Hakikat Çekirdekleri’nden Mütalâalalar

Ben çekirdeğin kalitelisini severim ve tercih ederim. Özellikle sıkı ve dolu olanına içinde hakiki ve harika sanatlar ihtiva edenlerine bayılıyorum.

Bugün size bir çekirdek ikram ve takdim ediyorum, buyurun:

Âlim-i mürşit koyun olmalı, kuş olmamalı. Koyun kuzusuna süt, kuş yavrusuna kay verir.”[1] Tam bir hakikat çekirdeği, hem de en kalitelisinden. İşte bu çekirdek beni derin manaya daldırdı, tefekkür ufuklarında dolaştırdı.

İnsanlara doğruyu gösteren âlim; anlaşılması kolay ve en uygun şekilde anlatırken yanlış anlamalardan azade olarak yapmalı. Koyun olmalı derken müellifin bir ikazı olmalı. Neden başka bir hayvan değil de koyun? Koyunun mesela keçiden bir farkı olmalı ki ısrarla koyun denilmiş. Koyunun uysallığı ve teslimiyetçiliğine mi dikkat çekiliyor? Yoksa karşılık beklemeden hasbi fedakârlığına mı vurgu yapılıyor?

Koyun gibi olmalı konusunda içselleştirmeyi de unutmamak lazım. Zira koyun, her çeşit ottan beslenir, bu otlar arasında zehirli olanı, dikenli olanı vardır. Bazen ağzına dikenler batar, acı otlar midesini yakar ama saf, temiz, zararsız ve leziz bir sütü yavrusuna takdim eder.  Kuş yavrusuna ağzından tükürüğü ile kendinden bir şeylerini karıştırması; bazı zararlı besinlerin de yavrusunun ağzına koyması, bize ilmi ve dini konuların izahında kendi indî fikirlerimizin karıştırılmamasını ikaz ediyor olmalı. Yanı sıra hazmetme konusundaki farklılıkları ile beraber süt ile kay arasındaki hem benzerlik ve hem de farklılıklar dikkatimizden kaçmamalı.

Teşbih ve temsillerle anlatılan vecizelerde ayrıntıya takılıp kalınmaması gerektiği gibi, bütünü ile lafza ve sanata takılmak da manayı kaçırmaya sebep olmamalı. Yanı sıra resmin bütününe bakarken ayrıntıdaki sanatın da hakkı verilmeli. Söz sanatları birer vasıta olmalı manayı veciz şekilde ifade için, dolayısıyla işaret edilen mananın tefekkürü maksat olmalı. Sözdeki mânâ umumun nazarında çabuk anlaşılmalı. Delil açık ama lüzumsuz şeyler kapalı olmalı. Hassas konular temsillerle anlamaya yaklaştırılmalı. Böylece yanlış anlamalara düşmemek için dışarıdan görünen ve açık olan şeyler lüzumsuz söz ve temsillerle zararlı bir şekle çevirmemek gerekli.

Yukarıdaki çekirdek, Hakikat Çekirdekleri’ndendir. Kalb tarlasına ekilerek Risale-i Nur’un bir cüz’ünü sümbül veren çekirdeklerden biri. 

Hakikat Çekirdekleri iki cüz halinde farklı iki risale olarak 1920 ile 1921 de basılmış. Sonraki zamanlarda Üstad birleştirmiş. 1920 yıllarının evvelinde söylenilen sonra yeğen Abdurrahman da “Zuhurat-ı kalbiyemden istediğini intihap et.”, istikametinde tanzim edip kitaplaştırmıştır.

Mehmet Çetin

16.02.2014. Çiftehavuzlar. Çiğli. İzmir


[1] Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, sh. 798

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir