, diye teselli etmişin, o dokuz yaşındaki sabiye.

Beyin Abidin ile görüştük, taziye diledik. Annen, baban, ağabeyin Akif, hepsi maşaallah mütevekkil, çocukların öylesine.

Sen, galiba gittiğin yerden memnunsun ki buradakiler senin maddî ayrılığının ötesinde manen berabersiniz sanki. Rabbin, rahmet eseri olarak, seni Cennet bahçelerinden bir bahçede ağırlıyor ümit, dua ve inançları, inan buradakileri ziyadesiyle teselli etmektedir.

Allah, sana rahmet eylesin, mekânını geniş, makamını Cennet eylesin. Âmin.

Mehmet Çetin

20 Aralık 2019 Bostanlı İzmir

3 Yorum

  1. Mehmet Şaşmaz’dan
    Yüce Rabbim, ablama rahmeti ile muamele eylesin mekânı Cennet olsun inşaallah.
    Rabbim sizden de razı olsun çok güzel bir yazı kaleme almışsınız. Okurken sanki ablamın bu güzel sohbete iştirak ettiğini hissettim ve mutlu oldum.Selam ve dua ile Allah’a emanet olun…

  2. Yasemin Şaşmaz’dan
    Ne güzel ifade etmiş eniştem!
    Ne çok dua edeni oldu! Çok güzel yürekliydi. Allah mekânını Cennet eylesin.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir