İhlâs Risalesi neye hazırlar?-5

İhlâs Risalesi Okumaları 8

Dünyevî ve uhrevî hizmetlerimizde en ziyade ehemmiyet kazanan vasıfları İhlâs Risalesi’nde anlatan Bediüzzaman Hazretleri, ihlâsın evvelki yedi hasletini sıralar.

en yüksek bir haslet” olarak sonuncudan bir öncesini sıralar.

Yaratılışımızda çekirdek olarak ve sonrasında alınan eğitimlerle geliştirilen meziyet, mizaç, huy gibi özellikler ihlâs ile en yüksek bir haslet hâlini alır.

Gerçekten de ihlâsı kendine en yüksek haslet edinenler, bulundukları toplumun kutup yıldızıdırlar. Etrafındakiler, onun bu vasfından istifade ederek, istikametlerini muhafaza ederler.

en safî bir ubudiyet, ihlâstır.”

İbadette belirli fiilleri yerine getirme öne çıkarken ubudiyette bu fiillerle kazanılan hâl, ahlâkî ve manevî öz ve keyfiyet daha ağır basmaktadır.

İhlâs Risalesi’nin girişinde dokuz adet “en” ler ile ana ve öz vasıfları bildirilenlerle beraber ilk sekiz “en”lerden oluşan hâl, vaziyet ve keyfiyet bu noktada “ubudiyet” olarak tek ıstılahî kelimede toplanır ve bu keyfiyetin de en safisinin yine, ama kesinlikle ihlâs ile mümkün olduğu ifade edilir.

Ubudiyet, tasavvufî bir kelimedir, ıstılahtır. Zâhiri ve batınî açıdan Allah’a tam kulluğu ifade eden manaları ihtiva eder. İtaat var ama sevginin ağır basmasıyla hâsıl olan itaat. Bu itaatin ardından bağlılık gelir. Ve bütün bunların halisen yapılmasıdır, esas olarak.

Tasavvuf lügatleri ne kadar ne kadar ubudiyete sahip çıkarlarsa çıksınlar, Bediüzzaman Hazretleri, ubudiyetin hakiki mana ve muhtevasına işaret ederek ona hakikat noktasından mana yükler.

İşte iki misal:

Ubudiyet, emr-i İlâhîye ve rıza-i İlâhîye bakar. Ubudiyetin dâîsi ( davet edeni) emr-i İlâhî ve neticesi rıza-i Hak’tır. Semeratı  (meyveleri) ve fevaidi (faydaları) uhreviyedir.”[1]

Ubudiyet; ileride verilecek mükâfatların başlangıcı değil, ancak geçmiş nimetlerin sonucudur. Zira biz ücretimizi almışız, ona göre hizmet ve ubudiyetle vazifeliyiz.[2]

Şimdi, bu hakikatleri ihtiva eden ubudiyet ancak teslimiyetle manasını bulur ve ihlâs ile en safi hâlini alır.  Zira bahsedilen ubudiyette maksad sadece Allah’ın emri ve nehyi söz konusudur, o kadar. Böylesi bir ubudiyet ne dünyevî ve ne de uhrevî hiçbir menfaati gözetmeksizin sadece Allah’ın rızasına nail olmayı hedef alan kulluktur.

İbadetler, beden ve beden hareketleri ile yapıldığına göre, o ibadetlere mana katan ve Allah indinde değerli kılan ihlâstır. O halde Allah’a yapılan ubudiyetin ruhu olan ihlâsın kendisi bizatihi ubudiyettir, hem de safi olarak.

İhlâs Risalesi neye hazırlar mı, diyorsunuz?

Daha nelere hazırlasın ki? Geriye kalan oldu mu?

Tavzih notu:

İhlâs Risalesi Okumaları 7. yazımızda geçen “Aynen onun gibi Hakk’a giden hak yollarının içerisinde en kısa ve selâmetli yol, ihlâsı esas edinen usûldür.”, ifademiz sadece müsbet manayı çağrıştırması için ifade edilmiştir, mefhum-u muhalifi zihne getirmesi için değil. Hakikate giden yollar muhteliftir. İşte bu yollar içerisinde en kısa ve en selâmetli yol, ihlâsı esas edinmektir.

Bu Lem’a’nın doğrudan Nur Talebesi için yazıldığı zaviyesinden bakılırsa şöyle demek mümkün: Bir Nur talebesi Risale-i Nur’u okuyor iken ferdî olarak çeşitli tercihlerde bulunabilir. İşte bu tercihlerin içerinde ihlâsı cidden esas edinmeyi tercih etmesi ile daha kısa ve selâmetli olanı tercih etmiş olur.

Cenneti kazanmayı, oradaki nimetlere nail olmayı, Resul-i Ekrem’e (asm) komşu olmayı, rü’yete muhatap olmayı istemelerin hepsi haktır. Lâkin bütün bunların içinde doğrudan Allah’ın rızasını maksad edinmek, hepsini ihtiva edeceği için Hakk’a giden hak yollarının içerisinde en kısa ve selâmetli yol, ihlâsı esas edinen usûldür.

Mehmet Çetin

24.11.2018 Bostanlı İzmir

 

[1] Mesnevî-i Nuriye, Zühre, s. 188 ( 2017)

[2] Sözler, s. 401 (2016)

1 Yorum

  1. S. A. Hay kalemine, yüreğine, kalbine, ferasetine, ilmine sağlık.
    Tasavvuf ehlince bile net olmayan ibadet ile ubudiyet ayırımını Risale-i Nur ilmi ile bir güzel netleştirmişin.
    Allah razı olsun. Barekallah.

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir